HAYAT, ’BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ’


 HAYAT, “BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ”

Bedrettin KELEŞTİMUR

Her Allah’ın günü,  “ölüm haberleriyle sarsılıyoruz!”

Mimar sinan ne diyorlar,

“Falan öldü, filan öldü… Bir gün derler Sinan öldü!”

Gün geliyor,  sağımıza-solumuza bakıyoruz;

Bir neslin göç ettiğini görüyoruz!

Yaş kemale erdikçe,  “yalnızlaştığınızı…” hissedersiniz!

Yakınınızda, uzağınızda bulunan dostlarınızın;

Birer birer sessizce aranızdan ayrıldığını;

“Göç ettiğini…” görüyorsunuz!

Bu ne yaman bir göçtür, Allah’ım…

Hayat nedir diye sorduklarında;

“Bir varmış, br yokmuş…” diyebilirim!

“Her insan, bir âlemdir!”

Ölüm için, “fani dünyadan ebedi hayata;

Bir âlem daha göçtü!” deriz!

Her nesil için, “bir devri daim…” diyoruz!

Bizlerin yerine gelecek nesiller için,

“Ey yükselen nesil…” diyoruz!

“Yarın geçilecek yolları da bugünkü nesiller inşa ederler!”

***                                     ***

Budünya, “emanet yurdu…”

Ahiret, “karar yurdu…”

Sözlükte emanet nedir?

“birine, geri alınmak üzere, geçici olarak bırakılan,

Teslim alan kişice korunması gereken eşya, kimse vb.”

Bu can, “bizlere emanettir!” değil mi?

Bizlere düşen görev nedir?

“Emanetleri korumak!”

Göz açıp kapama arasında, bir ömür boyu;

“emanetler üzerinde sorumluluk!”

Akıl, izan, vicdan, irade…

“emanetler üzerinde…” titriyor!

“Bir mum kimin eriyor!”

İnsan,  “bir yolcu…”

Tıpkı, “mevsimler…” misali;

Kâinatın, “dirilişine ve ölümüne…” birlikte şahit oluyoruz!

Dede Korkut Atamız ne derler, “Ölümlü- Dirimli Dünya”

***                      ***

İnsanın elinde, “terazi…”

Ona sizler, “akıl terazisi de…”

Ona sizler, “vicdan terazisi de…”

Ona sizler,  “hak ve hukuk terazisi de…” diyebilir siniz?

İnancımız bizlerden; “ilim, ahlak, doğruluk, adalet…”

Bütünüyle, “takva sahibi…” olmamızı istiyor!

Bu dünya da, “emanetlere…” sahip çıkan;

Emanetleri, “koruyan…” yürekli insanlardır.

Bu dünya ya, “nice yürekli insanlar…” geldi-geçti.

Önce gönülleri, sonrasında; “coğrafyayı…” inşa ve ihya ettiler

Onlar,  “toprağa tohum attılar…”

Onlar, “iyilik ve ihsan hasadıyla…”  birlikte göçtüler!

Sorarlar, “dünyada kaç gün kaldın…”

Cevapları, “bir gün veya birgünden az kaldık…” diyecekler!

Hayat, “bir varmış bir yokmuş…”

Bir ömür, “nice hikâyelerden oluşan…”

Dramatik bir roman… Biz o esere, “tefekkür dünyası…” diyoruz.

TÜRKİYE RAHAT DEĞİL!

Türkiye’yi rahat da bırakmazlar!

Neden mi?

Coğrafyamızdan kaynaklanıyor!

Her şeyi bir kenara bırakınız;

“Enerji hatlarının üzerinde”

Bir köprü konumundasınız!

Akdeniz’de, bu ülkenin “ayakları” var!

Bu ülkenin başına, PKK’yı, PYD’yi musallat edenlerle,

İŞİD’i musallat edenler, ‘farklı aktörler’ değil!

O aktörler, ‘senaryoyu’ büyük bir maharetle yazıyorlar!

Son iki asır boyunca,  “oyuncular…” belli!

“Petrol Savaşı” bu ülkeden çok canlar aldı!

Maalesef, almaya da devam ediyor!

Bu ülke insanına kurulan en büyük tuzak;

“Kavramlarda…”

O kavramlar arasında, “Barış” ilk sırada yerini alıyor!

“Barış uğruna…”

Müslüman Kardeşinin kanını akıtanlar!

“Özgürlük…” artık, 40 bin insanın hayatını kaybetmesiyle,

Bu kavram bizlere, “travma…” gibi geliyor!

1990’lı Yıllarda,  ABD’nin ilk “Körfez Harekâtında”

“Sevginin Önünde Kurulan Pusu” Şiirini kaleme almıştım;

“Dünya dönüyor, ama nasıl?

Bir yüzü hep karanlıkta…

 

Gündoğumuna ağır ağır

Akıl, zemberekten boşalmakta…

 

Ortadoğu, şu dünyaya beşik

Korku ve dehşetle sallanmakta…

 

Vicdanları bir kâbus halinde,

Amansız bekleyiş yakmakta…

 

Ey Teknoloji! Zifte mahkûmsun

Bak, gör; insanlık ateşe akmakta…

 

Sevginin önünde kurulu pusu

Bir tagut ki, bedeni sarmakta…

 

Belki, yine de “Şark Meselesi”

Bütün dengeleri kırmakta…

 

Kriz mi? Aslında “Petrol Fırtınası!”

Bölgenin haremine yüklenmekte…

 

Ey Akıl! Nerdesin şimdi sen?

“Akrebin kıskacına düşmekte”

 

Bir beyinsizin ceremesini

Bir milyar Müslüman çekmekte!

 

Kim bilir yarın nasıl doğacak?

Okun fırlamasını, zaman germekte!

 

Bir oyun, bir eğlence, dünya mekânı

Küfrün istibdadı ağır gelmekte!

 

Yarab! Sen uyandır, Ümmet-i Muhammed’i

Çünkü senin yolunda imtihan vermekte”

***                      ***

Suriye ve Irak’taki gelişmeleri dikkatle inceleyiniz!

Bölünen bir Irak ve akıbeti…

Bölünen bir Suriye ve akıbeti…

Hedefte ki, “kilit ülke…” Türkiye

Bu coğrafya da, “Sevr’i” hortlatmak istiyorlar…

Burada bizim en büyük güvencemiz yine,

Bölge ülkelerinin “ittifakı…”

En önemlisi de,

Anadolu’nun o sağduyulu insanıdır!

Ondaki, “sabır, tahammül ve soğukkanlılıktır!”

Bütün dualarımız ve yakarışlarımız nelerdir?

“Yarabbi! Şu güzel vatan coğrafyamızı her türlü badireden;

Kinden, öfkeden, yangından, afetten, depremden,

İç savaştan, düşman saldırısından, şer ittifaklardan,

Akla veya hayale gelebilecek; fiziki ve beşeri afetlerden;

Sen Koru! Rahmetini ve Merhametini bu milletin üzerinden eksik etme…”

780 bin km2 vatan coğrafyasında;

80 milyon insanımızın daha fazla; “birliğe, beraberliğe…”

Ve de, “müslüman kardeşliğinin…” temel hukukuna;

Ve de,  “bir yürek olmaya…” daha fazla ihtiyacı var!

Birbirimize dualarda bulunalım. Selamlar.

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.