HAYKIRMAK GELİYOR İÇİMDEN!


“Yüreğimi geri ver, Yeşil Tuna!”
Hani, Fırat senin ‘öz’ kardeşindi?
Nerede, ‘Firavunları boğan’ Nil?
Ankara, seni derinden özledim!
O eski anılarınla sözleştim!
Hani, çakmak çakmak gözlerin vardı…
Vatanın surlarında soluklardı;
Anadolu’yu duyarak yaşardı!
Bir ses, “Ulusun! Korkma” diyordu ya…
Heyhat, uykusuz geçen gecelerin
Ocaklarında, ‘sevda bayrakları’
Yürür omuzlarında, tarih yürür!
Meydanlarında, ‘hürriyet şarkısı’
Hala, milletçe o şarkıyı dinler
O sedayla yer ve gök tarih inler
*** ***
Anlat bana ecdadını, bir defa olsun
“Ben kimim” sorusu hayatınla bir olsun
Unutma, unutulmak ‘ölümden de beter’
Ki seni yaşatacak ‘yüce ülkün’ olsun
*** ***
19 MAYIS’I TEFEKKÜR
Geliniz birlikte, ‘tarihte bugünü’ konuşalım!
96 yıl öncesine birlikte koşalım!
Neler, nelere şahit olacaksın…
Kahramanlar vardır;
“yüreğinin yangını, yüzüne aksetmiş”
Bir yay gibi gerilen yüzlerde,
Sırıtmayan bir içli tebessüm!
Kaçar, ‘iki yüzlülükten’
Kaçar, ‘çığlık gibi sessizlikten’
Bir ses yankılanır, maveradan;
Anadolu’yu, ıslak gözyaşlarıyla gez…
Ilgıt ılgıt esen rüzgarlarıyla gez…
Öyle bir Anadolu ki,
Yunus gibi derviş…
Süleyman gibi zirve…
Selimiye gibi kubbe…
Aldın mı, asırların kıkusunu!
Onların bıraktığı, ilham tacını…
Bugün, ‘vebali omuzlarında’
Kim derdi ki, o fedakar yürekler;
“Dağları omuzlamış geliyorlar!”
Sükutu bozan bir vaveyladır bu!
Bir milletin tekrar destan yazışı!
*** ***
BİR KALPTE İKİ DİN OLMAZ!
Bir kalpte, ‘iki din olmaz’
İkilik, nifak kokusu
Aşk damarında kin olmaz
Ayrılık, azap yakısı
*** ***
Bütün kavgamız, ‘ikiliklere’
Taassup kokan mağrur bakışlara!
Gönülsüz ve sevdasız alkışlara!
Baharı kış eden vicdansızlara!
*** ***

1919’LARDAN 2015’LERE!
Doksanaltı yıl geçmiş…
Dört nesil eder!
Tarih ekseninde, ‘değişen’ bir şey yok!
Zor ve de çetin bir coğrafyadayız!
Asrımızda, ‘barışın adı’
Güçlü bir iradeye sahip olacaksınız!
Sınırlarımızı artık, ‘bir olmakla’ koruyacağız!
O birlikte; ‘erdemlikler’ paydaşımız olacak!
Cesaret ve bilgelik birlikte yürüyecek!
Doğruluk ve adalet birlikte yükselecek!
Çalışkanlık ve verimlilik atbaşı yarışacak!
Burada bir sorum var;
“Var mısın feda etmeye kendini
Bir mum kimin erimeye var mısın?
Benliğin yerlere at çiğnesinler!
Arkandan bu nasıl adem desinler?”
O halde, ‘asırların feryadını’ dinleyeceğiz!
Asırlar, sır hükmünde zamanın bileceğiz!
Tarihte, bu milleti ‘serancamı’ okunur!
“Mazisinde, köklerimiz”
Atimiz, o kökler üzerinde yükselecektir!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.