HERŞEY ASLINA DÖNÜYOR!


  HERŞEY ASLINA DÖNÜYOR!

                                  Bedrettin KELEŞTİMUR

İsmine sizler ne derseniz deyiniz,

Sizler ister, “değişim…” deyiniz,

İster, “dönüşüm…” deyiniz,

Bu ay’ın ruhaniyeti o kadar etkilidir ki;

Daha ilk günlerden itibaren, “o kutsi havasını…” hissedebiliyorsunuz!

Ramazan ayı için bizler nasıl bir ifade kullanıyoruz;

“Rahmet ve Mağfiret Ayı…” veya  “Ayların efendisi…”

Bir eğitimci-yazar, gazeteci olarak özellikle de;

“Medyamızın hazırlığı…” dikkate şayandır!

Bu hazırlıklarda,  “tesadüfler…” değil,

Ramazan Ayı’nın, insanımız üzerindeki, “tecellisi…” görülür.

O tecelli de,  kendi değerlerine bir, “yöneliş…” vardır.

Bu ayın hürmetine, “insanıyla bütünleşen bir üslup!”

TV’ler, Radyolar, Gazeteler; “bu aya özel…”

“en iyi olma…” yarışı içerisindedir!

Ne kutlu bir yarış değil mi?

Bütün bunlar, “tevafuk olduğu kadar…”

Ramazan Ayı’nın, “bağışlayıcı…” olan hidayetidir!

Biraz önce kullandığımız, “Hidayet…” sözlük olarak;

“Allah’ın insanların kalbine ilham ettiği hak yolu arama hissi ve arzusu”

O ne kutlu arayış değil mi?

Kasas Süresinde ne buyruluyor; (Resulüm) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin;

Bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi o bilir”

“Hidayete erme…” ne kadar sımsıcak bir kavram!

O kavram, bütün kâinatı ve de, “insanlığı…” kuşatıyor!

Yüce Yaratıcı, “her şey aslına rücu edecek…” buyuruyor!

Ayet, “Kur’an’ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız” (Hicr, 9)

Bu ayın tecellisi, bu ayın hürmeti, bu ayın bereketi, o kadar büyük ki;

 “suların kendi asli yatağına dönmesi…” misali,

Bizleri de, “bir olan yönelişe, aynı saflara…” getiriyor.

O sebepledir ki, Ramazan Ayı’na; “ümmetin ayı…” diyoruz.

Bütün kazanımlarıyla bizlerde 7’den 70’e kadar;

Birlik ve beraberlik şuurunu uyandırıyor.

***                  ***

Bu ayın başlangıcında da,  “tatlı bir telaşa…” şahit olabiliyoruz.

Ailelerde, Okullarda, Pazarlarda, İş Yerlerinde…

O telaşı, toplumun “tebessüm eden yüzünde…” okuyabiliyorsunuz.

Bu Ramazan ayı’nda da, “uzun geceler…” yok!

Bizleri bekleyen,  “17 saate yaklaşan…” uzun günler!

Her saatin, her zaman diliminin farklı bir anlamı söz konusu;

Günboyu, “sabra kürek çekeceğiz…”

İftar Saati,  “sabrı yudum yudum içeceğiz…”

Teravih Namazının, “farklı bir hazzı…” içerisinde;

Camileri dolduracak, saflar tutacağız…

O saflarda, “birlikte yönelişin…” ihtişamlı duruşu!

Sahur Vakti,  gecenin nurani “ışıkları yanacak…”

Geceler,  “niyetler, dualar, yakarışlar, zikirlerle”

Tevhidin nuruyla yıkanacak…

***                 ***

Ramazan ayı, “Kur’an ayı”dır.

Kur’an’ın bir diğer adı, “Zikir”

Kur’an’ı, “anlayarak…”  içimize sindire sindire okumak!

Ayet, “And olsun ki, biz Kur’an’da insanlara türlü türlü misaller gösterip açıkladık.

Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler” (İsra, 89)

Bir başka ayette ise, “gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici

Ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik” (A’raf, 52)

Kur’an bizlere, “hayat yolculuğumuzda…” bütün yol işaretlerini gösteriyor!

“Olmamız gereken…” bütün hükümler, Kur’an da…

Bu hükümleri, “uygulayarak anlatan…” Allah’ın Resulü;

Bütün insanlığın, “muallimi…”

Ve O’nun çevresinde yer alan; “en hayırlı ümmet…” Sahabe!

Ahir zamana kadar, “bizlere yol gösterici…” rehberlik edecekler!

Hayatımıza, yürüyüşümüze sürekli olarak; “ışık tutacaklar…”

Bizlere, “yol gösterici…” olacaklar!

Bu ay, “kendisine yönelene…” şefaatçi olacaktır!

Bu ay,  “oruçluyu…” kötülüklerden koruyacaktır!

Bu ay,  “duaların...” kabul olduğu; ismi ile müsemma; “mağfiret ayıdır”

Bu ay, “geçmiş günahlardan…” arınıyorsunuz!

Bu ay,  “güne, temiz bir sayfayla…” uyanıyorsunuz!

Özetle, bu ayın biz insanlara, “ikramı…” sonsuzdur!

***                 ***

Oruçla ilgili, “her ayet…” ve “her hadis…” bizlere ışık tutar.

Mesela, “Oruç tutunuz ki, sağlık bulasınız…”

Mesela,  “Ramazan ayı’nda bereket vardır…”

Mesela,  “Oruç tutunuz ki, korunasınız…”

Mesela, “Bu ay sadaka ve zekât…” ayıdır.

Bunlar gibi daha nice “misaller…”

Her birinin üzerinde, “sosyal analizler…” yapabilirsiniz!

Bütün bunlar sizleri, “insan kimliğine…”

O kimliğin, ne kadar ulvi bir değer olduğu kanaatine götürecektir!

O analizler bizleri, “güçlü bir toplum imgesine…” taşıyacaktır.

Kur’an da buyruluyor; “Bu, bir topluluk iyi gidişini değiştirmedikçe,

Allah’ın da verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden,

 Ve Allah’ın işiten, bilen olmasındandır” (Enfal, 53)

Yazımızın hemen başlığında kullandığımız bir ifade,

“Her şey aslına dönüyor…”

Bizim Yunus ne diyorlar;

“İlim ilim bilmektir/ İlim kendin bilmektir”

Bütün marifet, “kendimizi bilmekten…” geçiyor!

“Oruç İbadeti…” bizlere bu keyfiyetin öğreticisi oluyor.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.