HİCRET’İ İYİ OKUYABİLMEK!


 HİCRET’İ İYİ OKUYABİLMEK!

                                              Bedrettin KELEŞTİMUR

20 Eylül 622 tarihi,

“Allah Resulü (asv) ile Hz Ebubekir Sıddık Medine’ye hicret etti.”

Hicrette,  “hasret ve hüzün iç içe”

O hasreti besleyen o kadar güçlü damarlar vardır ki,

Allah Resulü’nün (asv)  Hicretiyle,

Mekke, ‘yalnızlığa’ bürünürken;

Medine’nin  ‘yıldızı’ parlayacaktır.

Hicret, gerçekte İslam tarihinde, “Milat”

Tarihin başlangıcıdır.

“Yesrib” adı, “Medine” olacak!

Çölün ortasında,  “ışık doğacak”

Aydınlığı, kâinata dolacak…

İnsanlık Onunla, hayat bulacak…

Bir şiirimizde,

“Sevr mağarasında yar ile yaren

Aşk ilmeğinde örümcek ağ ören

Her tecellide sebepleri düren

Elleri Sema’ya varmış görürsün...

 

Hicret, şıra yıldızının akması

Asra fetih kolyesini takması

Aşk odunda gönülleri yakması

Dalları rükûa varmış görürsün...”

Hicrette, o kadar büyük tecelliler vardır ki,

O kutlu yol, bütün insanlığa ‘hayat dersidir’

Ayrılığın perde ötesinde,  ‘fetih müjdesi’

O büyük sancıların içerisinde, ‘dirilişi yaşamak’

***                       ***

Hicretin sonuçları değerlendirildiğinde;

Medine, İslam’ın ‘tebliği’ için mükemmel bir ortamdır.

Muhacir (göç eden),  Ensar ( onları ağırlayan) anlamlarında,

Günümüze de işaret edebileceğimiz, “kardeşlik hukuku” oluştu.

Medine’de, ‘İslam Devleti’nin temelleri atıldı.

Medine’ye,  ‘Mescid-i Nebi’ yapıldı

Medine’deki Yahudilerle ‘Medine Antlaşması’ imzalandı.

Medine, ‘kuşatıcı’ bir rol üstlendi.

Mekke’nin fethinde, o kuşatıcı; ‘tebliğ ve irşat ruhu’

O ruh, “Nizam-ı Âlem” davasında, bütün ‘putları’ yıkmıştır.

Hicrette, o kutlu yürüyüşte; insanlığın, ‘hasretini çektiği’

İnsanı, eşyayı ve kâinatı tefekkür eden, “fetih şuuru”

O şuura bizler,  İslam’ın nurlu boyası, “Tevhit Dili” diyoruz.

O dile bizler, ‘gönül dili’ ismini de verebiliyoruz.

O dil hasbidir, kalbidir, ‘hal ehlidir’

***                       ***

KUDÜS VE SELAHATTİN’İ EYYUBİ!

20 Eylül 1187 tarihi,

Selahattin Eyyubi Kudüs’ü kuşattı”

2 Ekim 1187 tarihinde Kudüs’ü Haçlı kuvvetlerinden alacaktır.

Selahattin Eyyubi, “Kudüs Fatihi” olarak da anılır.

Şam, Mısır ve Suriye Sultanı olarak bilinen Selahattin Eyyubi,

Kendi ismiyle de anılan “Eyyubi hanedanının” kurucusudur.

Tarihte, Haçlılara karşı büyük mücadele veren üç önemli devlet adamı;

1.                 Kılıç Aslan, Selahattin Eyyubi ve Belek Gazi’dir.

Haçlı Seferleri (1095-1272) yıllarında Kilisenin öncülüğünde oluşturulan,

Avrupa Kutsal İttifakın, İslam Coğrafyasına düzenlediği 9 önemli sefer!

Bu seferlerin her biri, Anadolu’da büyük bir dirençle karşılaşmış…

Kılıç Aslanların, Selahattin Eyyubilerin, Belek Gazilerin,

“Efsanevi Kahramanlıklarıyla” büyük bir yenilgi almışlardır.

Asrımızda da, “o ruhu yaşatmalıyız!”

Onlar,  “coğrafyayı vatan yapan” Alperenlerdir.

Filistin’i, Irak’ı, Suriye’yi, Mısır’ı düşünürken;

Hafızalara derhal büyük komutan Selahattin Eyyubi gelir.

Bu kahraman insan, 20 Eylül 1187 tarihinde Kudüs’ü kuşatacak;

Miraç hadisesinin gerçekleştiği Mescid-i Aksa’nın da içerisinde yer aldığı,

Kudüs’ü, 2 Ekim 1187 tarihinde fethedecektir.

Harput Hükümdarı Belek Gazi, gösterdiği kahramanlıklarla,

Büyük Selçuklu Sultanı tarafından

“Müslüman Orduları Başkumandanı” tayin edilir.

Bütün bunlar, tarihin ‘kutlu sayfalarıdır’

Asrımızda,  “Ortadoğu bir büyük dram…”

Daha fazla parçalara bölünmek istenen bir coğrafya!

Haçlı Seferleri, ‘bitmedi’ efendim!

O kanlı senaryo devam ettiriliyor…

Bu dönemde,  “tarihi” teknolojinin bütün imkânlarını,

Seferber ederek anlatmalıyız.

Bu coğrafya,  ‘ihanetleri’ yüz geri edecektir.

Bu coğrafya da, tarihi çarpıtanların yüzlerine de;

Çok ağır bir şamar inecektir.

***                       ***

O AVRUPA Kİ, “BİLİM’İ YARGILADI!”

20 Eylül 1633 tarihi,

“Galileo Galile, İspanyol engizisyon mahkemesinde,

Dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylediği için yargılandı”

Dünyanın döndüğünü söyleyen bir bilim adamı,

Roma’da, “Engizisyon mahkemesinde” yargılanır.

Söylediklerini, “inkâr” etmesi durumunda kendisi hakkında verilen,

“İdam kararının” uygulanmayacağı belirtilir.

Galileo sırf canını kurtarmak için,

“Görmedim, Duymadım ve Bilmiyorum”

Büyük bir, ‘iç sıkıntısı içerisinde’ söyleyecektir.

O dönemde, “ilmin haysiyeti” ayaklar altında çiğnenmektedir.

***                       ***

BABÜR İMPARATORLUĞU!

21 Eylül 1858 tarihi,

“Babür İmparatorluğu yıkıldı”

Babür İmparatorluğunu ne kadar tanıyoruz?

Babür İmparatorluğu,  “Türk-Moğol kökenli devlet”

Devletin Kurucusu, Babür Şah (1526)

İmparatorluğun hâkim olduğu coğrafya;

 Bugünkü, “Pakistan, Bengaldeş, Afganistan…”

İmparatorluğun Ekber Şah Dönemi,

“Kültürel ve ekonomik ilerlemeler…” gerçekleştirilmiş!

İmparatorluğun Şah Cihan Dönemi,

“Mimarlık ve Sanat alanında…” altın çağını yaşar.

Efsanevi, “Taç Mahal” bu dönemin eserleri arasında yer alır

İmparatorluğun, Evrengzib Dönemi,

Fiziki sınırları itibariyle İmparatorluğun doruk noktasına ulaşmıştır.

“Dünya nüfusunun 4’te birine hükmeder” duruma gelmiştir.

Son İmparator,  Bahadır Şah Dönemi,

İmparatorluğun  ‘siyasi otoritesini’ kaybettiği dönemdir.

21 Eylül 1858 tarihinde çıkan bir isyan neticesinde;

Yıkılan bu büyük İmparatorluk B.B.İmparatorluğuna bağlanmıştır.

***                       ***

MEGİDDO MUHAREBESİ VE SURİYE’NİN KAYBI!

21 Eylül 1918 tarihi,

“Megiddo Savaşı sona erdi.”

Bu muharebeye, “Nablus Hezimeti”de diyebiliyoruz…

1.       Dünya Savaşı’nda, “İtilaf Kuvvetleri” karşısında,

“Osmanlı Ordusunun” yenilgisi…

Bu yenilgiyle, “Suriye…” elimizden çıkacaktır.

Tarihin en acı yıllarıdır…

Şam kaybedilmiş,

Tarihi Halep Şehri kaybedilmiş…

Ortadoğu’da,  ‘sınırların cetvelle çizildiği’ bir dönem başlayacaktır.

Sanal bir, ‘bölünmedir’

Coğrafya da batının, ‘işgal et ve yönet dönemi’ başlayacaktır.

2015 yılındayız, tarih tekerrür ediyor!

Suriye’de,  kanlı bir iç savaş…

Şehirler yıkılıyor,

Tarih yağmalanıyor,

Yüzbinlerce insan hayatını kaybediyor,

Takriben 4 milyon Suriyeli,  “mülteci” durumunda…

Avrupa kapılarını zorlamaya başlayan, “savaş mağdurları”

Demek ki, 1918 Megiddo Muharebesi,

Suriye’de, “yıkımın başlangıç tarihi”

Osmanlı’nın “adil yüzü”  yerini,

Sömürgeci ve İstilacı “kızıl diktatoryaya” bırakmış!

***                        ***

TARİHTE 21 EYLÜL

1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.

1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.

1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.

1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.

1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.

1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.

1949 - Erzurum - Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.

1958 - Başbakan Adnan Menderes, Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi.Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.

1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.

1964 - Malta, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.

1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon (kur ayarlaması) oldu.

1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz.: 12 Eylül Darbesi)

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.