HÜZZAM BİR ŞARKI!


Ayet o kadar nezih bir şekilde;

Kâinatı, ondaki benzersiz, eşsiz nizamı anlatıyor ki!

“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında,

Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde,

İnsanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide,

Allah’ın yukarıdan bir su indirip de onunla,

Yeri ölümünden sonra diriltmesinde,

Diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında,

Rüzgârları değiştirmesinde,

Gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta,

Şüphesiz akıllı bir topluluk için elbette,

Allah’ın birliğine deliller vardır” (Bakara,164)

Bu ayet bizlere, ‘tefekkür ediniz’ diyor!

O mükemmelliği tefekkür etmek…

Hayatı özümseyerek yaşamak demektir.

***                       ***

O tefekkürle, “yağmuru…” düşündüm!

Bulutlar,  Hakk’ın bizlere müjdesi…

Rahmetin habercisi!

“Dirilişi…” haber veriyor!

O tefekkür, bizleri iç dünyamıza taşıdı!

“İnsan da, tıpkı arz gibidir” sözüne!

O sözde ne vardır, demeyiniz!

Aman ha! “Toprak çoraklaştığı gibi,

Gönüllerde çoraklaşıyor!”

O ilhamla aşağıdaki mısraları sizlerle paylaşmak,

Sizlerle, ‘kuraklığı…’ dertleşmek istiyorum!

Ne diyoruz şiirimizde;

***                       ***

“Bulut bulut aradım gökte

Dalga dalga nakışıymış meğer

             

Rüzgârlara arkadaş

Yıldırımlar alkışıymış meğer

 

Yorgan yorgan serilir semaya

Hüznümün damla damla akışıymış meğer

 

Ne rüzgârsız bayrak, ne bulut isterim

Nemli dudakların yakışıymış meğer

 

Ey bulutsuz, garip, içli geceler

Hüzzam şarkının güftesiymiş meğer”

***                       ***

YIKILSIN KÖHNE TAASSUP PUTLARI!

Taassup sözlükte,

“Bir düşünüşe, bir inanışa körü körüne bağlanma;

Ondan başkasını düşünmemek…”

Taassupta, ‘göz körlüğü”  vardır!

Taassupta, ‘inatlaşma…’ vardır!

Bir şiirimizde,

“Yıkılsın köhne taassup putları!”

Şiirimizde ne diyoruz?

“Yıkılsın köhne taassup putları!

Vicdanın ışığında,

 Din var!

Hakka giden yol var!

Aklın nurunda,

Kâinatı okuyan dil!

O dilde,

Medeniyet İlimleri…

Aklı ve vicdanı,

Birleştir!

Hakikat tecelli etsin!

Yıkılsın, “Taassup putları…”

Yerle bir olsun,

Hile ve şüphe!

Vicdansız bir aklın,

Gözü kördür!

Akılsız bir vicdan,

Işık düşmeyen toprak!

Ey akıl,

Vicdanıma ses ver

Su gibi,

Hava gibi,

Ateş gibi,

Toprak gibi!”

***       ***

BU DİYARI KONUŞMAK!

“Yazı,

Kışa döndü

Aşı,

Taş kesildi,

Bu diyarın!

 

Nazı,

Siteme döndü

Havası,

Kurşun kesildi,

Bu diyarın!

 

Hevesi,

Düşe döndü

Zora,

Nefesi kesildi,

Bu diyarın!

 

Yüzü,

Yasa döndü

Yeryüzü,

Tufan kesildi,

Bu diyarın!”

 

Bu diyarın insanına birkaç sözüm olacak;

Birbirimizi, canı yürekten sevelim!

Birbirimize, ‘dua edelim…’

Birbirimize, ‘sabrı ve hakkı tavsiye edelim…’

Birbirimizle, ‘selamlaşalım…’

Birbirimize,  ‘tahammül edelim…’

Birbirimizle, ‘saflarımızı sıklaştıralım…’

“Bu Diyarı Konuşmak…”

Birbirimizi, ‘suçlamakla…’

Birbirimizi, ‘karalamakla…’ olmaz!

İnancımız ne diyor,

“Birbirinizin kabahatlerini örtünüz”

Bu hayat serüveni,

Gerçek güzelliğine;

Birbirimize, “dağlar gibi…” sıralanarak,  “omuz vererek” olur! 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.