İÇİMİZDEKİ BAYRAM!


 İÇİMİZDEKİ BAYRAM!

                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Bayramların öyle manevi havası var ki,

Her bakımdan o kutsi havayı soluklamalıyız.

Bir şiirimizde şöyle sesleniyoruz,

“Yarab, katından ne büyük hediye

Küskünleri bir araya getirir

Yüreklerde bir coşku, bayram diye

İçinden kini, nefreti götürür

 

Bugün millet gönülden el sıkışır

İnan ki şeytan köşeye sıkışır

Bu hal, bu sevda insana yakışır

Aşk ile rağbet rahmeti artırır”

***                       ***

Bir seda yükselir,

O seda bütün kâinatı kuşatır;

“Lebbeyk Allahümme lebbeyk,

Lâ şerike leke lebbeyk,

İnnel hamde venni’mete,

Leke vel mülk, lâ şerike lek.”

(Hizmetine geldim. Ey Allah’ım! Hizmetine geldim

Senin ortağın yoktur, hizmetine geldim.

Ham ve nimet senindir.

Mülk senindir. Mülk senindir, ortağın yoktur)

Kâbe’den yükselen o seda;

Bütün gönülleri kuşatıcıdır!

O sedayı, “Kâbe’deymiş gibi” tefekkür edelim

O hali, o kalbe ve o dile ikram edelim!

Göreceksiniz ki, ‘huzur’ bulacaksınız!

Kendinizle, ‘barışı’ yaşayacaksınız…

O huzur, dış dünyanıza da mutlaka aksedecektir.

***                       ***

Bir şiirimizde,

“Bayram, uzakları yakına taşır

Sözleri selam ile tatlılaştırır

Memleketim, artık tek bir yürektir;

Gönüller bayram eder, bayramlaşır!”

***                       ***

Şu ifadeler ne kadar güzel;

“Selam ve selamette kal”

“Sabır ve sükûnet, saadet (mutluluk) getirir”

“Ses, söz ve sohbette gönüller safileşir”

“Saflar; kıyamda, rükûda ve secde de huzura kavuşur”

İşte, sizlere bayram havası…

Bayram namazı ile başlayan o coşku;

Hak’tan bir lütuf olarak taşacak…

İnsan, ‘su misali’ durulanacak!

***                       ***

Bir şiirimizde,

“Yetmiş iki millete bir gözle baktım

Besmelesiz hayat şer olur dedim

İman dolu kıvılcımı sözle yaktım

İtikatsız hayat zor olur, dedim.”

 

Rağbetimiz, aşk ile yanar bizim

Hayretimiz, meşk ile döner bizim

Hasretimiz, şerha şerha kanar bizim

Ziyasız bir hayat, nar olur dedim”

***       ***

Hacdaki o mahşeri tabloyu tefekkür ettiniz mi?

Tabir caizse,  “yetmiş iki millet” aynı saftalar!

Diller, renkler farklı,  tevhit boyası bir!

Uzak, yakın mesafeler farklı, gaye bir!

O tabloda ki, “hal…” kalbi bir sükûn verir sizlere…

O sükûnette,  “Hakk’a teslim” yüreklerin “bir oluşu!”

Bizler, o “bir oluşta” Sahabe asrını özleriz…

Öyle bir asır ki, “fethi mübini” yaşarsınız!

Bu hal nedir,

İçimizdeki bayramlara olan özlemdir, hasrettir.

***                                       ***

Bir şiirimizde,

“Tarih, öğütmüş ondan ders alana

Dünya kalmaz ki yalana, dolana

Aşk kafesi gönül, aslı bulana;

Pervane olur, döner menzilinde

Hak yolunda yürür, döner aslına!”

***                       ***

“İçimizdeki bayramı” dışımıza taşıyalım.

Her dem dilimizle, kalbimizle; ‘sevgi tohumu’ aşıyalım!

İslam’ın emrettiği şekilde, “barışalım”

Sözde değil, özde ‘nefsimizi aşarak’ yaşayalım…

“Bayraklaşan bir millet olmak” ne kadar güzel!

Bu coğrafyada,  “dokuz asrın yürüyüşü!”

O yürüyüşte, öyle muhteşem bir boya var ki;

Bu milleti birleyen ve de derleyen, “tevhit boyası”

O nazarlarla, insana ve eşyaya yönelmeliyiz…

O nazarlarla,  “Bayramları” bayram etmeliyiz.

Huzur, güven, barış dolu bayramlara merhaba…

Bayramınızı en kalbi şükranlarımla tebrik ediyorum.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.