İKİ KÜFLÜ KAVRAM; TACİZ VE HACİZ!


 İKİ KÜFLÜ KAVRAM; TACİZ VE HACİZ!

                                                          Bedrettin KELEŞTİMUR

Sıklıkla kullanırız, “utanmak, arlanmak, sıkılmak, sakınmak, korunmak…”

İnsanı insan yapan,  “kökü iffet olan ağaç!”

Aşkın tarifinde de, “edep/ veya hicap” var.

Çoğu defa, “Edep Yahu” deriz.

Ne kadar mükemmel bir ifade…

Allah’ın Resulü buyuruyorlar;

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”

O ahlak nedir?

“Kur’an ahlakı”

Ayet, “Toptan Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın, Allah’ın size olan nimetini anın;

Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz.

Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı.

Allah, doğru yola erişesiniz diye size ayetlerini açıklar.” (Ali İmran, 103)

O ne güzel ve ne kutlu bir ahlak;

Sürekli feyiz alıyorsunuz, sizleri bereketlendiriyor…

Huzura, güvene, nimete gark ediyor.

***                 ***

Kur’an ahlakından uzaklaşmak,

Aman Allah’ım!

Toplumu gerdikçe, geriyor…

İç huzursuzluk bir yanardağ gibi infilak ediyor;

Dış dünyasına, “her biri ateş topu…” kızgın lavlar fırlatıyor!

İşte o yanardağ misalini,  “nefse…” benzetebiliriz

Günümüzde, iki küflü kavram gelişti; “Taciz ve Haciz”

Biri sosyal hayatımızın, bir diğeri iktisadi hayatımızın,

Kiri ve pası olarak da bilinen, “baş belası…”

Her gün, bu toplum,   “taciz haberleriyle…” çalkalanır!

Bu kavramın anlamını telaffuz etmek bile, bizleri rahatsız ediyor!

***                             ***

Hadis, “Allah’ım göz açıp kapayıncaya kadar dahi beni,

Nefsimle baş başa bırakma!”

Ayet, “Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü nefis,

Rabbimin merhameti olmadıkça, kötülüğü emreder.

Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir” (Yusuf, 53)

Bu toplumu tehdit eden, “sosyal kirlenmedir…”

“Helal-Haram…” gibi kavramların birbirlerine karıştırılmasıdır!

Daha da kötüsü,  “nefis ve heveslerin putlaştırılmasıdır!”

***                 ***

Hadis, “Hepiniz çobansınız ve hepiniz teb’anızdan sorumlusunuz”

Sorumluluk,  “insanın kendisinde…” başlıyor!

Suya atılan bir taş misali; “dalga dalga büyüyor…”

Ve o dalgalar, “ilahi bir ritimde…” yürüyor!

O ritim, “uyarıcı…” bir nitelik taşır!

Sorumluluk,  ‘bütün vicdanları…’ kuşatıcı olmalıdır!

O sorumluluğu bizler, merhale merhale;

“Ailede, Okulda, İşyerinde, Pazarda, Çevrede…” alabilmeliyiz!

“İki küflü kavram; Taciz ve Haciz…”

Her iki kavramda da,  “merhamet ve şefkati…” bulamazsınız!

Her iki kavramda,  “kirli ve pasaklıdır…”

Her iki kavramda da,   “utanma ve arlanma…” sınırları kalkmıştır!

Her iki kavram da,  “toplumu; ondaki değerleri…” tehdit etmektedir.

Sözün burasında,  Allah Resulünün (asv) buyruğunu birbirimize;

Tekrar ve tekrar, usanmadan ve üşenmeden okuyalım;

 “Hepiniz çobansınız ve hepiniz teb’anızdan sorumlusunuz”

***                                         ***

O FOTOĞRAFI ÇERÇEVELETİN!

Bu millet, o kadar temiz yürekli, o kadar lütufkâr ve ikramlı ki,

Mehmetçik, Cizre’de, “terk edilen bir evde…” ihtiyacını karşılar!

Ve evden ayrılmadan da, “eve bir miktar para ve not…” bırakırlar.

Ne varsa, o notta yazılıdır; “Hepimiz bu vatanın çocuklarıyız,

Cizre halkını seviyoruz. Buraya ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunmak,

Sizlere tekrar barış ve huzur dolu bir ortam getirmek için geldik.

Ve evinizde de bir süre misafir olarak kaldık. Bazı malzemelerinizi kullandık.

Belki bıraktığımız para karşılamaz ama üzerimizde bu kadar vardı.

Hakkınızı helal edin”

Her karış toprağına sahiplenen, “vicdanlı nazarlar…”

Attığı her adımda, “adaleti düşünen…” ufuk derinliği olan bir zihniyet!

Operasyon için gittiği eve, “kendi eviymiş gibi…” dikkat gösteren;

Kullandığı her nesnenin, “hesabını vermeye” hazır bir rikkat ifadesi!

***                             ***

Aynı benzer bir olay, Kanuni’nin tarihi seferlerinden birinde geçer!

O seferlerden birinde, Kanuni ordusuyla giderken askerleri;

Bir, “üzüm bağından…” geçerler. Asker dikkatlidir bu geçişte…

Bağın/bahçeni sahibi yoktur meydanlarda…

Asker ne yapacaktır bu durumda?

“Asma dalından kopardığı üzümün yerine bir kese para bırakacaktır!”

Koskoca bir ordu geçmektedir;

Hiçbir kimsenin ürünlerine, “zarar vermeme konusunda…”

Büyük bir ihtimam vardır.

Bizim tarihimizin ruh kökeninde, “adalet…” vardır!

İnsana ve eserine kim olursa olsun, “değer verme…” vardır!

Cizre’deki O Mehmed’in; “yürekten alkışlanacak tavrı…”

Ecdadının kendisine bıraktığı, “emaneti koruma…” mirasıdır!

O güzelliği, Allah’a hamd olsun ki hala korumaktayız…

Ve şunun altını çizerek ifade edebiliriz;

Bu, “asil karakter…” bu milleti inşallah ilanihaye yaşatacaktır.

Birliğimizi ve dirliğimizi kimseler bozamayacaklardır.

 

http://img.haberler.com/haber/644/kanuni-yi-aglatan-olay-cizre-de-gercek-oldu-8096644_652_m.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.