İKTİSAT KAVRAMI


 İKTİSAT KAVRAMI

           Bedrettin KELEŞTİMUR

İktisat Sözlükte, “toplumların ve bireylerin sınırlı kaynaklarla,

İhtiyaçları nasıl ve ne şekilde karşılayacağını araştıran bilimdir.”

İktisat ilmi, doğrudan doğruya ‘insanla ilintilidir!’

İktisat, özellikle de sosyal bilimlerle, içiçedir…

İktisat için, “bilimlerin sultanı…” diyenler de yok değildir.

İktisat ilmi, fikri hareketlerin ‘zemin kaynağı…’ olmuştur

Adam Smith, “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler…”

Liberalizmin ilk temsilcisi kanaatimce, “Karun’dur!”

Karun, ‘zenginliğin kaynağında…’ kendisini görür;

“Muhakkak ki, bu, bana kendimdeki bilgi sayesinde verildi.”

Bencilliği, cimriliği, aç gözlülüğü ön plana çıkaran bir anlayış

***                             ***

Hz. Ali’nin şu veciz sözü, “iktisat kavramına…” önemli boyut kazandırır;

“İktisat, az şeyi çoğaltır; israf çok şeyi azaltır.”

İktisat kavramı halkımız tarafından;

“kanaat sahibi…” veya “tutumlu olma…” şeklinde de yorumlanır.

Çok doğru, ‘sınırlı kaynakları…’ en verimli şekilde kullanma!

John maynard’ın anlamlı bir sözü vardır;

“Uzun vadede hepimiz ölüyüz!”

Dede’m Korkut, “ölümlü-dirimli dünya…” der.

Hedef ilkemiz ne olmalıdır?

Dünya pazarında, ‘hayatı güzelleştirmek…’

Hayatı, “yüreklendirmektir!”

Hayatı,  “yaşanabilir hale getirmektir…”

İnancımız bu bağlamda; “paylaşma ve bölüşme kültürünü…” telkin ediyor.

Ecdat ne diyor?

“iki yakasını bir araya getiremeyen cemiyet…” huzursuzdur!

Burada, “iktisat ve sosyal mühendislik…” bilimi birbirine danıştır.

***                 ***

Ecdat ne diyor?

“Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar”

İnsanlığın en nüyük iki düşmanı,

“Açlık ve cehalettir!”

Allah’ın Resulü (asv.) ne buyuruyorlar;

“Allah’ım! Fakirlikten, yoksulluktan, düşkünlükten, haksızlık etmekten

Ve haksızlığa uğramaktan sana sığınırım.”

Hadis, “İlim ve mal her kusuru örter.

Cehalet ve fakirlik de her kusuru ortaya çıkarır.”

Hadis, “Fakirlik nerdeyse küfür olacaktı!”

Bu toplumun en korkulu tuzağı neymiş?

“Cehalet ve Fakirlik/ yoksulluk…”

Fakirlik ve Cehalet öyle sinsi bir tehlikedir ki,

“gözleri kör edebilir…”

“basiretleri örtebilir…”

Gönül Coğrafyamızda son 30-40 yıl içerisinde meydana gelen olaylar?!

Tarih ilmi bizlere, “sebepler ve sonuçlar…” üzerinde durmamızı ister!

Şunun altını çizelim; “huzur, güven, emniyet…” sözle olmuyor!

Sadece, ‘nasihatlarda…’ yeterli değil

Eylemin adı nedir, “toplumun iki yakasını biraraya getirmek!”

***                             ***

İktisat, daha ziyade “sosyal bir bilimdir!”

Bizler galiba onun, ‘sosyal yönünü…’ dikkate almıyoruz!

İnancımız bizlere, “zekâtı ve sadakayı…” emrediyor.

Tevbe Suresinde (60.ayette) ne buyruluyor;

“Sadakalar (zekâtlar) Allah’dan bir farz olarak ancak, yoksullara,

Düşkünlere (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslam’a) ısındırılacak olanlara,

(hürriyetlerini satın alnaya çalışan) kölelere, borçlulara,

Allah yolunda çalışıp cihad edenlere, yolcuya mahsustur.

Allah pekiyi bilendir, hikmet sahibidir.”

Hadis, “Sadakanın hayırlısı, kişiyi fakir/

Başkasına muhtaç duruma düşürmeyecek kadar olandır”

Yunus, “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz!”

Bölüşme, paylaşma, üleşme kültürü, toplumu canlı ve diri tutar.

Teknoloji ne kadar hızla gelişirse gelişsin,

Toplumdaki değişim ne kadar süratli olursa olsun,

1400 yıl öncesinde olduğu gibi,

İnsanı esas alacağız!

Cemiyetlerin en büyük kaynağı, “insandır!”

İnsanı esas almayan fikirler, düşünceler; “ideal…” olamaz!

İsra Suresinde (29. Ayette) nasıl bir iktisadi bakış sorusuna cevap veriliyor?

“Elini boynuna asıp bağlama (cimri olma),

Hem de onu büsbütün açıp saçma (israf etme);

 Aksi halde kınanmış olursun ve eli boş açıkta kalırsın.”

Birey için de, aile için de, millet için de, geçerli olan felsefe;

“ne aşırı cimri…” olacağız ve ne de, “israf…” edeceğiz!

Hadis, “İktisada riayet eden kimse, fakir olmaz.”

İktisat Kavramını, “bir ilim ve sosyal mühendislik…” olarak tanmılayacağız.

***                            ***

Bir büyük nehir gibi, “sade, duru, temiz, berrak…” bir toplum olmak!

Adolf Loon ne diyorlar,

“Bir millet, ne kadar derin iktisadi bir bunalım içinde ise,

Ziynet ve süs eşyası ile o kadar savurgandır.”

Tezatları, ikilemleri, çelişkileri bir arada yaşamak!

Bu bir, ‘sosyal hastalıktır!’

Mutlaka, “sosyal denge…” ve “sosyal istikrar…” diyoruz.

Benjamin Franklin’in önemli bir tesbiti;

“Küçük harcamaları gözden kaçırmayın,

Bazen küçük bir delik koca bir gemiyi batırır.”

Bizde aynı mealde bir söz vardır;

“Damlaya damlaya göl olur”

“Sakla samanı gelir zamanı”

Hayat yolculuğu, “iktisatlı ve istikrarlı olan kazanır!”

İktisadı nasıl tarif ediyorduk?

“İktisat, sınırsız ihtiyaçlarla sınırlı imkânları uyarlama işidir.”

Osmanlı döneminde, “Koçi Bey Risalesinde…” benzer tavsiyeler yer alır.

Tasarruf ve tevazu, iktisadın iki kanadı gibidir.

Gazi Atatürk’ün çok önemli bir sözü var;

“Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.”

İktisat, bir yönetim ve de marifet işidir.

Kavramları iyi okumalıyı ve sağlıklı yorumlamalıyız.

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.