İMANLARINI ZULÜMLE BULAŞTIRANLAR!


 İMANLARINI ZULÜMLE BULAŞTIRANLAR!

 

Ayet, “İman edip imanlarını bir zulümle (şirkle)

Bulaştırmayanlar var ya, işte onlar için

(Ebedi azap korkusundan) emin olmak vardır

Ve onlar hidayete erenlerdir” (En’am, 82)

‘Zulüm’ titrediğimiz bir kavram!

“İmanlarını bir zulümle bulaştırmak!”

Aman Allah’ım…

Sözlükte zulüm;

“Hak yemek, adaletsizlik yapmak”  anlamlarına geliyor.

İman eden bir insan, ‘kendisinden emin olunan kişi’

İman eden bir insan, ‘adil, doğru ve dürüst bilinen kişi’

***                 ***

İnsan için, “zayıf yaratılmıştır…” deriz!

Dünya muhabbeti,  ‘ateş çukurudur’

Her an düşebilir!

Dünyayı,  ‘putlaştırmayalım’

Mal, mevki, şan ve şöhret!

Bütün bunlar,

‘Gaye…’ veya ‘amaç’

Nihai varacağımız hedeflerde değildir!

Kur’an buyuruyor, “insan zayıf yaratıldı” (Nisa 28)

“Âdemoğlu’nun bir vadi dolusu altını olsa,

İkinci bir vadi dolusu altını ister…”

Onun gözünü ancak toprak doyurur.

İnsan, ‘aceleci’ yaratılmıştır!

‘Övülmek! Hemen her insan övülmeyi sever”

Ayet,   Yaptıklarıyla gururlanan ve yapmadıklarıyla;

Övülmeyi sevenlerin, azaptan emin bir yerde bulunduklarını zannetme (Ali İmran Süresi)

Kibir veya gurur, “şeytani bir haslettir”

O hasletlere kaştı, “kendimizi, insanımızı ve çevremizi koruyalım!”

Burada bir ince ayrıntı var;

İnsan kendisini, ‘methetmek’ veya övünmek için değil,

Yüce Yaratıcıya, ‘hamd etmek’ veya şükretmek için yaratılmıştır.

Günümüzde şuna şahit olmaktayız;

Sabreden ve şükreden bir toplum dokusu giderek terk edildi…

***                 ***

ŞU İNCELİĞİ BİLELİM!

Ayet, “Onların Allah’dan başka tapmakta olduklarına sövmeyin ki,

(Onlar da) haddi aşarak bilgisizce Allah’a sövmesinler!

Böylece her ümmete kendi amellerini süsledik;

Sonunda dönüşleri ancak Rablerinedir;

Artık (O da dünyada) yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.” (En’am, 108)

Israrla,  ‘tevazu’ veya ‘hoşgörü’ deriz!

Her halükarda, ‘tebessüm eden’ bir yüz/ veya söz/ hal deriz!

Huzura giden yolda, ‘sükûnet’ ve de ‘samimiyet’ veya içtenlik vardır!

Karşılıklı restleşme/ inatlaşma/ küfürleşme;

Kötülüklere davetiye çıkarır!

Burada, ‘siyaset dili’ önemlidir!

O dil, mutlaka; ama mutlaka ‘birleştirici’ olmalıdır;

‘Ayrıştırıcı’ olmamalıdır!

***                 ***

KÜFÜRDE İNAT!

Ayet, “Hâlbuki biz, onlara gerçekten melekleri indirseydik,

Ölülerde kendileriyle konuşsaydı,

Ve (senin doğruluğuna) kefil olarak onlara karşı her şeyi toplasaydık,

Allah’ın dilemesi müstesna,

(Onlar, küfürlerindeki inadları sebebiyle) iman edecek değillerdi;

Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.” (En’am, 111)

İmanı bizler tarif ederken, ‘teslimiyet’ deriz!

Küfürde veya ‘inatta’ teslimiyet yoktur!

Aksine, iç ve dış dünyasında;

İsyan vardır!

Teslimiyette, iç huzuru’ gönül rahatlığı vardır.

İnat veya küfürde, sürekli ‘bozgunculuk’ vardır!

***                 ***

HELAL HARAM!

Ayet, 119- “Üzerine Allah’ın ismi anılmamış olan,

(Besmele ile kesilmemiş hayvan)’lardan yemeyin!

Çünkü o gerçekten bir isyandır!

Şüphesiz ki şeytanlar, dostlarına (helal haram hakkında)

Sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar.

Eğer onlara uyarsanız, muhakkak ki, (haramı helal saymakla)

Gerçekten siz de müşrik kimselersinizdir” (En’am, 121)

“Helal Lokma” bizlere öncelikle,

Hayatı daha kontrollü yaşamamızı telkin eder.

Bizleri bir bakıma disipline eder…

‘Kul hakkını…’ öğretir!

İyi bir vatandaş olmamızı sağlar.

***                 ***

NELERDEN SAKINACAĞIZ!

Ayet, De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım:

O’na hiçbir şeyi şirk koşmayın!

Ana-babaya iyilik (edin)!

Fakirlikten dolayı çocuklarınızı öldürmeyin!

Sizi de, onları da (ancak)  biz rızıklandırırız.

(Zina gibi) çirkin işlerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın!

Hem hak bir sebep olmadıkça, Allah’ın haram kıldığı canı öldürmeyin!

(Allah) size bunları emretti: umulur ki akıl erdiresiniz.” (En’am, 151)

Kur’an da, her konuda misaller getirilmiştir…

Hayat yolculuğunda;

Yolumuzun üzerinde uymamız gereken,

‘Uyarıcı işaretler’ konulmuştur!

***                 ***

ÖLÇÜ VE TARTI!

Ayet, “Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın!

(Biz) kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle mükellef tutmayız:

Söz söylediğiniz zaman, akraba bile olsa adaletli olun!

Ve Allah’ın ahdini (verdiğiniz sözü) yerine getirin!

(Allah) size bunları emretti; umulur ki ibret alırsınız” (En’am, 152)

***                 ***

YERYÜZÜNÜN HALİFELERİ

Ayet, “Sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve size verdiği şeyler

(Nimetler) hususunda, sizi imtihan etmek için bazınızı derecelerle

Bazınızın üstüne yükselten O’dur.

Muhakkak ki Rabbin, azabı pek çabuk olandır.

Ve şüphesiz ki O, elbette Gafur (çok bağışlayan)’dır,

Rahim (çok merhamet eden)’dir” (En’am, 165)

***                             ***

“VAKAYİ HAYRİYE”

Bu ifade nerede ve nasıl kullanıldı?

“Çizgiden çıkan” giderek kendi içerisinde de zorbalaşan,

Toplumun huzurunu da bozmaya başlayan,

“Yeniçeri Ordusunun Kaldırılması” için kullanıldı!

Orhan Gazi’den Kanuni’ye kadar,

Devlete çok büyük hizmetleri olan bir kurum…

Yozlaşınca, neler oluyor!

İşte, ‘dualarla’ kurulan bir ocağın geldiği acı durum!

Dualarla hizmet yoluna/ cihat yoluna çıkan bir kurumun,

Kaldırılışı tarihimizde, ‘hayırlı vaka’ olarak anılıyor!

Sosyal kirlenmeye/ veya kirlenmeye en güzel örnek!

Tarihten dersler çıkaracağız…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.