İnsan hakları


24 Haziran seçimlerine gidilirken en fazla nelere vurgu yapılıyor?
“İnsan Merkezli Kavramlar…”
İnsan haklarıyla ilk hafızalara gelen, “Veda Hutbesidir!”
O hutbeyi her Müslüman kendisine, ‘akıl ve gönül kitabı!’ yapacaktır.
Allah Resulü’nun(asv) 632 tarihinde okuduğu Veda Hutbesini, 
“124 bin Sahabe…” büyük bir feyiz içerisinde sindiriyorlardı!
Allah Resulü (asv) ne buyuruyorlar?
"İnsanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl bir mübarek şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınızda öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.”
21. asrın insanı neleri okuyacağını, nelere yöneleceğini iyi idrak etmelidir!
***            ***
Günümüzde sıklıkla, ‘kadın haklarından…’ söz ederiz değil mi?
“Veda Hutbesini…” ve o hutbede yer alan ‘kadın haklarını…’ okudunuz mu?
“Okumak…” Bilgiye yönelmektir!
Onun hamurunda, ‘mayalanmaktır!’
Allah Resulü (asv), insanlığa ve asırlara şöyle seslenecektir;
"Ey insanlar! "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allahtan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allahın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allahın emri ile helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır.”
***            ***
Batı dünyasının sıklıkla evirip çevirdiği, “insan hakları…” beyanları ne kadar samimi!
Öncelikle bizler, kendi tarihimize ve kültürümüze yöneleceğiz! 
“Veda Hutbesi…” bizleri insan hakları konumunda da, ‘terbiye…’ ediyor!
"Ey insanlar! "Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Âdemin çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arabın Arab olmayana Arab olmayanında Arab üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allahtan korkmaktadır.”
Avrupa, (1914-1918) ve (1939-1944) yılları içerisinde, 
“1. Ve 2. Dünya Savaşlarında birbirlerini boğazladı…”
“Canavarlıkta, sırtlanları bile geçtiler!”
Avrupa, ‘savaşların önüne geçebilmek için…’
10 Aralık 1948 tarihinde,  BM Genel Kurulu Paris’te yapılan oturumda, 
“İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin…” yayınlanmasına öncülük ettiler.
Batılı aydınlar şu gerçeği ifade ederler;
“İalâm Medeniyeti olmasaydı, Rönesans olmayacaktı!”
İslam Medeniyetinin getirdiği, “insanı merkezinda alan…”
Hak, Hukuk, Adalet, Millet ve Devlet Kavramları olmasaydı,
Batı Dünyasında, “Ne Aydınlanma Çağı…” olacaktı,
Ve ne de, “İnsan Hakları Beyannamesi…” çerçevesi çizilecekti!
***            ***
Son 150 yılın İslam Dünyasının fotoğrafına dikkatlerinizi çekmek isterim;
Doğu Türkistan’dan Yukarı Karabağ’a, 
Keşmir’den Filistin’e,
Kerkük’ten Kırım’a,
Afganistan’dan Batı Trakya’ya,
Yemen’den Suriye’ye…
“Kanayan yara ve gözyaşı…” vardır!
Acaba diyorum,  “Veda Hutbesini…” her Müslüman sindirerek okusaydı?
"Müminler! "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşinin kanıda, malıda helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.”
***        ***
Çözüm yolunu Allah’ın Resulü (asv) “Veda Hutbesinde…” bizlere dikte ettiriyorlar!
"Ey müminler! "Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. 
O emanetler Allahın kitabı Kur an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.”
İnsanı yaşatmak, “hakkı, hukuku, adaleti, hürriyeti, milleti, devleti…” yaşatmaktır
Bütün bunların zemininde, “huzur, güven, esenlik, sulh…” vardır.
***            ***
DİKKATLERİMİZİ ÇEKENLER…
Süleyman Demirel, 9 Mayıs 2000 tarihinde, 
80’e yakın devlet başkanına, “Veda Mektubu…” gönderecektir.
Veda Mektubunda yer almayan devlet başkanları listesinde kimler var;
“Hafız Esed, Muammer Kaddafi, Saddam Hüseyin,
Slobodan Milosevic ve Pervez Müşerref…”
Türkiye’nin, ‘dış siyasetteki…’ kırmızı çizgileri!
O çizgileri iyi okuyalım!
Neden mi? 
Dünden bugünmlere gelindiğinde;
Nerede/ Nerelerde/ Kimlerle birlikte, olduğumuzu iyi görebilmek için…
***            ***
CUMHURBAŞKANLIĞI PARLEMENTER SİSTEMİ…
9 Mayıs 1920 tarihi…
İlk Meclis’de, “Hükümet programı Eğitim Bakanı,
Rıza Nur tarafından…” meclise sunuluyor!
O günkü meclisin en önemli görevi, “Milli Mücadele!”
Ülkenin, ‘bağımsızlığına kavuşması…’ mücadelesidir!
24 Haziran 2018 tarihi, ‘yeni bir dönemin…’ başlangıcı olacak!
Bu dönemin adına; “Cumhurbaşkanlığı Parlementer Sistemi…” diyoruz!
Bir şey var ki, “düşmanlarımız tekrar Sevr’i hortlatmak” istiyor!
Batı, dün olduğu gibi günümüzde de, ‘rahat durmuyor!’
Türkiye’yi, Ortadoğu’da; “zayıf bir halka…” olarak görmek istiyor!
Bu milletin, ‘feraseti ve sağduyusu…’ o komploları yerle bir edecektir
***            ***
AVRUPA BİRLİĞİNİN TEMELLERİ…
2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa; ‘yeniden şekillenmeye…’ 
Yeni stratejik hedefler konuşulmaya ve belirlenmeye başladı
Fransız Dışişleri Bakanı Robert Shuman tarafından,
9 Mayıs 1950’de, “Shuman Deklarasyonu…” yayınlandı!
Bu deklarasyonda, “Birleşik Avrupa Birliği…” fikri yer alıyordu!
1985 tarihinde gerçekleştirilen Milan Zirvesi’nde;
“9 Mayıs 1950 tarihinin” Avrupa Gün olarak kutlanmasına karar verildi!
Bu günün amacı, “güçlü bir Avrupa…” iradesidir!
***            ***
GÖNÜLDEN DAMLALAR
“Hayatım, seferberlik gibi geçti
Neferlik oldu bizlere düşen rol
NİCE YOLCULAR GEÇTİ
Bu köprüden nice yolcular geçti
Bedri, dünya bir salıncak misali
Oyun-eğlenceye düşen de geçti
Fani bilip gören de bir bir geçti
AKIL DER Kİ
Akıl der ki, vicdanıma sorayım
Yürekleri titreten ses olayım
Hak bildiğim sınırlarda durayım
Benliğe sınır çekenden olayım”

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.