İNSAN VE ZAMAN KAVRAMI


 İNSAN VE ZAMAN KAVRAMI

                                           Bedrettin KELEŞTİMUR

İnsan ve zaman, birlikte düşünülür…

Günler, haftalar, yıllar; örümcek ağı…

Çocukluk, gençlik, ihtiyarlık; içimdeki çağı…

Tükenen zaman mı, ben miyim?

Nefes ve zaman; su gibi akan bağı

***                      ***

Necip Fazıl bir şiirinde;

“Nedir zaman, nedir? /Bir su mu, bir kuş mu?

Nedir zaman, nedir?/ İniş mi, yokuş mu?

Bir sese benziyor;/ Arkanız hep zifir!

Bir sese benziyor; Önünüz tüm kabir!”

***                      ***

Zaman da, insan var; ağrılı, sancılı…

Zamana sefer var,  seferden haber…

Haber ver maziden, atiye yolcu gider…

Şanlı yolcunun zamana, tuğrası düşer!

***                      ***

Yunus tatlı bir dille zamanı anlatır;

“Danışman okur tutmaz,/ Derviş yolun gözetmez

Bu halk öğüt işitmez/ Ne sarp zaman olısar”

Kur’an ne diyor;

“…Her şeyi yaratan ve bir ölçüye göre düzenleyen Allah’tır” (Furkan, 2)

Hayatta hiçbirşey gelişigüzel değil…

Kur’an bizleri, “tefekküre…” davet ediyor?

“İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını nı sanır?” (Kıyame, 36)

Hayatta hiçbirşey ‘başıboş…’ yaratılmamış!

Bir büyük gayeye, bir büyük ufka yolculuğumuz...

O yolculuğumuz da, “zaman bize…” arkadaş!

“Su gibi yürür…” zaman!

Su ile gönül arasında, hiç bağ kurdunuz mu?

Su,  “çorak toprakları…”

Gönül, “çorak bedenleri…” ihya eder!

Gönüller çağlamasa, “gözlerin feri mi…” kalır?

***                                     ***

ZAMAN VE İSRAF…

Ayet, “Ey Âdemoğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin;

Yeyin, için, fakat israf etmeyin;

Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’raf, 31)

Allah Resulü (asv) zamanı üçe taksim ediyorlardı;

“Bir kısmını namaz kılmak ve Kur’an okumak gibi Allah’a ibadete ayırıyordu.

İkinci kısmını aile fertleriyle alakadar olmaya ayırıyordu;

Günlük ev işlerini yapıyor, ev ihtiyaçlarından kendisine düşenleri yerine getiriyordu.

Üçüncü kısmında ise, istirahat buyuruyordu.

Ancak istirahat zamanını da ikiye böler ve bunun bir kısmını;

Ashabın ileri gelenlerini huzuruna kabul ederek onlara gerekli bilgileri öğretir,

Onlar da huzurundan çıkınca öğrendiklerini ashabın bütününe öğretirlerdi.”

İnsan hayatında zaman üç dilim; 

Allah’a ibadet,

Kendimize ve hane halkımıza ayırmak,

Sonrasını insanlarla paylaşmak…

Hayatın her diliminde, “belli bir ölçü…”

Sükûneti, itidali, sulhü davet eden bir anlayış…

Biz buna,  “vasat/ veya orta yol…” diyoruz!

Elbette,  “zamanın da israfı…” var!

İsraf ve aşırı gitme…

Hayatımızın güzelliklerinde; “yara veya bere…” açar!

“Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez” (Bakara, 190)

***                                     ***

Zamanı nasıl tanmılarız?

“Bir iş ya da oluşun, bir eylemin içinde geçmekte olduğu,

Geçtiği ya da geçeceği süre…”

***                                     ---

ZAMANLA İLGİLİ BİRKAÇ SÖZ;

“Zamanın yetmediğini düşünenler,

Zamanını kötü kullanıyor demektir…”

“Zaman sizi harcamadan, siz zamanı harcayın…”

“Zamanı nasıl öldüreceğinizi değil,

Zamanı nasıl kazanacağınızı düşünün…”

Balzac, “zaman öldürmek, en pahalı harcamadır!”

Gerçekte, “boş zaman yoktur!”

Ne vardır; “boşa geçen zaman…”

Biz kalem sahipleri şu görüşte birleşirler;

“zaman en iyi yazardır. Her zaman mükemmel sonu yazar…”

Şu yerkürenin en güçlü savaşçıları kimlerdir;

“sabır ve zamandır!”

Birbirleriyle ne kadar samimi birer arkadaşlar, değil mi?

“zaman her şeyin ilacı…” diyoruz!

O ilacın kullanımını, “zaman…” belirler!

Cicero, “zamanın azaltamadığı, yumuşatamadığı üzüntü yoktur”

Benjamin Franklin, “zaman, hayatın kendisidir!”

***                                     ***

KUR’AN DA ZAMAN…

 “… Gerçekten, senin Rabbinin Katında bir gün,

 Sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.” (Hac Suresi, 47)

“Sizi çağıracağı gün, O’na övgüyle icabet edecek

Ve (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.” (İsra Suresi, 52)

 “Dedi ki: ‘Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?”

Dediler ki: “Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.”

Dedi ki: “Yalnızca az (zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz.'” 

(Müminun Suresi, 112-114)

“… Gerçekten, senin Rabbinin Katında bir gün,

 Sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.” (Hac Suresi, 47)

Bahaattin Karakoç,  “Ihlamurlar” şiirinde;

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan 

Kimseye uğramam ben sana uğramadan

Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana 

Takvim sorup hudut çizdirme bana 

Ben sana çiçeklerle geleceğim

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman”

***                      ***

Ömer Hayyam ise “zaman…” şiirinde;

Çayda akan su gibi, çölde esen yel gibi

İşte bir günü daha kayboldu ömrümün.

Ben oldukça iki günün gamını bir çekmem.

Biri geçip giden gün biri gelecek gün.”

***                      ***

Ahmet Hamdi Tanpınar bir şiirinde;

Bir zafer müjdesi burda her isim:

Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim

Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın

Hala

..........”

***                      ***

“Gün Bitti” şiirinde Ahmet Telli;

Gün bitti, elindeki güller de soldu 

Anımsanacak neler kaldı bugünden 

Paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak 

Belki bir türkü söyleriz geceye karşı 

Saçlarını tarazlayan bir şafak olur (Ahmet Telli)

***                      ***

Şair, “kalk yiğidim…” der;

“Kalk yiğitim, yine dağbaşını duman aldı.

Parçalandı bir kıtanın toprakları,

Aslan payını aslan olmayan aldı..

Kalk yiğitim, yine dağbaşını duman aldı.

Tulgalı, tulgasız başlar alayı…”

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.