İNSANI YAŞAT!


  İNSANI YAŞAT!

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

İnancımız,  “insanı esas alarak” yola çıkar.

Bizim düşüncemiz de, felsefemizde, “insan merkezlidir”

Peygamberler,  “insana…” indirilmiştir.

Hz. Kur’an, “Ey Nas”  yani, “Ey insanlar” diyor.

Sürekli, “insan uyarılıyor!”

Çok veciz bir söz kullanırız;

“İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın”

Buradaki çağrının dilinde,   

“Tevhid dili…” vardır.

O dil, Yüce Yaratıcıyı, “birliyor…”

O dili, toplumu derliyor ve toparlıyor.

O dil bizlere ne diyor;

“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap var!”

O dili bizlere “insani değerlerden” bahsediyor!

Ayet, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” (Hud, 112)

Hadis, “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”

Her Cuma imamın Hutbenin bitiminde okuduğu bir dua vardır;

 "İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsânive itâi zil-kurba

Ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy

Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn" 

Ayetin meali;  “Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği, akrabaya

(muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emreder;

Fuhşiyattan, kötülükten ve azgınlıktan da men eder.

İbret alasınız diye size (Allah böyle) nasihat eder” (Nahl,90)

Kur’an’ın insana giydirdiği koruyucu bir zırh vardır.

İnsan başıboş da yaratılmamıştır.

“Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.”

Ayet( Ben) cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım (Zariyat, 56)

***                 ***

İnsanı, “devletle birlikte” düşünürüz!

Hedef, insandır…

Bizim kültürümüzde,

“Devlet Baba” ve “Toprak Ana” kavramları vardır.

Bir güzel söz, “toprak gibi mütevazı, güneş gibi adil ol!”

Toprağın kutsiyeti vardır.

O kutsiyeti kazandıran da, “vatan kavramıdır”

İnancımız ne diyor,

“Canı, malı, kanı, vatanı ve dini uğrunda öldürülen şehittir.”

“Vatan sevgisi imandandır”

Vatan, “bir milletin ortak evidir”

Vatan da, milletin “canı, malı ve kanı” vardır.

En şanlı müdafaa, “vatan müdafaasıdır”

“Toprak ana” dediğimizde, “şefkati ve merhameti”

“Devlet baba” dediğimizde ise, “güç ve otoriteyi” dillendiririz.

Devlet,  “milletinin yüzer gemisi…” olarak bilinmelidir.

O devlet yıkılırsa/ batarsa,  “millet de onunla birlikte batar!”

***                 ***

GECE VE GÜNDÜZ GİBİDİR!

İslam,  ‘ışıktır’ aydınlığı sembolize eder.

Terör,  ‘karanlıktır’ kötülükleri temsil eder

İnancımız ne diyor;

“Bir insanı kurtarmak, bütün insanlığı kurtarmak gibidir”

“Bir insanı öldürmek de, bütün insanlığı öldürmek gibidir”

İslam, “Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız diyor”

İslam’ın özüne ,  “Hak, hukuk ve adalet…” vardır

Bin yıl İslam’a hizmet eden bu milletin;

Hükmettiği ‘gönül coğrafyasına’ şöyle bir bakınız!

“Basra’dan yola çıkan bir kervan hiçbir müdahale olmadan;

Güven ve huzur içerisinde Çin-Hindine kadar ulaşabiliyordu!

Bunun en önemli sebebi nedir?

Bu millet hiçbir zaman, “sömürgeci” bir tasarrufta bulunmamıştır.

Tarihinde hiçbir zaman, “emperyal”  olmamıştır

En büyük sermayesi, “adalet” olmuştur!

En büyük sermayesi, “insana ve inancına olan saygı” olmuştur.

Bu millet sadece, “güçle veya kılıçla coğrafyaları fethetmemiştir”

Öncelikle, “gönülleri” sonrasında “toprağı fethetmiştir.”

Gittiği yerleri de, “yakıp yıkmamıştır…”

Bunun tam aksi,  “imar ve inşa etmişlerdir”

***                 ***

Bu milletin, “üç kıtayı hâkimiyeti altında tutan…”

O muhteşem idaresinde, “insan ve değerleri” korunmuştur.

Devlet, kendi idaresi altında bulunan insanlara;

“Din ve milliyet ayrımı gözetmeksizin…”

Altını çiziyorum, “varlıklarıyla emanet olarak…” bakıyorlardı!

Barışın yegâne teminatı, “devletin kendisiydi…”

Kendi Padişahını bile, “mahkeme edebilen…” bir devlet anlayışı!

O muhteşem coğrafyanın hâkimiyet sınırları içerisinde;

Günümüzde, “60’ın üzerinde devlet doğdu!”

Ortadoğu coğrafyası için nasıl bir ifade kullanıyoruz;

“Kan ve gözyaşı…” coğrafyası!

Afganistan’dan, Suriye’ye doğru uzanan o geniş halka…

Doğu Türkistan’dan Filistin’e kadar yükselen çığlıklar!

Ne kadar duyuluyor?

Sözün özü, “insanı yaşat…”

Onu yaşatmak demek, “insani değerlere sahiplenme” demektir.

İnsana saygısı olmayan, “medeniyetin” sadece ismi vardır.

Varlığıyla ona, ‘medeniyet’ diyemezsiniz.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.