İPEK YOLU’


 İPEK YOLU…

                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Bizim aklımız, fikrimiz, heyecanımız;

“Büyük Türkiye İdeali…”

Sabırla, sebatla, samimi duygularımla, o ideali yaşarım!

Buhara, Semerkant, Kaşgar, Ötüken, Talas, Issık Gölü…

Balasagun, Yesi, Harezm… Bütün rüyalarımı alır!

Güzel bir söz vardır;

“Küçük insanlar kişileri,

Normal insanlar olayları,

Büyük insanlar fikirleri tartışırlar…”

Uluğ Türkistan’ın Bilgelerini can kulağıyla dinler,

Hikmet dolu sözleriyle gözlerim ufuklara uzanır!

Elazığ’ın Nimri Dede’si ne diyorlar;

“İkilik kinini içimden atıp,

Özde ben bir insan olmaya geldim

Taht kuralı ariflerin gönlüne

Sözde ben insan olmaya geldim”

Bu milletin tarihinde en büyük düşmanı kimdir, derseniz?

“İkilik…” derim!

Dün olduğu gibi, bugün de, yarın da; “kanayan yaramızdır!”

Hz. Mevlana ne diyorlar;

“Bir delil ile 40 âlimi yendim.

Ama 40 delil ile bir cahili yenemedim!”

Bu milletin yakasını bir türlü bırakmayan, “hastalık…”

Cehalet ve onun meyveleri; “ham yobaz ve kaba softalar…”

***                       ***

Bugün oturdum düşündüm…

“Sizlerle hangi konuları paylaşalım!..”

Bizlere tarihi heyecan verecek bir haber şöyle;

“Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattında,

Türkiye’den ilk tren bugün yola çıkıyor!”

İstanbul’dan, Türkistan’ı baştanbaşa geçecek büyük proje…

Bu proje günümüzde, “Demir İpek Yolu…” olarak adlandırılıyor!

Bu büyük projenin resmi açılışı,

“30 Ekim 2017 tarihinde…” gerçekleşmişti!

Anavatan’dan Atayurdumuza; “bir kutlu köprü…”

O köprünün her iki yakasında da;

“huzur, güven, istikrar…” olması en içten dileğimizdir, elbette!

Vatan Şairi Elmas Yıldırım, 1950’lerden önce kaleme aldığı,

“Kara Destan…” şiirinde; “gönül dünyamıza…” seslenirler;

“Türk elleri birbirine yadlanır,

Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek otlanır,

Azeri Türk yanar içten odlanır

 

Ana yurdum içden hali duman hey!

Koca Türk’ün düştüğü dert yaman hey!

***   ***

Nerde kopuz, nerde kırık keman hey!

Nerde büyük vatan, nerde Turan hey!”

1990’lardan sonra Rusya dağılmış,

Türk dünyasının ufku, “aydınlanır…” olmuş!

Tarihin müthiş dönüşümü…

Fırsatlar, sebepler birer birer tecelli ediyor.

Bir olmanın, diri olmanın ve de iri olmanın tam zamanı…

“Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu…”

O fırsatların sanki yol haritasını bizlere tarif ediyordu…

“Tarihin İpek Yolu…”

Anadolu, o kutlu fetihlerin cazibe merkezinde…

Hala, o ruhani havayı soluklamaktadır…

O havayı, o sıcaklığı alabiliyor musunuz?

Alabilirseniz, mesele yok gibi…

***                       ***

Antakya’dan yola çıktığınızda; Tebriz, Rey, Nişabur, Merv, Belh, Yarkent, Hotan…

Trabzondan yola çıktığınızda; iki yol vardır; Kâh Hazar’ın kuzeyinden,

Kâh Hazar’ın güneyinden yol alacaksınız…

Yenikent, Hibe, Buhara, Semerkant, Andcan, Kuça…

“Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Oğuzlar, Karahanlılarla tarihin kutlu yolculuğu…”

Bin yılı aşan koca bir hikâye…

O yollarda, bir milletin hafızası…

O yollarda, bir milletin tarihi…

O hatıralarda, 21. Asrı yaşamak…

O derin düşlerdeyim!

“İpek Yolu…”

Ecdadın yürüdüğü yollardayız!

O yollarda, “kervanlar, hanlar, obalı, otağlı beyler görürüm!”

Coğrafyaya ışık tutan, “ak saçlı bilgeler…” görürüm!

O yollarda, “tarihe yön veren…” kutlu şehirler görürüm!

O yollarda,  “medeniyetimi…” rüyalar âlemindeki medeniyetimi görürüm!

Her ne olursa olsun,  “tarihin yüzü…” Türk’ten yana!

Elmas Yıldırım’ım, 70-80 yıl önce yazılan mısraları;

“Nerde kopuz, nerde kırık keman hey!

Nerde büyük vatan, nerde Turan hey!”

Gün doğanda,  “ufuk aydınlanır gibi…”

***                                       ***

ONLARA SANATÇI DİYEMEM!

Özümden, sözümden, acımdan yana olmayana;

“Sanatçı…” diyemem!

İçimizde ki gafiller, “şehidime…” dil uzatabilecek kadar,

Basiretini kaybedebiliyor, “akıl tutulmasına…” uğrayabiliyor!

İnancımız ne diyor;

“Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar

Allah’ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar,

Şehitler ve iyilerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!”(Nisa, 69)

Şehitler makamı, peygamberlerle birlikte zikrediliyor…

Onlar, Allah katında; ‘nimete erişenler…’

O kutlu makamlara saygısızlızlara;

Gafil dersiniz,

Kopkoyu cahil dersiniz,

Gözü ve basireti kapalı dersiniz…

Onlara, ‘sanatçı…’ demek ayrı bir zaaf olur.

***                                       ***

YALANI SANAT EDİNENLER!

Donalt Trump, “YPD’ye silah vermeyeceklerine dair garanti veriyordu!”

Kendi sesiyle, kendi ifadeleriyle, Türkiye’nin Cumhurbaşkanına…

O telefon görüşmeleri, “Türkiye ve Dünya Kamuoyunda…”

Yankılar uyandıracaktı!

O yankıların üzerinden 48 saat geçmeden;

Pentegon ne diyordu?

“YPG’ye verdiğimiz desteği sürdüreceğiz!”

Nerede kaldı, ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘teminatı!’

Bu ikilem akıllara neleri getirebilir?

ABD Başkanı,  ‘yönetime hâkim değil!”

Sözüyle, eylemiyle birlikte, ‘siyasi iktidar değil!’

Veya derseniz, ‘yalan muzipliğine…’ sahip olan bir kişi.

Biz, ülke olarak; “kendi irademizle…” ve doğrularımızla birlikte,

Şu sıkıntılı günlerde, ‘siyasetimizi…’ yapacağız.

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.