İSTİKLAL MARŞININ KABULÜ


12 Mart 1921 Tarihi… İstiklal Marşının TBMM’de Kabulü

O anı tahayyül ediyorum…

O anı, bütün hissiyatımla yaşamak istiyorum

Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey Kürsüde…

Vekiller pür dikkat kesilmişler…

Müthiş bir atmosfer…

Akif acaba hangi haleti ruhiye ile yazmışlar?

“Kelimeler…”

Milletimin üzerine bir, “takva elbisesi…” misali giydirilmiş!

Hamdullah Suphi Bey, İstiklal Marşının ilk mısrasını okuyorlar;

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;”

Vekiller, vecd halinde;  kıyamdalar (ayaktalar)…

“şiddetli alkışlar…”

Bu bir gönül alkışıdır!

Hakk’a dönen yüzlerin parıldayışıdır!

O gözlerdeki ışıklar; “cephelerde…”

Göğüslere ferahlık verecektir!

Mısralar… O deruni mısralar;

“Hakkıdır, Hakka tapan milletimin istiklal!”

Vekiller üzerinde; “öyle derin tesirler…” meydana getirmektedir ki;

Allah Resulü’nün (asv) O nurani hitabında;

“Hassan’ın beyitleri düşmana ok darbesinden daha tesirlidir”

Bu milleti, “iman ve aksiyon etrafında birleştiren…”

Sözler ve onun manevi kıvılcımları…

O kıvılcımlarda,  “hürriyet güneşinin…” doğuşuna müjdedir!

İstiklal Marşının o etkileyici mısralarında,

Bir yanardağın infilakını hissedersiniz?

“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?”

Fedakârlığın zirvesinde; “şehadet!”

Onlar, Allah nezdinde de; “en kutlu ve bahtiyar insanlar…”

Hadis, “Vatan sevgisi imandandır!”

O iman ve ondaki nurani halkalar; “ihlâs ve tevhit boyasıdır!”

O mısralarda, Anadolu Coğrafyasının “kutsiyetini…” dinlersiniz!

Ve bütün cisminizle, ruhaniyetinizle; “kendinizi dinlenmiş…” hissedersiniz!

“Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsında Hüdâ

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda”

(Meclis sıralarından tok seslerle; İnşallah Sözleri)

O sözlerde, gönülden yükselen hoş bir seda; “yakarış ve dualar…” görürsünüz!

Mısralar, “hilal nakışlı…” yüz hatlarının yansımaları!

Bir milletin, “topyekün ayağa kalkışı…”

Anadolu’nun kaderti ilahisi…

Şefkatin, merhametin;  rahmet bulutları halinde kümelenişleri!

“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal;

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet

Hakkıdır, hakka tapan milletimin istiklal”

Vekiller ayakta; sürekli alkışlar…

O alkışlarda, bu milletin gönül yakarışları duyulur!

Bu millet, tarihin en kadim milleti!

Akif’in, “İstiklal Marşı için ifade ettiği sözler…”

Bu sözler, ifadeler; “milletimindir!”

Bu sözler, “milletimin hissiyatıdır!”

Akif ne diyor;

“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı,

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı”

İstiklal Marşını, “duyarak!”

Onu, “hissederek!” okuyalım

O hissiyat bizleri derin bir vecde taşıyacaktır

Kâh kendinizi, “Sevr Mağarası’nda…”

Allah Resulü’nün (asv); Hz Ebubekir’e söylediği o dokunaklı sözlerde;

“Korkma! Ya Ebubekir” nurani sedasında bulacaksınız…

Kâh en sıkıntılı anlarda,

 “Onlar ki, (bir kısım) insanlar kendilerine;

“Şüphesiz insanlar (düşmanlarınız) gerçekten size karşı toplandılar;

 İşte onlardan korkun!” dediler de (bu) onların imanlarını artırdı ve;

“ Allah bize yeter! Ve (O) ne güzel Vekildir!” dediler.” (Âl-i İmram, 173)

Ayetinin manevi ruhaniyetinde bulacaksınız!

Bütün mesele, “İstiklal Marşını…” yaşayarak okumak!

Ve yüce Dinimiz İslamiyet’in;

“hürriyetsiz ve istiklalsiz…” yaşanamayacağı idrakine sahip olmak!

“Ezan-ı Muhammed-i” günün beş vaktinde bizlere,

Bu çağrıyı ifade eder…

***                                     ***

AKİF’İN VEFATI ÜZERİNE…

İstiklal Marşı Şairimiz Akif’in vefatıyla ilgili yazılanlar;

Prof.Dr. Sulhi Dönmezer  5 Ocak 1987 de Tercüman gazetesinde 

 “ Akif’in Cenaze Töreni” başlıklı yazısında o günü şöyle anlatacaktır :

‘…O zamanların ülkemizde egemen tek partinin otoriter düzeni

İçinde kimse idare ile çelişkiye düşmek istemediği için basında

Mehmet Akif’in yurda dönüşü ve hastalığının seyri hakkında,

 pek fazla haber yayınlanmazdı…. 

Bizler alana geldiğimizde, namaz saatinin yaklaşmış bulunmasına

Rağmen bir tabuta rastlamadık, hep birlikte bekliyoruz.

Birden lokantanın ön kısmını bir cenaze otomobilinin geldiğini

Gördük, iki kişi üzerine örtü dahi konmamış bir tabutu indirdiler.

Yoksul bir fakirin cenazesinin getirildiğini düşünerek bir kısım

Arkadaşlar yardıma teşebbüs ettiler.

 Fakat tabutun Mehmet Akife ait bulunduğu anlaşılınca bir anda

Yüzler genç ağlamaya başladı. …

Gençler hemen Emin Efendi Lokantasının bayrağını alarak tabutun

Üstüne örttüler. Sonra merhumun bir kısım arkadaşları gelmeye

Başladı ama ne vali, ne belediye reisi ve ne de tek partinin

Zimamdarlarından hiç kimse ortalarda yoktu.” 

***                                       ***

O tarihlerde Milli Türk Talebe Birliğinde görevli bulunan

Prof.Dr. Abdülkadir Karahan da cenazeye katılmış ve bir konuşma yapmıştı.

Karahan cenaze töreni sonrasında başına gelenleri şöyle anlatıyordu: 

‘Burada bir olaya daha değinmek isterim. Benim o eşi az bulunur Milli Marşımızın eli öpülecek şairimizin kabir başındaki hitabemi, takdir yerine adeta tekdirle karşılanmak istenmesini ben bugün bile bir muamma gibi çözemediğimi de işaret etmek isterim. Çünkü 3 gün sonra beni Yüksek Öğretmen Okulundan Emniyet Müdürlüğüne istediler. Bir şube müdürü beni sorguya çekti. “ Ne sıfatla resmi makamların törene gerek görmediği bir şairin kabri başında konuşma yaptığımı sormuştu. Cevabım yaklaşık olarak şöyleydi: Ben herhangi bir şairin değil, Türk Bayrağı göndere çekilirken, yazdığı İstiklal Marşı ile göklere seslenen bir zatın kabri başında milletimizin duygusunu, saygısını dile getirdim. Beni buraya çağırmakla hata işlemiş bulunuyorsunuz.”

***                       ***

İstiklal Marşı Şairimiz Akif’in oğlunun;

“ölüsünün bir çöplükte bulunduğu…” gerçeği bizleri derinden yaralar.

Velhasıl,  “kahramanlar yalnız insanlardır!”

Onların sağlıklarında pek farkına varamayız!

Sonrasında,  “anılarına…” methiyeler dizer;

Mezarlarını,  “anıtlaştırırız!”

“Abide Şahsiyetler…” Onlar, milletinin gönül evlerindeler!

O evler; “kalbi ve hasbi…” bir ruhaniyete sahipler!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.