KABAKLININ ÇAĞRISI!


Mart-1984 Türk Edebiyatı Dergisinde; Kabaklı Hoca’nın kaleminden;

Önemli bir Çağrı yer alıyor…

Terörün tırmanmaya başlayacağı yıl, 1984 yılı!

Bu millete, ‘uyarı sinyali…’

O Çağrı, “Şefkate çağrıdır!”

Yunus dilli,

Mevlana yürekli, “evrensel bir çağrı…”

Ahmet Kabaklı Hoca kaleme aldığı yazıda şöyle der;

“Şefkate çağrı; zulüm ile ve zalimle mücadeleye çağrıdır.

Daha güzel, daha gayretli vicdanlı Türkiye’ye çağrıdır.

İşsizliğin, bencilliğin, yolsuzluğun, fakirliğin, kökünü kurutarak;

Buhranları, çile düğümlerini çözerek,

Sanatın mutlu dünyasında boy göstermeye çağrıdır…”

1984’lerden 2016’lara gelmişiz…

Aradan 32 yıl bir zaman dilimini geride bırakmışız…

Kabaklı Hoca’nın bu çağrısı,

21. asır neslinedir!

Aşksız, şefkatsiz, merhametsiz, bir dünyada;

“gözyaşları sel olsa…” cevapsız kalacaktır!

Ah! şu asır yok mu?

“Edeb Yahu!” sesleniyorsunuz?

Kızarmayan yüzlerden,

Titremeyen vicdanlardan,

Çoraklaşan gönüllerden, bizar olduk efendim!

“Şefkate Çağrı…” asrın, asırların çağrısıdır…

“Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz!”

“Mazlumun çığlığı…” öksüz kalırsa ne olur?

Cevabını bekleyen asıl soru!

*** ***

“78 MİLYON 600 BİN KAZAK SELAMI!”

Kazakistan, bizim “medeniyet dünyamız…”

Gönül Coğrafyamızın kadim merkezi üzerinde yer alıyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kazakistan’da ikili temaslarda;

Nursultan Nazarbayev’e, “Sayın Özal’la ilk görüşmenizde;

Türkiye’de kaç Kazak var diye sormuştunuz.

Sayın Özal da o zaman ‘Ben dâhil 70 milyon Kazak var demişti“

Açıklamasını yapmıştı"

Davutoğlu, Türkiye’de nüfus sayımının yeni yapıldığını hatırlatarak,

“Ben dâhil 78 milyon 600 Kazaktan selam getirdim“ ifadelerini kullanır.

Anlam derinliği olan bir yaklaşım…

Bizler genelde, Azerbaycan için; “Bir millet, iki devletiz…” sözünü
sıklıkla kullanırız.

2016 yılının sıcak yaklaşımında;

Biz, gönül coğrafyamızla birlikte; “Bir millet, yedi devletiz…” söyleyeceğiz!

Sadece söylem mi?

Hayır! Gönül Coğrafyamızla ilişkilerimizi güçlendireceğiz!

Kazakistan’la birlikte ilk akla gelen isim; “Piri Türkistan-i Ahmet Yesevi…”

Anadolu’nun manevi fatihi…

Bu silsileyi iyi okuyalım… Ankara’dan Astana’ya olan Selam’a; “rahmet…” deriz.

Rahmet esintileri bu coğrafya da, “daim olsun…”

*** ***

ŞEHİRLEŞEMEDİK!

İlim adamlarımızı şu tartışma etrafında yoğunlaşmaya çağırıyorum;

Türkiye, “doğusu ve batısıyla; kuzeyi ve güneyiyle şehirleşebildi mi?”

Bu coğrafyada, ülkenin “topyekûn kalkınma stratejisini…” hayata geçirebildik mi?

“Şehirleşememenin getirdiği sıkıntıları…” tartışabildik mi?

Ankara, lütfen eline 81 Vilayetimizi alsınlar…

Şöyle bir masalarının üzerine sersinler;

Evet! İsimlerine “Şehir…” dedik, “İl…” dedik, “Vilayet…” dedik!

Bu isimler, ne kadar; “şehir…” “İl…” ve “Vilayet…” oldular?

Günümüzde daha sıklıkla kullanılan;

“Yaşanabilir Kent…” kavramı kullanılıyor!

40’a yakın materyalle, şehirlerimiz sorgulanıyor!

Bu sorgulamayı biraz da, “TUİK…” yapsın…

Ve elindeki verileri, “İlgili mercilere…” takdim etsinler!

Türkiye’nin en büyük sıkıntısı nedir?

“Şehirleşme Kültürünü…”

Ve onunla ilgili, “Kalkınma Stratejilerini…” 81 ilimizde;

Sıkı bir takibe alamadık!

Şehir, kimlik olarak; “kalabalıklar…” anlamına gelmemeli!

Şehir kimliğinde; “nitelikli nüfus…” aranmalı!

Bir gerçek, bir realite; Türkiye “şehirleşemedi…”

Birçok şehrimiz, “kırsal kültürü…” üzerinden atamadı!

Sosyal Mühendislerin ciddiyetle tartışacağı bir konu,

Ve Türkiye’nin de asıl gündemi olmalı diyoruz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.