KABALIĞIN DANİSKASI!


  KABALIĞIN DANİSKASI!

Bedretttin KELEŞTİMUR

İşte, yarım asırdır peşinde koştuğumuz;

“BATI DÜNYASI…” ve onun mantığı!

Hiledir, desisedir, yalandır, Bizans Oyunlarıdır!

Batı dünyası için, “ırkçıdır!” dedik

“kendi çıkarları ölçüsünde…” demokrattır!

Menfaatine dokunduğunuz anda,

“kızıl kıyametler…” koparırlar!

Tarihte asıl barbar kimler derseniz;

Sadece, “2. Dünya Savaşı…” bunları anlatmaya yeter!

“Cinnetin, cinayetin, canavarlığın, vahşetin…”

Kopkoyu taassubun; “cazibe merkezi…”

*** ***

Almanya ve Hollanda ve onların etki alanlarında;

Yaşananlar karşısında, “parmaklarınız dudaklarınızda!”

“Bunlarda mı olacak!” şaşkınlığında;

Batının akıl almaz taşkınlığında…

İşte diyorsunuz, “Batı Medeniyeti…”

Hak, Hukuk, Ölçü, İnsaf dinlemeyen;

“SKOLÂSTİK DÜŞÜNCENİN…” ta kendisi…

Sanki karşınızda, “Ortaçağ Avrupası!” Hortlamış!

Onlar, tarihin; “kılıç artığı şövalyeler!”

*** ***

Akıl, gönülsüz olursa…

Akıl, vicdansız olursa…

Akıl, iz’ansız olursa…

Orada neler olur, neler?

Merhameti, Kaf Dağına asarsınız!

Şefkati, dilenci durumuna düşürürsünüz!

Velhasıl, “insanlığı…” ortadan kaldırırsınız!

İşte, Almanya!

İşte, Hollanda!

Ve ötekiler…

*** ***

Batı, ne kadar, “medeni!”

Menfaatinin sınırları kadar!

Batı, ne kadar; “demokrat!”

Kendilerinin, “boy aynası…” kadar!

Tarihi bir yüzleşmeyle başbaşayız

İnancımız, “siz onları seversiniz…”

Ama “onlar, sizleri sevmezler!”

Şahsen, Batı Dünyasına; “dost olarak…” bakmadım!

Şahsen, Batı Dünyasına; “stratejik sırdaşım…” olarak da bakmadım!

Benim bakışımda, “milletimin menfaatleri…” ölçüdür

Geliniz, o ölçüyle/ veya o teraziyle birlikte; “değerlendirmemizi!” yapalım!

Batı, bütün iğrençliğiyle; “yüzünü…” gösterdi!

Ona, “yüz…” de demeyelim;

Kin ve nefret çizgilerinin oluşturduğu;

“yüzsüzlüğünü…” gösterdi!

O yüzsüzlüğünde; “ar damarı…” olmadığını da ifade etti!

Elbette, inancım odur ki, “karşılığını…” misliyle alacaktır

*** ***

14 MART VE HİKMET BORAN

“14 Mart Tarihi…” Tıp Bayramı Olarak Kutlanır!

14 Mart’la ilk akıllara gelenler?

“14 Mart 1827 Tarihi; 11. Mahmut Dönemidir

Bu tarihte, “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Kurulur”

“14 Mart 1919 Tarihinin daha anlamlı bir ifadesi…

Bu tarihin yıldönümünde; “Hikmet Boran önderliğinde,

Tıp Camiasının emperyalist güçlerin karşısına resmen çıkışı nedeniyle;

Bugün (14 Mart) Tıp Bayramı olarak kutlanmaktadır”

Peki, Hikmet Boran kimdir? Neyin nesidir?

Bu güzel insan, Tıp Fakültesi öğrencisiyken; İstanbul’un işgaline karşı;

Tıp Fakültesinde, “işgale karşı direniş örgütlenmesinde roller üstlenir!”

Fakültesini temsilen; “Sivas Kongresine…” katılacaklar!

Ve burada yaptığı tarihi konuşma ile dikkatleri üzerine çekecektir.

O tarihi konuşmalarında ne diyecekler; “Paşa’m, murahhası bulunduğum tıbbiyeliler,

Beni buraya İstiklal Davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler.

Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar;

Her kim olurlarsa olsunlar şiddetle red ve takbih (kınarız) ederiz.

Farz-i mahal (örnek olarak) manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddeder,

Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır,

Ve tel’in ederiz (lanetleriz)

*** ***

Atatürk’ün Hikmet Boran’a verdiği cevap şöyledir;

“arkadaşlar, gençliğe bakın; Türk milli bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin!

Gençler, vatanın bütün ümit ve istikbali size,

Genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır”

“Evlat; müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum.

Biz, azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz.

Palolamız tektir ve değişmez; Ya İstiklal, ya ölüm!”

Hikmet Boran, Gazeteci ve Sanatçı, Orhan Boran’ın babasıdır.

Sıhhiye subayı olarak, “büyük taarruza…” katılacaklar

İzmir’e giren ilk birlikte subay olarak görevler alavaktır.

Savaştan sonra, “Tıp Eğitimini…” tamamlayacaklar.

Ve 1940’lı yıllarda, “gönüllü olarak…” Şark Hizmetini, “Sarıkamış’ta…” yapacaklar.

Bu görevi esnasında, “vereme yakalanacaklar!” 1945 yılında hayatını kaybedecekler.

*** ***

1919’un Mart ayında, İstanbul’da; “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane,

İngiliz birlikleri tarafından işgal edilmiştir.

İşgalcilere karşı okulun kuruluş yıldönümü olan,

14 Mart tarihinde büyük bir gösteri yaparlar.

Okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı asarlar.

İşgal kuvvetleri bu duruma müdahale etsede başarısız olurlar.

Bu olayın yıldönümü olan 14 Mart Tıp Camiasının emperyalist güçlerin,

Karşısına resmen çıkışının yıldönümü ve bugünkü;

“Tıp Bayramının Sebebini…” oluşturur.

Bu vesileyle, “Tıbbiyelileri bu asil duruşlarıyla…” kutlarım

O ruhun yaşadığına da inancımın tam olduğunu ifade etmek isterim

*** ***

GÜNÜN ŞİİRİ

KAMİL İNSANLAR

Kanaat Önderi, Kamil İnsanlar;

Ölümü, "Cennet Vadisi" bilirler

Yolları, Allah Resulü'nün (sav) Yolu;

Canlara, "Rehber Hadisi" bilirler (bk)

*** ***

DERS ALIRIM

Yaşamın her anından ders alırım

O dersler, "basiret yolumu" açar

Ufkum, ufkum ötesine dalarım;

Dolan gözlerim, hasretinde açar (BK)

*** ***

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.