KANAYAN YARA ORTADOĞU!


 Ortadoğu coğrafyasına şöyle bir baktınız mı?

21. yy’da, ABD ile birlikte batının tekrar ‘düzen vermeye çalıştığı’ Ortadoğu!

Asya, Avrupa ve Afrika’nın birbirine en fazla yaklaştığı;

Bir coğrafya üzerine serpilen ülkeler!

O ülkeler arasında;

“Suriye, Irak, Katar, Kıbrıs, Ürdün, İsrail, Lübnan, İran, Fas,

Filistin, Suudi Arabistan, BAE, Umman, Kuveyt, Bahreyn, Sudan,

Yemen, Mısır, Afganistan, Pakistan, Tunus, Cezayir, Libya…”

Ortadoğu Coğrafyasına dikkatlerinizi çekerim;

Bugünkü Ortadoğu Haritası,

Selçuklu ve Osmanlı Coğrafyasının, “bileşkesidir…”

1040-1157 tarihleri arasındaki,

Selçukluların, devlet sınırlarına şöyle bir bakınız;

“Harezm, Horasan, İran, Irak, Suriye, Arap Yarımadası,

Ve Anadolu’nun büyük bir kısmına hâkim olmuşlardır!”

Sınırları batıda; Eğe ve Akdeniz sahillerine…

Kuzeyde; Aral Gölü, Hazar Denizi, Kafkasya ve Karadeniz’e…

Güneyde; Arabistan dâhil, Umman Denizine kadar (10 milyon km2)

Selçuklulardan sonra Osmanlılar Döneminde de,

Ortadoğu bütünüyle bizlerin, ‘gönül coğrafyası…’ olmuştur!

***                       ***

İşte sözünü ettiğimiz o narin bildiğimiz coğrafya;

Dünyanın, ‘çekim gücüne sahip’ coğrafya,

9 asır boyunca, ‘huzur ve güveni’ soluklamış!

Takriben 5 milyon km2’yi bulan bu coğrafya da,

İnsanların burnu bile kanamamış!

Tarihçiler anlatırlar;

“Basra’dan yola çıkan bir kervan,

Hiçbir sıkıntı çekmeden Çin-Hindine ulaşırlardı…”

Selçuklu ve Osmanlının,

Hamiyetli, Müşvik, Adil, Hoşgörülü Devlet İdaresi,

Günümüzde yerini, ‘kan ve gözyaşına…’ terk edecekti!

Her şey, insanlık âleminin gözleri önünde cereyan ediyor!

Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde,

“Üç kıtayı birbirine bağlayan” istikrar vardır!

Bunları bizler, “siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik…”

Zenginlikler olarak da ifadelendirebiliriz!

***                                       ***

Batı dünyası,  “Ortadoğu” kavramını ilk defa 19. yy’da kullandı!

Bizler tarihte, ‘Haçlı Seferlerini’ anlatırken,

(1096-1270)  tarihleri arasında,

Batı Dünyasının kendilerince ‘kutsal’ addettikleri,

“7 büyük nefret ve intikam seferlerinden’ söz ederiz!

Maalesef,  günümüzde de,   “O Kanlı Seferlerin…”

Kendi içerisinde hazırladıkları,

“Komplo Teorilerle…”

“Amansız Tuzaklarla…”

“Örtülü Savaşlarla…”

“Böl,  Parçala ve Yönet…” zihniyetiyle devam ettiğini görüyoruz!

Batı Dünyası,  kendi içerisinde ‘birleşirken…’

Ortadoğu Coğrafyasında;

“Kâh Firavun Siyasetini…

Kâh Nemrut Siyasetini…

Kâh Ebu Cehil Siyasetini…” günümüzde uygulayıcısı oluyorlar!

***                       ***

Ortadoğu Ülkeleri,

Tarihten en fazla ders alması gereken ülkeler olmalılar!

Kur’an da, ‘helak edilen şehirler’ anlatılıyor!

O şehirler nerededir?

Şimdiki, “Ortadoğu Coğrafyası” üzerinde!

Ayet, (Habibim yâ Muhammed!), Bunlar (helak edilen)

Şehirlerin haberlerindendir ki, onu sana anlatıyoruz;

Onlardan  (hala) ayakta olan da vardır,

Biçilmiş (ekin gibi yok) olan da!”  (Hud, 99)

Ayet, “İşte (halkı) zalim bir halde bulunan şehirleri

(Azabıyla) yakaladığı zaman Rabbinin yakalaması böyledir.

Şüphesiz ki O’nun yakalaması pek elemlidir, pek şiddetlidir” (Hud, 102)

Ayet, “O halde emrolunduğun gibi dosdoğru ol!

Beraberinde ki tevbe edenler de!

Ve (Allah’ın koyduğu) hududu aşmayın!

Çünkü O, ne yaparsanız hakkıyla görendir.” (Hud, 112)

Ayet, “Zulmedenlere de meyletmeyin! Yoksa ateş size dokunur.

Hem sizin Allah’dan başka hiçbir dostunuz yoktur;

Sonra size yardım edilmez” (Hud, 113)

Ayet, “Kendilerinde olan (iyi hali) değiştirmedikçe,

Şüphesiz ki Allah, bir kavme olan (nimetini) değiştirmez.” (Ra’d, 11)

***                       ***

Suriye’de, dehşet verici, ürpertici bir manzara!

Irak,  ‘nefret tohumları…’ sürekli toprağa atıldı!

Ve diğerleri…

Akıbetleri, birbirlerine o kadar benziyor ki!

Hala, ‘dersler…’ alamıyoruz!

Tarihin, ‘kulağımıza…’ olan fısıltısını duyamıyoruz!

Bölgede, “Firavun Siyaseti…” dedik!

Emrin altındakileri, “Böl ve Yönet…”

Nemrut ne yapıyordu,  ‘ateşe atarak…’

‘korku ve dehşet salıyordu…’

Karun da,  müthiş bir kazanma hırsı ve ‘kibir…’ vardı!

O kompleksle insanlara ‘hakir görerek’

Aşağılayarak bakıyordu!

Lütfen,  ‘tarihi değerlere’ yönelelim!

Tarihi, ‘karalamadan’  ve de ‘yağmalamadan’ da vazgeçelim!

Daha dünkü yazımızda;

Sosyal Bilimlerin ‘öneminden’ bahsettik!

Harput’ta,  “Sosyal Bilimler Üniversitesini” açalım!

Coğrafyaya açılan,  ‘ilmi bir pencere’ olsun!

Tekrar,  ‘gönüllerde fethi’ yaşayalım ve de yaşatalım!

Batının, ‘çirkin oyun ve ittifakını’ birlikte bozalım!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.