KIBRIS-20 TEMMUZ 1974


 KIBRIS-20 TEMMUZ 1974

                                           Bedrettin KELEŞTİMUR

Kıbrıs, Anadolu coğrafyasının ayrılmaz bir parçasıdır.

Kıbrıs’ta bizler, tarihimizi soluklarız!

Kıbrıs, Akdeniz’de; “güvenliğimizin amiral gemisi!”

Kıbrıs,  Türk-İslam kültürünün tarihi mührü…

20 Temmuz 1974 tarihini çok iyi analiz etmeliyiz.

Fransız tarihçi Albert Sorel;

“Türkler, Avrupa’ya ayak bastığı ilk günden itibaren ‘Şark Meselesi’ fiilen doğmuştur!”

Kıbrıs’ta, tarihimiz açısından; “Şark Meselesinin bir parçasıdır!”

Kıbrıs’ın ilhak düşüncesinde; “Anadolu’nun kışatılması…” gibi,

Batının stratejik bir niyetinin olduğunu düşünmeliyiz.

Bizim tarihimizi analiz ettiğimizde;

1683 tarihinden itibaren başlayan dönemi ise,

Avrupa’nın, ‘taarruz dönemi’

Türklerin ise, ‘savunma Dönemi’dir!

Kıbrıs BarışHarekatı ilk defa, “Batı Taarruzuna karşı…”

Bir milletin, “tarihi infialidir!”

***                                    ***

Kıbrıs’la ilgili yazdıklarımız,  “kitap hacmindedir…”

Bugün bu köşeme 3 makalemden birkaç pasaj almak istiyorum;

***                      ***

BUGÜN 20 TEMMUZ! (19 Temmuz 2015)                                                                    

Bugün 20 Temmuz!

Kıbrıs Barış Harekâtının, 41. Yıldönümündeyiz…

Bu harekâtın ismine, “Barış ve Huzur Harekâtı” demişiz!

Kıbrıs Türk’ü, bir büyük “katliamdan”

“ENOSİS” gibi,

“Kıbrıs’ın Yunanistan’a İlhakını” önlemişsiniz…

***                      ***

Kıbrıs’ta, 1963 Kanlı Noel’i unutulmadı!

ABD Başkanı’nın 5 Haziran 1964 Tarihli,

İltifattan tamamen uzak, O kaba ve taassup kokan,

“Johnson Mektubu” da unutulmadı!

AB’nin, “Kıbrıs Dayatmaları” da unutulmadı!

Tıpkı İnebahtı Bozgununda olduğu gibi,

Gemilerimiz yakılmış, maddi kaybımız büyüktür!

Sokullu’nun tarihe geçen o muhteşem ‘derya manası’ sözleri;

“Onlar bizim gemilerimizi yakmakla, sakalımızı tıraş etmişler;

Biz onlardan Kıbrıs’ı almakla, kollarını kesmişiz…

Tıraş edilen sakal bir daha ve daha gür olarak yerine gelir,

Ama kesilen bir kol bir daha yerine gelmez!”

****                    ***

Kıbrıs Ada’sı, coğrafi yapı olarak incelendiğinde;

Anadolu’nun bir parçasıdır!

Türkiye’ye 65 km uzaklıkta…

İsrail’e, 267 km,

Mısır’a, 418 km,

Yunanistan’a ise 965 km uzaklıktadır!

Kıbrıs tarihinde hiçbir zaman, “Rum Adası” olmamıştır!

Bu tarihi realite değişmeyecektir de!

Kıbrıs’da, İslam Fütuhatı vardır;

Peygamberimizin halası, “Ümmü Haram’ın makamı” oradadır!

1571 yılında fethin sembolü, “Selim Camii” oradadır!

Kıbrıs, 1571 tarihinde, Sultan Selim Döneminde fethedilir…

Kıbrıs’ın Fethini, Hz. Musviye Dönemine kadar götürebiliriz!

O fethin en büyük nişanı olarak da,

***                      ***

KIBRIS’A DİKKAT! (3 Eylül 2016)

Kıbrıs’a dikkat diyoruz!

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya,  dikkat diyoruz!

KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün’de,

 “KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya…”

Onun Kıbrıs’la ilgili müzakerelerine dikkat çekiyor!

Akıncı için, “Kıbrıs Türk’ünü değil, Kıbrıs Milletini yeğ tutuyor!”

Bunun anlamı nedir?

Kıbrıs’ın, “1974 yılı öncesi şartlarına dönmesi…”

Daha sı, “Kıbrıs’ta, Garantör Devletler Statüsünün Kalkması!”

Bunun anlamı nedir?

“1959 Zürih Anlaşması…” öncesine dönülmesi!

Bunu ne akıl ve nede iz’an kabul eder!

TC Dışişleri Bakanlığının bir açıklaması var;

“Türkiye’nin Garantörlük statüsüyle yaptığı müdahalenin,

1974 yılında Ada’da Yunanistan askeri cuntasının tahrik ve teşvikiyle gerçekleştirilen

Darbeyi bertaraf etmiş olduğu gibi Yunanistan’da demokrasinin yeniden tesisine imkân

Sağladığı tarihi bir gerçektir. Ayrıca, müdahaleden bugüne kadar geçen sürede Kıbrıs’ta

Huzur ve istikrar hâkim olmuştur.

Bu konuda yapılacak değerlendirmelerde, tarihi gerçekler unutulmamalıdır."

****                                  ***

KIBRIS, ANADOLU’YU ÖRNEK ALIYOR! (26 Temmuz 2015)                                            

Kıbrıs’ta ki, ‘mücadele tarihi’ Anadolu’ya ne kadar benziyor!

Anadolu’nun işgal edildiği,

Bu millete, “Mondros Mütarekesinin” ağır şartlarının,

Dayatıldığı bir dönemde;

Bu milletin özünde bir, “milli direniş örgütü” oluşuyordu!

Tarihte bu örgüte, “Kuva-yi Milliye”

Günümüz ismiyle, “Ulusal Milli Güçleri” ismi veriliyordu…

***                      ***

Tarih yapraklarını şöyle bir çevirdiğinizde,

27 Temmuz 1957 Tarihinde;

“Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı” kuruluyordu!

Anadolu’da, “emperyal güçlere” karşı örgütlenen insanımız,

Kıbrıs’ta, aynı maksatları taşıyan  “emperyal güçlere” örgütleneceklerdi.

Kıbrıs Barış Hareketinin başarıyla gerçekleştirilmesinden sonra,

Bu,  “tarihi yapılanma…”

1 Ağustos 1976 tarihinde,

“Türk Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına” dönüştürülecektir.

Bilindiği üzere, “Kıbrıs Mukavemet Teşkilatı”(TMT)  üyelerine,

“Mücahit” ismi denilmekteydi!

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı Yapıldığı Tarihte,

Kıbrıs’da, “17.151”  mücahit bulunuyordu!

***                      ***

Kıbrıs’da, “mukavemet teşkilatının” kurulmasında,

Dönemin Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu’nun da,

“Emekleri” ve de, “manevi destekleri” vardır!

TMT’nin tarihi kurucuları arasında kimler vardır;

“Rauf Denktaş, Dr. Burhan Nalbantoğlu ve M. Kemal Tanrısevdi”

Kıbrıs Mukavemet Teşkilatının  “marş” gibi sloganı,

“Hareketten Bereket, Bereketten Kuvvet Doğar,

İleri Arş İleri, Türk Hiç Dönmez Geri”

Kıbrıs’ta, “ENOSİS” e,

Yani, “Ada’nın, Yunanistan’a ilhakına” karşı bir mücadele vardır.

Bu mücadele yıllarca, Türkiye’de, “meydanlarda da” dile getirilir;

“Ya Taksim, Ya Ölüm”

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, bu tarihi taksimi,

“Hayatiyete” geçirecektir.

Kıbrıs’da, “Türk Mukavemet Teşkilatının”

Kuruluşunun üzerinden, “60 yıl”

Kıbrıs Barış Harekâtının Üzerinden,

“43 yıl” geçmiştir.

Kıbrıs’ta artık, “geriye dönüş” söz konusu olamaz!

Kıbrıs’ta, artık “geleceğin kurgusu” temel faktör olarak alınmalıdır.

Sözün Özüne gelecek olursak,

Kıbrıs ve Anadolu,  “fiziki coğrafyası…” kadar,

Siyasi Mücadelesi birbirine o kadar çok benziyor ki!

O benzerlik, her iki coğrafyanın da;

Stratejik öneminden kaynaklanıyor.

***                      ***

Destan Şairimiz yıllar önce yazdıkları bir şiirinde;

“Kıbrıs’tan çık…” demiş AT’a karşılık

Bir filo istiyor yat’a karşılık

Derim ki bu iltifata karşılık;

Sen küheylan mı sandın himarını?

Al atını istemem timarını.

              **

Bu nazlar, cilveler, bel kıvırmalar…

Sonra durup durup tuz kavurmalar,

Eşelenip toz-duman savurmalar…

Çekmezsen ağzının fermuarını

Al AT’ını istemem timarını.

***

İnsanlık, hak-hukuk .. hepsi dilinde,

Satır sağ elinde, Haç sol elinde…

Ağırla ortağın Moskof Çarını

Al AT’ını istemem timarını.”

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.