Köyümden Sesleniş


Kaynak olsun diye tarihi ve zaman bilinsin derim;
15 Ağustos 2018 Çarşamba Sabahı Köyümdeyim…
Köyüm Ağın’a bağlı Saraycık Köyünün Mezrası, “Konak!”
Ecdadımız, asırlar öncesi buraları mekân tutmuşlar…
Konak ismini, “üç büyük konaktan…” alıyor
Büyük Dedem’e ait konak, ‘haremlik ve selamlıktan’ oluşuyor!
Selamlık, tamamen misafirlerin ayrıldığı, ‘yurt…’ olarak bilinir
Harput’ta Meftun İmam Efendi, 
Yılın belli aylarında buraya gelerek sohbetlerde bulunurmuş!
O sohbetlere, Kemaliye, Ağın, Keban, Arapkir ve çevre köylerden;
Birçok insan katılır, istifade ederlermiş!
Büyüklerimiz, onlarca misafiri bu yurtlarda ağırlarmış
İzzet ve ikramda bulunurlarmış…
Büyük amcalarımızın İmam Efendi ile birlikte,
“Hac yolculuğu ve hatıraları…” bizlere anlatılırdı
İmam Efendi, Mürşidi Mahmut Samini Hazretlerinin oğlu,
Sadettin Efendiyi, Büyük amcamızın evinde,
“Sülüge…” koymuşlar!
O hatıralarda, bizlere kadar naklen gelen güzel bilgiler…
Selamlık olarak nitelendirdiğimiz yurtta, 
‘Mektep…’ olarak adlandırılan bir oda…
Ecdat, ‘eğitime…’ önem vermişler!
Eğitimli bir toplum için de emek sarf etmişler
Büyük dedelerimizin, ‘Medrese Eğitimi’ aldıklarını biliyoruz
Onların bütün dertleri, ‘bilgiyi paylaşmak’ olmuş
Rahmetli Ninemi bilirim;
Türkçe ve Osmanlıcaya hâkimdi
Mektıplarını, Osmanlıca yazardı
Edebi bir sohbet dili, kültürü vardı
Güçlü bir şairdi…
***        ***
Bir asır öncesi ‘arı kovanı’ misali işleyen Köyümdeyim…
Konak Köyü, Keban Baraj Gölünün hemen yanıbaşında,
 Ağın yol güzergâhına ‘bir buçuk km…’
1980’lerden bugünlere, ‘tarihi konağı’ ayakta tutmaya çalıştık!
Ne mümkün…
Selamlık kısmı şimdi yerle viran…
Haremlik dediğimiz ata yurdunun bir kısmını ayakta tutmaya çalışıyoruz!
“Tarihi taş konaklar…”
Döneminde,  ‘irfan ve hikmet ocakları…’
İnsanıyla hemhal olan yurtlar…
İnfak kültürünün ‘doruklaştığı’ yurtlar!
Derinden bir ah çekiyorum;
Hasretini çektiğimiz, “Eski Yurtlar!”
Günümüzde kullandığımız bir kavram;
“Milli ve Yerli…” deriz ya!
O, ‘milli ruhu ve şuuru…’ ayakta tutan yurtlar
Ecdat anlatır, “70 kişi köyümüzden Çanakkale’ye gitmiş!”
Nüfusuna oranla Çanakkale’de en fazla şehit veren,
Elazığ İlimiz’de,  “Ağın…” oluyor!
İlim,  ‘kalplerde kökleştikçe’ vatan sevgisi çağlayana dönüşür!
O Çağlar, “ilmi, irfanı, hikmeti, şahadeti…” bizlere öğreten çağlar…
***            ***
Köyümdeyim, Kardeşimin bahçesinde birlikte;
Sabah kahvaltısı yapıyoruz…
Eski Çağlar, 
Sevgiyi emziren eski Yurtlar,
Öfkeleri dindiren şefkat dolu bakışlar,
Emeği, alınterini, toprağı kutsayan yürekler,
Paylaşan, üleşen, birliğe ilmik atan feraset,
Gönül zenginliği, ‘bağın, bahçenin, toprağın tohumu’
Temiz ve duru yürekler, ‘suları kabından taşırmış’
Hayat, ‘sabır ve şükür arasında’ gerilen yay oluvermiş
Kanaat, ‘en büyük zenginlik’ olarak ifade edilmiş
Gözlerim ufka daldığında, ‘hasretim…’ daha da artıyor!
Onlarca dönüm araziye ‘ab-ı hayat’ çeşmeler kurumuş!
Sular derinlere çekilmiş…
Toprak giderek çoraklaşmış…
Köyüm,  ‘sessizliği ve sükûtu’ paylaşır olmuş!
***            ***
Ağın İlçemizin 1965 yılında ki nüfusu,  “yedi bin beşyüz…” 
2018 yılında Merkez İlçeyle birlikte toplam nüfus ne kadar?
“İki binlerin altında…”
Ağın İlçesinin en büyük Köyü, Saraycık Köyü’nde;
“Mevcut Okul…” öğrencisizlikten eğitime kapanmış durumda!
Düşünüyorum da, “1980’lerden sonra göçleri…” yönetememişiz!
Asrın gelişen teknolojilerine rağmen,
“Endüstleşen bir tarım politikasını…” ihmal etmişiz!
Yerküresinde, “kendi kendisine yeten 7 ülkeden biri…”
Olarak anılan Güzel Türkiye’miz için,
“Kalkınmanın en önemli ayağı tarıma dayalı endüstridir!”
Esprisinden bile uzaklaştık!
Türkiye’de, ‘değişimden’ söz etmek istiyorsak;
Bir elimizde, ‘toprağa düşen tohum’ 
Bir ayağımız, ‘toprağın enerjisini çeken’ 
Temel felsefeyi itinayla işlemeliyiz!
Bu millet, ‘toprakla nefeslendi’
Toprağı alınterini, sevdasını, kanını vererek, ‘vatanlaştırdı’
Ecdat bizlere nasıl seslenirdi?
“Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur!”
Sevgi dolu nazarlarla, ‘toprağı işleyeceğiz’
Türkiye’nin en büyük seferberliği,
“Tarım ve Hayvancılık Politikası…” olmalıdır!
Bu politika, “Devletle milleti buluşturacak!” 
Bu politika,  ‘üreten bir zihniyetin uyanışı’
Bu politika,  ‘sabrı ve kanaati öğretecek bir ders’
Köyümden Sesleniyorum;  “Üretmeyen toplumun sonu hüsrandır!”
Toprağını işlemezsen, “yarın başkaları işler!”
Bu millete, ‘toprağa dönüşün’ yol haritasını çizmeliyiz
Artık, ‘sözün bittiği’ yerdeyiz
Artık,  ‘eylem vaktidir’
Bu ülke, “Tarım Kentlerine…” yönelecek
Bu ülke insanı, “tarım İşletmelerinde…” buluşacak
Bu ülke, “tarım meslek liseleriyle!” ara sınıf elemanını yetiştirecek
81 İlimizin, “İl Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri!”
Kısa, orta ve uzun vadeli eylem planlarıyla;
Gözünü toprakta açıp toprakta kapayacak!
Cenab-ı Allah bu millete çok büyük bir lütuf vermiş;
“Cennet misali bir vatan coğrafyasına…” sahibiz!
İçimdeki ses ne diyor; 
“Sürünürsem, bu toprakta..
Ayağa kalkarsam,  bu toprakta ayağa kalkarım..” 
Bir çoban türküsünde ne içli hatıralar saklıdır!. 
Nasıl ki dereler, çaylar bir araya gelerek ırmakları, nehirleri doğuruyorsa; 
Dallar ve budaklar bir gövdede buluşur…
Kâh ırmak olmak, kâh bir gövde de buluşmak…
Millet olarak,  “ortak bir kader birliğimiz!”
O birliği, ‘tarihi bir eyleme dönüştürmenin’ vaktidir, efendim    

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.