KUR’AN’I İYİ ANLAMALIYIZ!


 KUR’AN’I İYİ ANLAMALIYIZ!

                                  Bedrettin KELEŞTİMUR

Güzelim, canımızdan çok sevdiğimiz,

Vatan Coğrafyamızın, “yüzde 98’i Müslüman…”

Bu bir, “kimliktir…”

Anadolu Coğrafyasının Kimliği!

Müslüman Kimdir?

“Elinden, dilinden kendisinden emin olunan (güvenilir) kimse”

Şöyle bir düşünüyorsunuz?

Bu coğrafya da, “kötülükler!” nasıl olur da, kendisine zemin buluyor?

Ayet, “Kim bir mü’mini (katlini helal sayarak) kasten öldürürse, artık cezası,

İçinde ebediyen kalıcı olarak cehennemdir; Hem Allah ona gazap etmiş,

Ona lanet etmiş ve onu için (pek) büyük bir azap hazırlamıştır” (Nisa, 93)

Müslüman, “Müslüman’ın Velisidir!” diyoruz?

Onların durumunu, “bir binanın taşları gibi…” diyoruz?

O halde şu tespiti iyi yapalım;

Kur’an’ı bizler, “anlayarak ve sindirerek…” okumuyoruz?

Hayatımızı, “Kur’an ahlakıyla…” bezemiyoruz!

Lütfen, kendi halimizi ve ahvalimizi sorgulayalım!

Kur’an’ı anlamak nedir?

İnsana, “sevgiyi, aşkı, şefkati, merhameti, muhabbeti, saygıyı, iffeti…”

Ve bilumum güzellikleri, erdemlikleri öğretir…

Bakmakla, görmek arasındaki fark ne ise?

Okumakla, anlamak arasındaki fark odur!

“İlim…” kendimizi bilmek;

Onunla, “amel…” etmektir!

Eksiklerimiz, o kadar çok ki!

***                 ***

KİMLER İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ?

Hz. Kur’an, sanki bizlere bugünleri işaret ediyor?

Bizlere yol gösteriyor, “karanlık gecelerimize…” ışık tutuyor!

Ufuk ve Gaye İnsanı olmamızı öğütlüyor;

Ayet, “(İşledikleri günahlarla) kendilerine hıyanet edenler için mücadele etme!

Muhakkak ki Allah, daima ihanet eden günahkâr kimseleri sevmez” (Nisa, 107)

Dinimiz, inancımız, “kendilerine ihanet edenlerle…” birlikte olma, diyor!

Neyi, Nasıl ve Niçin yaptığımızın şuurunda olacağız!

Ayet, “(Onlar) insanlardan gizlemeye çalışırlar (utanırlar) da,

Allah’dan gizlemek istemezler (hayâ etmezler);

Hâlbuki  (Allah’ın) razı olmayacağı söz(ler)i geceleri (gizlice) uydururlarken,

O onlarla beraberdi. Çünkü Allah, onların yapmakta olduklarını

(ilim ve kudretiyle) tamamen kuşatıcıdır.” (Nisa, 108)

Yıllarca, kendi niyet ve amellerini;

Kötü maksatlarını insanlardan gizleyenler!

Kendilerini, “sureti haktan…” gösterenler!

Halleriyle, “Allah’tan utanmayanlar…”

Kur’an, o gaflet içerisinde birlikte olanlara sesleniyor?

Ayet, “İşte siz öyle kimselersiniz ki, dünya hayatında;

Onlar (o hainler) için mücadele ettiniz;

 Fakat kıyamet günü Allah’a karşı onlar için karşı onlar için kim mücadele edecek,

Yahut (o gün) kim onlara vekil olacak” (Nisa, 109)

***                 ***

SUÇLAMALAR!

Asrımızın, en tehlikeli “müptezel hastalığı…”

Kur’an bu hassas noktada uyarıyor, ikaz ediyor!

Ayet, “Kim bir hata veya bir günah işlerde sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa,

O takdirde şüphesiz ki bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur” (Nisa, 112)

Suçsuz ve günahsız insanlara, “iftira atmak…”

O insanları, “toplum nazarında…” rencide etmek!

İnancımız ne diyor?

“Ey iman edenler! Eğer din ve ahlak sınırlarını aşan yozmuşun biri size bir haberle gelirse,

Onu (o haberin doğru olup olmadığını) iyice araştırın, sonra bilmeden bir topluluğa

Kötülükte bulunursunuz da yaptığınıza pişman olursunuz” (Hucurat, 6)

Günümüzün en büyük kirlenmişliği, “Bilgi Kirliliğidir!”

Bu kirlilik, “temiz toplum…” ilkesine de aykırıdır.

Her şeyden önce, “dürüst, samimi ve adil…” olmalıyız!

***                 ***

ADALET!

Devletin, temel direğidir!

Adalet, “mülkün temelidir!”

İnancımız, “her halükarda, adalet…” diyor

Ayet, “Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan (hâkim)ler,

Ve Allah için şahitlik eden kimseler olun!

(Bu tavrınız) velev kendiniz veya ana babalarınız aleyhine olsun!

(Hem aleyhlerine karar verilen veya şahitlik edilen) ister zengin, ister fakir olsun;

Hâlbuki Allah ikisine de (sizden ) daha yakındır. (onların maslahatını daha iyi bilir)

Öyleyse (haktan) saparak nefsin arzusuna uymayın!

Eğer (dilinizi) eğip büker veya (icap eden hüküm ya da şahitlikten) yüz çevirirseniz,

Artık muhakkak ki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır” (Nisa, 135)

Bizler, bu devleti, “hakkı ve hukuku…”  koruyarak inşa edeceğiz.

İnsanı, temel hak ve hürriyetleri ve nesli koruyacağız!

O da, “Adaletle” olur.

Adalet, birimize veya şuna-buna değil; hepimize!

Birliğimize, hukukumuza ve varlık sebebimize…

Adaletle, “insanı, devleti ve geleceğimizi…” yaşatacağız!

Adaletle,  “zulme, haksızlığa ve kötülüklere…” dur diyeceğiz.

***                             ***

DOST KİMDİR?

Dost, “sevilen, güvenilen, arkadaş” anlamlarına gelir.

İnancımız, “kişi arkadaşının yolu/dini üzerinedir” der

Kur’an bu milletin “dostu kimdir?” sorusuna cevap veriyor.

Ayet, “Onlar ki, mü’minleri bırakıp ta kâfirleri dost edinir.

İzzeti (şeref ve üstünlüğü) onların yanında mı arıyorlar?

Hiç şüphesiz ki izzet, tamamen Allah’a aittir” (Nisa, 139)

Ayet, “Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin!

Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil kılmak ister misiniz?” (Nisa, 144)

***                 ***

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.