MANAS’IN GÖNÜLEVİ’NİN BAŞLATTIĞI GÜZELLİK!


 MANAS’IN GÖNÜLEVİ’NİN BAŞLATTIĞI GÜZELLİK!

                                                                                             Bedrettin KELEŞTİMUR

Manas gönülevi’nin başlattığı erdemli bir gelenek;

“Anma Programları…”

Şu toplumda, “hayırlı bir çığır açmak!”

Ne kadar güzel ve evla bir gelenek değil mi?

İnancımız, “ölülerinizi hayırla yâd ediniz!” buyuruyor

Ayet, “sizden hayra çağıran, iyilikle emreden,

Kötülükten men’eden bir cemaat bulunsun!

İşte kurtuluşa erenler onlardır” (Ali İmran, 104)

Şu kürsülerde,

Şu mekânlarda,

Bir, “sivil ahlak…” var değil mi?

O ahlak bizlere,  “değerlerimizi yaşatma…” fırsatını veriyor.

Şu mekânlarda,  “ortak akıl yüretme…” imkânını veriyor

Belki de en güzel olanı,  “sıla-ı rahim…” yapıyoruz

Şu toplumda,  “milli şuura…” ve “milli hassasiyete…” hizmet ediyoruz.

Bu hizmet,  “kardeşlik bağlarını…” güçlendiriyor.

***                                       ***

Bu camianın başlattığı organizasyonların,

Şöyle bir analizini yaptığımızda;

İlki 1992 tarihinde gerçekleştirilen;

“Uluslar arası Hazar Şiir Akşamları…”

İlki, 2003 tarihinde gerçekleştirilen;

“Türk Dünyası Hizmet Ödülleri…”

Başta,  “Elazığ-Diyarbakır...” olmak üzere,

“Kardeş Şehirler…” projeleri;

Asrın, en nitelikli çalışmaları anlamındadır.

Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarının herbiri;

Tarihi ve Edebi kimliğiyle bir güzel insanın;

“anısına…” yapılmıştır.

Bu şehri insanı,

Bu coğrafya insanı,

Gerçekleştirilen her programda; “kendi kimliğiyle!” buluşmuştur

O kimlikle birlikte, “hafızasını…” güçlendirmiştir.

O kimlikle birlikte,  “geleceğe köprüler…” kurmuştur.

***                                       ***

Türk Dünyası Hizmet Ödülleri Hakeza!

Elazığ Şehri, tarihin “efsane isimleriyle…” biraraya geliyor!

Onlarla, “kucaklaşıyor!”

Bu bağlamda,  “coğrafyayı kucağına…” basıyor!

Bu bir, “hasret giderme!”

Cengiz Aytmatov’un da dedikleri gibi;

Elazığ Şehri, “Türk Dünyasınım Manevi Azığı…” oluyorlar!

Elazığ Şehri,  “Asya’nın gül bahçesi…” oluyor!

Elazığ coğrafya’mda; “gönüllerin şehri…” olarak hafızalara kazınıyor

“Magcan Cumabay…”

“Bahtiyar Vahapzade…”

“Cengiz Aytmatov…”

“Mehmet Emin Aga…”

“İsa Yusuf Alptekin…”

“Rauf Denktaş…”

“Elmas Yıldırım…”

Ve daha nice isimler; “bu kadim şehirde…” anılıyorlar

Bunların herbiri, “harihi kimliklerdir!”

Bunların herbiri, “coğrafyanın hafızasıdır!”

Bunların herbiri, “kadirşinas bir yüreğin!” armağanıdır.

***                                       ***

Av. Nevzat Türkten, “Kayseri’nin Kültür Abidesi…” olarak bilinirdi!

Bir ömrü,  “sanata, edebiyata ve araştırmaya…” adadı!

Elazığ’da,  Av. Fikret Memişoğlu’nun oynadığı rolü;

Kayseri’de,  Av. Nevzat Türkten oynayacaktı!

Onlar, “Vakıf İnsanlar!”

Hadis, “bir kavmin efendisi, onlara hizmet edendir!”

O gerçekten, “bir beyefendiydi!”

O,  Kayseri’nin; “ak saçlı-Bilge Kişisiydi!”

O bir, “Horasan Ereni…” Alperen ruhuna sahipti!

Sürekli, “tebessüm eden bir yüzü!”

 İnsana baktığında, “özgüven…” veriyordu

Kayseri’nin, “hafızası…”

Sanat Camiasının, “akıl defteriydi!”

Geçtiğimiz gün, “88 yaşında Hakk’a yürüdü!”

Hal kimliğiyle bir, “Alperen…”  daha göçtü!

***                                       ***

Bu hafta MANAS GÖNÜL EVİ’NDE;

Bir,  “Kültür Abidesi…” “Aksaçlı Bilge Kişi…”

Kayseri’nin, “erdemli yüzü…” Nevzat Türkten’i anacağız!

Bu vesileyle, “İdeal İnsan Kimliğini…” konuşacağız!

Milliyetperver ve Vatansever bir yürekli “bahadırdan…” söz edeceğiz

***                                       ***

Milli davalara inanmış üç tane; “Nevzat…” bilirim.

“Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Nevzat Kösoğlu ve Av. Nevzat Türkten…”

Her üçü de, “güzel çığırlar…” açtılar!

Her üçü de,  “idealist…” insanlardı!

Her üçü de,  “eserler…” verdiler!

Her üçü de,  “nefislerini ayakları altına…” aldılar

Her üçü de, “fedakarlığın zirvesinde…” anıldılar

Her üçü de, “sevildiler…”

Her üçününde,  “sosyal mühendislik…” yönleri vardı!

Her üçü de,  “sivil anlayışın gelişmesinde…” roller üstlendiler

Her üçünün de, “gazatecilik kimlikleri…” bulunuyordu!

Her üçü de,  “kadir-kıymat bilen…”  şahsiyetlerdi!

Her üçü de,  “Türk Dünyasının Birliğine…” inanmış birer beyefendi!

***                                       ***

Av. Nevzat türkten ile ilk akla gelen, “Erciyes Dergisidir…”

Bozkır Anadolu’nun,  “en eski dergileri arasında…” yerini alır.

O dergiler, Anadolu’nun birer; “irfan ocakları…”

Aralık-2016’da, “Erciyes Dergisinin;  “468. Sayısı yayınlanıyordu!”

Dillere kolay; “39 yaşında…”

Dergiler, “Fikir ve Düşünce Kale’lerimiz…”

Milli Kültürümüzün, “yaşayan kaynakları-gözeleri!”          

Av. Nevzat Türktenle birlikte ilk akla gelen isim;

Hiç şüphesiz ki, “Âlim Gerçel…”

Av. Nevzat Türkten’in, “kader/ yol arkadaşı!”

İnancımız ne diyor; “Kişi arkadaşının yolu/ dini üzerinedir”

Onlar, güzellikleri paylaştılar…

Koca bir ömrü, hayra ve hasenata harcadılar…

Anadolu ikliminin sıcak esintisi;

Erciyes Dergisi, “Kayseri Kültür ve Turizm Derneği…” adına;

“Âlim Gerçel…” tarafından kutlu yoluna devam ediyor

Erciyes Dergisi, “milli tefekkürümüz!”

Sesimiz, Sözümüz, Sohbetimiz, Gayemiz, Ufkumuz…

O gaye ve ufuk yolculuğu inşallah devam edecektir

***                                       ***

GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ

NİMETTENSİN

Hürriyetim, vatanım; nimettensin

Nimetin, şehitlik; şehadetimdir

Bir can gibi, etten ve kemiktensin!

Nöbetinde olmak, ibadetimdir.. (BK)

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.