MEVLANALAR YETİŞMEZ!


17 Aralık, Şeb-i Arus günü!

Yani, ‘Düğün gecesi’

Hz. Mevlana bu geceyi,

Rabbi’ne, ‘sevgiliye kavuşma gecesi’ olarak ifade ederler.

Asrımıza bakıyorum!

Affedersiniz, ‘kirlenmişliğimize…’

Haddi/ veya ölçüleri aşan, ‘taassubumuza…’

Ve dahası, ‘sevgisizliğimize…’

Ve diyorum ki, bu asır/ veya bu doku,

Kendi içerisinden, Ne ‘Mevlanaları…’

Ve ne de, ‘Yunusları…’ çıkarmaz!

Çıkarsa bile,

O göz körlüğüyle,

O basiret kapalılığıyla,

Onları, ‘keşfedemeyiz…’

Üzülerek ifade ediyorum ki,

Bütün vasıtalar, ‘gaye ve ufuk…’ haline gelmiş!

Asrın insanı, ‘zevk-i sefaya…’  yönelmiş!

İsraf, başını almış gitmiş…

Mal, mülk, makam ve mevki,

Rağbetimiz, gayretimiz, hayretimiz olmuş!

Yazık! Çok yazık…

***                       ***

EN BÜYÜK CİHAT!

Allah’ın Resulü(as) Mekke’nin fethinden sonra,

Ashabına buyururlar;

“Küçük cihattan çıktık, büyük cihada gidiyoruz…”

O büyük cihat nedir?

“Nefisle yapılan cihattır!”

Allah’ın Resulü(asv) buyuruyorlar,

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz,

Birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız”

Bu toplum, ‘sevgiyi terk etti…’

Sevgisizlik, ‘bataklıktır…’

Her bataklık, kendi mikroplarını üretir!

Sevgisizlik bataklığında;

Hukuksuzluk ve adaletsizlik vardır!

Hırs, öfke, kin ve nefret vardır!

Tefrika/ yani ayrışma vardır!

Fitne ve fesat vardır!

Bir dörtlüğümüzde;

“Ben olmasın!

Al yanakta ben olmasın

Sen var iken, biz var iken

Her sözün başı ben olmasın!”

En büyük korkumuz nedir?

“Ben merkezli...”

Veya ‘ben odaklı…’ düşüncenin/ veya düşüncelerin

Bu ülkeyi,

Bu ülke insanını kendi sinir ağı içerisine almasıdır!

‘Biz…’ diyebileceğiz!

Birbirine omuz veren, ‘yürekli saflar…’

İşte, o yürekli saflar ki,

Kendi içerisinden; Hz. Mevlana’yı da çıkarmıştır,

“Bizim Yunus’u” da çıkarmıştır,

Gönül yürekli bahadırlar, Alpler, alperenler, gazilerdir Onlar!

Şehitler, Sadıklar, Sıddıklardır, Onlar!

Erenler, Horasan Erenleridirler, Onlar!

“Onlara!..” ihtiyacımız var!

***                       ***

HZ MEVLANA’NIN İLK DURAĞI ELAZIĞ!

Yıllarca, bu köşemizden haykırdık, durduk;

Hz. Mevlana’nın Anadolu’daki, ilk durağı;

Ailesi ile birlikte, ilk yıllarını geçirdiği mekânlar!

Elazığ’ın, Karakoçan İlçesi/ Okçular Beldesi…

Ve 17 Aralık’ta, Hz. Mevlana’yı anma programları yapalım  dedik!

Okçular Beldesinin ismini,

“Mevlana Köyü” olarak değiştirelim!

Burası,  ‘Mevlana Makamı’ olsun!

Yıllarca, ‘biz söyledik…’

Sadece, ‘biz duyduk…’

Bu, ‘aşk abidesini…’

***                       ***

OSMANLICA DERSİ HAKKINDA!

Osmanlıca nedir?

“13 ile 20. Yüzyıllar arasında Anadolu ve Osmanlı Devleti’nin

Yayıldığı ve hâkim olduğu bütün ülkelerde kullanılmış olan,

Arapça ve Farsça’dan etkilenmiş Türk dili”

Osmanlıca, ders olarak hâlihazır da,

“Üniversitelerimizde…” tarih ve edebiyat bölümlerinde okutulmaktadır!

Ne kadar verimli olduğunu da,

İlgililerden öğrenebilirsiniz!

Osmanlıca’da, ‘Yedi Yazı çeşidi’

Veya ‘Yedi kalem’ var!

Bunlar; Sülüs, Nesih, Muhakkak, Reyhanî,

Tevki, Rik’a, Ta’lik kalem…

Osmanlıca Yazıları da;

“Küfi, Talik, Sülüs, Celi, Nesih, Muhakkak,

Tevki, İnce Tevki, Reyhanî,  Rik’a, Divani,

Celi Divani, Musanna, Siyakat, Tuğra”  gibi isimlerle anabiliriz!

Bizim, Selçuklu ve Osmanlı Dönemine ait,

On binlerce, “el yazması” eserlerimiz vardır!

O eserleri okumak,

O kaynakları yerinde incelemek,

Özel bir ilgiye/ veya bilgi birikimini gerektirmektedir!

Bu konuda,  akademisyenlerimizin görüşleri mutlaka,

Bizler için büyük önem taşımaktadır.

***                       ***

YER ADLARI ÜZERİNE!

Anadolu’nun fütuhatında,

En önemli etken, ‘yer isimleridir…’

Ecdat, Orta Asya’dan taşıdığı,

Bütün güzellikleri/ erdemlikleri,

Fethettikleri bu ülkeye taşımışlardır!

İsimler, bu ülkenin ‘tapu belgeleridirler’

Bu ülkenin taşına, toprağına, dağına, akan suyuna;

İsimler/ adlar vermişleridir…

Tıpkı, ‘yeni doğan bebeler’ misali!

Coğrafyanın vatanlaşmasında,

Bu isimlerin rolünü bilmeliyiz!

O isimler, bizlerin ruh ve gönül dünyasıyla da ilgilidir!

İsimler üzerinde, ‘fazla oynamayalım…’

Tarihe,

Tarihi mirasımıza,

Tarihi hafızamıza,

Tarihi hatıralarımıza,  kötülük etmiş oluruz!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
14Eyl

Hakem Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.