MİLLİ SEFERBERLİK!


 MİLLİ SEFERBERLİK!

                                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Artık,  “ben…” duvarlarını yıkmaınn günü geldi!

Bugünden sonra 78 milyon insanım; “biz…” diyeceğiz!

İsterseniz bunun adına, “gönül seferberliği de…” diyelim!

“Milli Mücadele Ruhu…”

Bu milletin, “bir akıl…” “bir yürek…” olduğu;

Canlarını, “vatan uğruna…” feda ettiği yıllar!

O fedakârlık ruhu, “karanlığın ortasına…” ateş potası misali düşmüştü!

***                                       ***

Irak’taki kaos, Türkiye’yi etkiler…

Suriye’deki kaos, Türkiye’yi etkiler…

Balkanlarda ki kaos, Türkiye’yi etkiler…

Kafkaslardaki kaos,  Türkiye’yi etkiler…

Şurasını iyi bilelim ve gayet iyi okuyalım;

“780 bin km2…” bizim “vatan coğrafyası…” olarak, siyasi sınırlarımdır.

O sınırlarımın ötesinde; “gönül coğrafya’m…” başlar

Oralardaki bir gözyaşı bile, milletimin içine;

Bir, “alevden bir kor gibi…” düşer!

İster istemez; “yangın kendi evinize…” sıçrar!

***                       ***

Milli hassasiyetlerin gösterilmesi gerektiği;

Türkiye olarak, “en kritik dönemeçten…” geçmekteyiz!

Satranç oyununu bilirsiniz;

Bu coğrafyanın, “akıl ve i’zan oyunu!”

Atacağınız bir adım sonrasındaki, “adımlarınızı da…” hesaplayacaksınız!

Tuzakları iyi göreceksiniz! Hz. Kur’an ne diyor?

“sizden olmayanalrı sırdaş edinmeyiniz” (Ali İmran, 118)

“mü’minleri bırakıp kâfirleri dostlar edinmeyin” (Nisa, 144)

İnancımız, “kişi arkadaşının yolu / veya dini üzerinedir”

Sıklıkla söyleriz, bu milletin tarih boyunca;

“dostu az, düşmanı çok olmuştur!”

Irak ve gelinen nokta…

Suriye ve gelinen nokta…

Kıbrıs’ta gelinen nokta…

2016 sonrasında ki,  “stratejik hamleler!”

Yakın ve uzak coğrafyamızda, “o hamlelerin…” ısrarla takibinde olacağız!

Önceliğimiz, “milli menfaatlerimiz…”

Seferberlik, “olağanüstü stratejik bir kavram!”

“Terörle Mücadelede…” daha etkin roller üstlenilmesi…

Milletin,  teröre ve ülkenin “bölünmez bütünlüğü…” konumunda;

Bir büyük ideal ve şuur etrafında kenetlenmesi…

***                       ***

KAR YAĞDI

Kar yağdı, toprağa bereket düştü

Su yürüdü, gözlere ışık düştü

Beyazlar giyindi, yerler ve gökler;

Su dondu, gönlüme kristal düştü

***                       ***

MASUM YÜREKLER YANDI

Vatanımda, “masum yürekler!” yandı!

İnsanım güne, “çığlıkla!” uyandı…

Tan yerinin, “kızıllığına…” baktım;

Günlerim, “o kızıllığa…” boyandı

 

Ağlamak, “gözyaşlarında…” arınmak

Sevda dolu yüreklerde barınmak

Şehitlerime son defa sarınmak

Tarihime “uyanmak…” istiyorum

***                                       ***

21. ASIR

21. asır; fitne, fesat kol kola

Pusular kurulmuş sokağa, yola...

Ağla! Zulmü, gözyaşlarınla söndür;

 

Gam kervanı... çileyi sabra dola

Yarabbi!; insanlık, merhamet bula

Aşkla; şefkatinle semayı döndür

 

Niyet et; Yaradan'dan hayır dile

Öfken; akıl taşı, sabırla bile

Yol uzun ve çetin, devran yamandır

***                       ***

YAR ÜSTÜNE

Gönüller çiçek açsın yar üstüne

Sütten, baldan ırmaklar, nar üstüne

Sevgi, sözü damıtsın, ar üstüne

Hasretten yüreğe muhabbet konsun

 

İsterim güller açsın, gün üstüne

Ilık rüzgârlar essin, güz üstüne

Bedri, selam verilsin, göz üstüne

Gönülden gönüle muhabbet konsun

Sevgiden yüreğe muhabbet konsun

***                                       ***

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ 

Sarıkamış, ‘beyaz güller’ içinde!

Açılır, ‘gül bahçesine’ şehidin

Ruhları kuşattı, güzel yurdumu!

Işıktılar ülkeme kandil kandil

Kalpleriyle ‘hürriyeti’ yazdılar!

‘Alp’tiler, bu vatanın erenleri! 

Muştular bize, şanlı geleceği!

Irak değil, daha dün kadar yakın

Şükrünü eda ederiz, tarihin!

*** ***

Şahitleridir, onlar bu vatanın

Elbet, ‘destanlaşan kahramanları’

Hatıralar, onlarla ‘bayraklaşır’

İçimizde ‘yeşerir’ ümitleri!

‘Tefekkür’ dünyamızda ışıl ışıl;

Laleler, her dem karanfiller açar

“Elif” der, bu mevsim kar taneleri

Rüzgâr, reyhan kokularıyla eser!

İliklerimize kadar, kıyamda!

***                       ***

ARZ İÇİNDE

Yemin'in içinde, "emin" duruyor

Hukukun içinde, "zemin" duruyor

Yerler-gökler, adalet üzerinde;

Bedri, arz içinde 'gamın' duruyor

***                       ***

YAŞIM

Yaşım, altmışlara dayandı

Saçım, beyazlara boyandı

Bedri; yaşın kemale erdi

Gönlüm, gözyaşımla uyandı

***                       ***

 

 

KİME VURULDU?

Halep'te kelepçe kime vuruldu?

Haykır bir defa, insanlık vuruldu!

Çiğnendi tarihim, dilim, kimliğim;

Fırat'ın çığlığı, "Türkmen" vuruldu

***                       ***

ESKİ DÜNYAMIZDAN

O eski sokaklar, hoş sohbet yüzler

Kapısı avluya açılan evler

Avlusunda; lale, sümbül, nergisler

Eski dünyamızdan kalan ödevler

***                 ***

ESKİYİ YAD EDELİM

Nail Bey'i yerinde bulamadım

İzzet Paşa'dan haber alamadım

Ruhumu ısıtan o eski evler

Issız kaldı sokaklar kalamadım

***                 ***

ESKİYİ YAD EDELİM

Hatıralarım da, Turan Gazetesi

Adımlarım da, Gazi Caddesi

Ne Saray Sineması kaldı, ne Gölcük

Eski dünyamızın değişti adresi

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
14Eyl

Hakem Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.