MUŞ BASINI İLE


 MUŞ BASINI İLE

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

Bu hafta Muş Basını ile MANAS Gönülevi’nde, biraraya geleceğiz…

Elazığ-Muş buluşması hala bütün canlılığıyla hafızalardadır

Tarihe şöyle bir yolculuk yaptığımızda;

Malazgirt Zaferinin 937. Yıldönümü kutlamalarına;

25-26 Ağustos 2008 tarihinde katılmıştık…

Muş Kar Festivaline, 8-9 Mayıs 2009 tarihinde katılmıştık…

Hafızalarda yer alan, “Muş-Elazığ Buluşması…”

20-21 Şubat 2009 ve 25 Ağustos 2009 tarihinde gerçekleşiyordu.

O güzel günleri hala arkadaşlarımızla birlikte yadederiz!

**                   ***

Bizler, “dostlukların devamı…” sürekli birarada olacağız!

Bir şairimiz ne diyorlar?

“Dost dediğin; dost yüreğin sesini,

Uzaklardan hissederek, gelmeli.

Dost dediğin; dost kokan nefesini,

Canda açan gül kokusu bilmeli.”

Fethi Gemuhluoğlu ne diyorlar;

 “İnsana dost olmak, fikre dost olmak, coğrafyaya dost olmak,

Tarihe dost olmak, kendi vücuduna dost olmak, komşuya dost olmak gibi

 Kademe kademe, ama entegre, bir bütün içinde dostluklar söylenmeye mecburdur.

Bütün dostluklar söylenmeye mecburdur”

***                             ***

Muş İlimiz denilince ilk hafızalara neler geliyor;

Cennet misali yemyeşil bir ova… Türkiye’nin üçüncü büyük ovası

Doğu Anadolu’nun vadilerini aşarak gelen Karasu ve Murat nehirleri…

Kırmızı ve Beyaz Laleler…

Ve tarihin başladığı o kutsi makam Malazgirt, Alparslan ve kumandanları…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramını Kutladığımız Şu Günlerde;

Muş’un efsanmevi şahsiyeti Müştak Baba…

Ankara’nın  ‘Başkent olması…’ öyle sıradan bir olay değil!

Muş İline geliyorsunuz…

Müştak Baba derler adına; 1759–1832 tarihlerinde yaşamış bir sufi şairdir!

Aslı Bitlisli… Makamı, Muş’tadır!

Bu Müştak Baba,

Bu Ulu Zat,

Hacı Bayram Veli’nin türbesini ziyaret sırasında gelen bir ilhamla öyle bir şiir yazar ki,

“Ankara’nın Başkent Olacağı” müjdesini verir…

Veliler Ordusudur, bunlar!

Anadolu’yu aydınlatan nurani iklim…

Müştak Baba, ‘ebcet’ hesabıyla, Ankara’nın Başkent olacağını müjdelediği şiirinde;

 “Me’vâ-yı nâzeninde kim elf olursa efser

   Lâ-büdd olur o me’vâİslambol ile hem-ser

 

  Nun vel kalem başından alınsa nun-i Yunus

  Aldıkta harf-i diger olur bu remz azhar

 

 Miftah-ı Sûre-i Kaf serhaddi kaf ta kaf

 Munzam olunmak ister ra-yı Resûl Peygamber

 

  Hay huy ile ahir maksud oldu zahir

  Beyt-i veliyy-ül-ekrem el-hâciyd-i ekber

 

 Ey pâdişah-ı fahham sultan Hacî Bayram

  Ruhan ister ikrâm  Müştâkabd-i çâker”

****                                       ****

Şunu rahatlıkla ifade edebiliriz;

Muş ve Elazığ İlimizin birbirlerine benzerliği o kadar çoktur ki;

“Yemen Türküsü…” bile bu iki şehrimizin manevi birlikteliğine şahadet eder!

Bu türkü Anadolu’nun; “iç romanıdır!”

Bizlere tarihi birlikte tefekkür etmemize yetiyor.

Sadece şunu ifade edebiliriz;

Bu millet, Sahabe-i Kirama o kadar çok benziyor ki…

120 bin Sahabenin ekseriyetle şahadeti, Medine’nin dışında;

Çok geniş bir coğrafyayı içerisine almaktadır!

Bu millette öyle…

Yemen Anadolu’ya ne kadar uzaktadır?

“Dört bin km’den fazla…”

Biz bunun adına ne diyoruz?

“İla-i Kelimetullah…”

9 asır İslam’ın bayraktarlığını yapmak;

Bu millete nasip olmuştur!

Bizler, Malazgirt Zaferiyle birlikte;

Daha o tarihlerde, İstanbul’un Fethini düşünüyoruz!

Öyle ki, Allah Resulünün(asv) 8 asır öncesinden, “mücdesi…” vardır.

****                                    ***

1975’lerden bugünlere mahalli basının içerisindeyim…

Dile kolay  “40 yıl kalem ve kâğıt elimizde…”

Bu arada, birçok projelere imza attık!

Ve altını çizmek istiyorum;  “paylaşma kültürüne…” inandım!

Bütün çalışmalarımızda, “ortak akla…”  önem verdik!

Lütfen kendi tarihimizi; “basın tarihimizi…” dikkatle okuyalım!

Devletin sürekli, ‘öncü rolü…’ üstlendiğini görmekteyiz!

Batı’da matbaayı,  ‘tüccarlar…’ bizlerde ise ‘devlet…’ getirmiştir.

İlk gazeteyi de, bizlerde öncelikle, ‘ 2. Mahmut’un öncülüğünde…’ gelecektir.

Yerel Basının öncüleri diyebileceğimiz;

“Vilayet Matbaalarını da 1860 Yılında…”  devletimiz kuruyor;

Ve özellikle de, ‘en stratejik bir proje…’

İlk defa,  “1935 tarihinde Basın Kurultayı…” devletin öncülüğünde yapılır;

Hedef nedir? “Yerel Basın’ın Güçlendirilmesi…”

2017 yılındayız; “Yerel Basını…” ne kadar, Türkiye’nin gündemine taşıyoruz?

Sadece şunu ifade etmek istiyorum?

“Yerel Basın,  bu ülkede son 150 yılın en önemli yazılı kaynaklarıdır”

Araştırmacıların ilk başvurduğu kaynaklar arasında;

“Yerel Basın…” önemli bir kıymet ifade etmektedir.

Söylerim sizlere? Bilgiyi nasıl ve ne şekilde;

“Toplanabilir, iletilebilir ve saklanabilir…” hale getirebiliriz?

Müspet bilgiyi nasıl ve ne şekilde;

“Geniş kitlelere yayabilir ve işlenebilir…” hale getirebiliriz?

Bilginin en önemli ayaklarından birisi de, “basınımızdır…”

Tekrar altını çizmek isterim;

Yerel Basın, ‘mütevazı,  hoşgörü uslubu,  geleneklere bağlılık, 

Toplumun değerleri üzerine geleceğini de inşa ederler…

O inşa hareketini geliniz birlikte güçlendirelim;

Bir, “aydın hareketine…” dönüştürelim.

Daha güçlü bir şehir ve gelecek için buna ihtiyacımız olduğnu da,

Israrla belirtmek isterim.

Yerel Basınımıza yapılan her desteğin, “geri dönüşü…”  neler olabilir?

Sadece, “hak ve hukuk…” desek bile yeterli sanırım!

Bu coğrafyada, “iyilikler yeşersin…”

“Sevgi…” kavramı, ulvi bir gayeye yönelsin…

Bizim dilimizde ne var?

“Fetih ve Fütüvvet Dili…”

21. asrın insanı o dilin özleminde…

O dili, ‘yerel basınımızla…’ konuşacağız!

Ve birlikte tekrar dillendireceğiz

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.