Mutedil Bir Ümmet!


  Mutedil Bir Ümmet!

                                  Bedrettin KELEŞTİMUR

Bu milletin apayrı, farklı bir özelliği;

“Mu’tedil olması” aşırılıklardan kaçması…

“Aşırılıklar…” her zaman için mevzi kaybetmiştir.

“Şiddet…” nefretin, öfkenin, hırsın parlamasıdır.

Ne derler, “keskin sirke, küpüne zarar…”

Hz. Mevlana, Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar!”

Ayet, “İşte böylece sizi mu’tedil (adaletli ve dengeli) bir ümmet kıldık ki,

İnsanların üzerine (hesap gününde umum peygamberler lehine) şahitler olasınız,

Peygamber de sizin üzerinize şahid olsun” (Bakara, 143)

Bir söz vardır, “çocuklarınızın elinden değil, aklından tutunuz!”

Son olaylar ve gelişmeler neleri gösteriyor?

Aklı, gönlü, merhameti, şefkati fazlaca dillendirmedik!

Gözlerimizdeki ışığı, yüreğimizle de beslemedik!

Bizlerden istenilen nelerdi?

“Adaletli, ölçülü ve dengeli bir toplum…”

Olamadık, olmaya da çalışmadık!

Ah! O siyasi taassup yok mu?

Ufka, bakış pencerelerimizi daralttı…

Büyük ve ilkeli düşünemedik!

İnsanımıza, ‘sağduyuyu da…’ tavsiye edemedik.

***                 ***

GERÇEĞİ ÖRTENLER!

Kur’an o kadar esnek bir yerden gerçeğe parmak basıyor ki;

Ayet, Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler,

Onu (o peygamberi) kendi oğullarını tanımakta oldukları gibi tanırlar.

Buna rağmen şüphesiz onlardan bir fırka, bile bile hakkı gizlerler” (Bakara, 146)

Hıristiyan ve Yahudi, “ilim sahipleri…”

Tevrat ve İncil de, Allah Resulü’nün geleceği müjdeleniyor.

Ve her iki ilahi kitap da vasıfları anlatılıyor.

Ama onlar, ‘nefislerine’ uyuyorlar!

Kendileri için de, ‘inkâr yolunu…’ tercih ediyorlar.

O inkâr, zaman içerisinde “fitnelere” sebep olacaktır!

Kötü çığır açanlar,  “asrı ve asırları…” kana bulamışlardır.

İşte, “Ortadoğu ve Tevhit dinlerinin üzerinde doğduğu…”

Medeniyetler Coğrafyası!

İnkârla, kötü çığırlar açanlarla ne hallere düşmüş durumda?

Savaşlar,  ölümler, göçler, yokluklar;

Viraneye dönen ve yerle bir olan tarihi şehirler, mekânlar!

Bu coğrafyaya dünyanın dört bir yanından gelenler; 

“tankıyla, topuyla, tüfeğiyle birlikte…” geliyorlar!

“Gerçeği örterek…” hakikati gizleyerek geliyorlar!

Bu coğrafyaya, coğrafya insanına, “cehennem ateşini yakmaya…” geliyorlar!

Bizler asıl neye ve nelere yanarız?

Ona, ‘müsaade eden…’ zihniyete!

Kur’an bizleri ikaz ediyor;

“Allah ve Resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin;

Sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider, Bir de sabredin.

Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir”  (Enfal, 46)

***                 ***

ZİKREDEN BİR TOPLUM OLMAK!

İnsani merhamet ve terbiyenin iklimi nerede başlar?

Ayet, Öyle ise besi (ibadetle) zikredin ki, ben de sizi (rahmetimle) yâd edeyim;

Bana şükredin ve nankörlük etmeyin” (Bakara, 152)

Ayet, “Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile (Allah’dan ) yardım isteyin!

Muhakkak ki Allah,  sabredenlerle beraberdir” (Bakara, 153)

Ayet, Sizi mutlaka biraz korku ve açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden

Bir noksanlık ile imtihan edeceğiz. (Ey Resulüm) Sabredenleri cennetle müjdele” (Bakara, 155)

***                 ***

“Hay canlar…” diyeceğiz.

Yaratanı anarak, ‘yaratılana…’ yüzümüzü döneceğiz.

Yunus’un diliyle, ‘gönüllere…’ sesleneceğiz.

İnsanı, ondaki  ‘mükemmeliyeti’ sıklıkla dillendireceğiz!

Aczimizi de, çaresizliğimizi de, “orada…” veciz bir şekilde göreceğiz!

Belki de en büyük imtihanımız, “sabır…” olacaktır!

Sabır, insanı ve ondaki değerleri birlikte yaşatırmış!

***                 ***

TÜRKİYE, “BAŞİKA’DAN ÇIKSIN” DİYENLER!

Irak ve Suriye üzerinde büyük bir tuzak;

Şer ittifakların ‘uygulamaya’ koymaya çalıştıkları senaryo!

Bu coğrafya üzerinde, “sınırlarla”

Ve de,  coğrafyanın  “kılcal damarlarıyla” oynamak istiyorlar.

Türk askeri, “Başika da…”

Dün, “Misak-ı Milli sınırlarımız” içerisinde yer alan,

Musul’un yanı başında!

Tarihi bir nöbette…

ABD, Türkiye’ye çık dedi!

AB, Türkiye’ye çık dedi!

Irak Merkezi hükümeti, Türkiye’ye çık dedi!

İran, Türkiye’ye çık dedi!

Rusya, “aynı ağzı” kullandı

Ve “Arap Birliği” Türkiye’ye çık dedi!

Peki, sizlerin “İŞİD’e karşı ittifakınız!”

Malum ya, onlar ‘ittifaktan’ çok, ‘inisiyatifi’ düşünüyorlar.

Sadece  “Türkiye’nin dışında” onların niyetlerinde;

Emperyal niyetler besliyorlar!

***                       ***

O NİYETLERİN KAHROLASI PARÇASI!

Asla ve kat’a, bu coğrafyanın ruhunu ve zihniyetini taşımayan,

Tarihin en müptezel,  “taşeron örgütü PKK…”

O niyetlerin bir parçası olarak; “hendekler kazmaya…”

Tarihe, kültüre ve bütün mukaddeslere saldırmaya;

Kendi aklınca da, ‘özyönetim’ ilan etmeye kalktı!

İhanet,  ‘kendi lokmasında’ boğulacak!

Zulüm, ‘kendi sarayını’ yakacak!

Bir şey var ki, bu yıllar Türkiye’nin “kayıp yılları”

Coğrafyanın, “tahammül sınırlarını aşan acıları”

Bir belsin dramı olarak, “hafızalarda yaşayacak!”

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.