NÜFUSU ANALİZ


 NÜFUSU ANALİZ

              Bedrettin KELEŞTİMUR

1927 yılında,  “13 milyon 200 bin” olan nüfusumuz;

2015 yılında,  “78 milyon 741 binlere…” ulaşmış bulunuyor.

88 yıl içerisinde nüfusumuz,  “8 kat artış göstermiş…”

Bu nüfusun içerisinde, “3 milyonları bulan…”göçmen nüfusu yok!

Nüfus, bir ülkenin mevcut fotoğrafıdır!

O fotoğraf üzerinde çok titiz bir şekilde çalışmalıyız.

Ülkenin dört bir yanına, “pozitif bir denge…” kurabilmeliyiz!

***                                       ***

Biz, 13 milyon…” nüfusla neler yapmadık ki?

Çanakkale’den Sakarya’ya nasıl gelindi…

İlk Meclis’in yüklendiği sorumluluk…

Milli Mücadelenin kazanılmasından sonra;

“Ekonomik Bağımsızlık alanında…” verilen o çetin mücadele!

“İman…” nedir biliyor musunuz?

“Dünyaya meydan okumaktır!”

1920 ila 1930’lu yıllarda; “13 milyon nüfusla…” o ruhu taşıdık!

O dönemin muallimleri; “rahatı/ veya kolayı…” seçmedi!

Devamlı, “zora…” talip oldu!

Kış, tipi, fırtına demedi;

“Çığ tehlikesi…” dinlemedi…

Ulaşılması imkansız, “doğunun dağ köylerini…” seçtiler;

Tek idealleri vardı; “ülkenin aydınlanması…”

Vatansever, milliyetsever bir neslin yetişmesi…

İşte, “O” 13 milyon nüfusun kimliğini lütfen okuyunuz?

İçlerinde, Çanakkale’de, Yemen’de, Sarıkamış’ta…

Ve diğer cephelerde; “içlerinde şehit vermeyen ocak yoktur!”

 O nesil, mükemmel bir ruha, “Alperen ruhuna…” sahiptir!

***                                       ***

Bugün, 2016 yılında; “78 milyon olduk…”

780 bin km2’yi bulan vatan coğrafyasında km2’ye düşen nüfusumuz;

100 kişiyi aştı…

Nüfus piramidine bakınız?

“Genç ve dinamik bir yapı…”

Malum ya,  o yapıyı inşa etmek!

Evet! Geliniz bir doğruyu sizlerle paylaşalım;

1920’li, 1930’lu yıllarını,

2016 yılıyla kıyaslayamazsınız…

Türkiye, her bakımdan çok değişti!

İstenilir seviyede olmasa da;

Belli bir refah seviyesini de yakaladı!

Fakat en büyük eksiğimiz/ veya kaybımız;

1920’lerin ve İlk Meclisin verdiği;

“Milli Mücadele Ruhunu kaybettik…”

O ruhu, O idealizmi arıyorum!

“Savaşta ve Barışta…” birbirine sımsıkı kenetlenen;

“Kendi içlerinde birbirlerine sımsıkı bağlı;

Düşmanlarına karşı cesur ve zorlu…” olan o ruha hasretim!

Yunus’un dili olabilmek…

O dille, “gönüller fethetmek…”

Anadolu, ismiyle müsemma; “şefkati ve merhameti”

Bu coğrafyanın asıl boyası haline getirebilmek!

Kolaya, basite değil; daha karmaşık olana; zora talip olmak!

“Dilinin söylediğini, kalbinin tasdik ettiği”

Gaye ve Ufuk İnsanına ihtiyacımız olduğunu söylemek isterim…

Siyasetin tanımındaki, sadece hamasetle yoğrulmuş;

Aşksız, rağbetsiz, hasreti, ideali ve ilkesi olmayan;

Sadece ve sadece iç dünyamızı karartan ve de kirleten;

Nefsi ve hevesleri ön plana çıkaran,

“kupkuru kavgaları…”  terk edelim…

Bu coğrafyanın ismi nedir?

“İman ve İslam atlasıdır…”

Bu coğrafya, “Kâinatın Efendisi tarafından övülmüştür…”

Şairin de ifade ettiği gibi, “İslam’ın son kalesi…” olmuştur.

Altını çiziyorum ve bu ülke insanının, “aklıselimine” sesleniyorum;

 “Manevi Terakki…” olmadıkça,

Bu millet, o manevi haz ile güne ve zamana uyanmadıkça;

“Maddi Terakki…” her şeyi ifade etmez!

Türkiye’nin malum fotoğrafı bunu haber veriyor;

Çektiğimiz her sancı, “bizleri ikaz ediyor…”

***                                       ***

NÜFUSUMUZDA İLK GÖZE ÇARPAN NEDİR?

İlk göze çarpan nedir?

“Bölgeler arası dengesizliktir…”

Ve özellikle de, “nitelikli nüfusun…” dengesiz dağılımıdır!

Bir kavram vardır;  “topyekûn kalkınma stratejisi…”

Gelişmişlik ölçeğinde,

“Elazığ’la Denizli arasında…

Diyarbakır’la Edirne arasında…

Urfa’yla Sakarya arasında…

Yani, ülkenin Doğusuyla Batısı;

Kuzeyiyle Güneyi arasında;

Gelişmişlik itibariyle, “uçurum olmamalı…”

Kalkınma stratejilerinin çok titiz bir şekilde hazırlanması gereklidir.

Ankara, “81 İlimizi mercek altına…” almalıdır!

Her il için, “yapılabilir yatırımları…” engelleyen sebepler neler olabilir?

O engelleyici sebepler ortadan kaldırılmalıdır!

Şehirlerin feryatlarına,  Ankara ‘kulak vermelidir’

***                       ***

TÜRKİYE’DE ŞEHİRLEŞME!

Türkiye’nin, 2015 yılı nüfus artışı, “binde 13,4…”

2015 yılında, İl ve İlçe Merkezlerinde ikamet edenlerin oranı,

“yüzde 92,1’lere yükselmiş…”

Kırsal kesimde yaşayan nüfusumuz, “yüzde 7,9…”

Elazığ’ın 2015 yılı nüfusu, “574 bin 304”

Bu nüfusun “yüzde 76,41’leri…” şehir merkezinde yaşıyor!

Elazığ’da, kırsal nüfus oranı,  “yüzde 23,58”

Türkiye’nin genel şehirleşme rakamlarının;

Oldukça altındayız…

Elazığ Şehri, bu nüfus fotoğrafıyla da;

Kendisini, ‘tanımlayacaktır…’

Mevcut potansiyelini, ‘harekete geçirecektir…’

Elazığ Şehri için defalarca kaleme aldık;

“F.Ü. bünyesinde Ziraat Fakültesi…” kurulsun!

“Modern Tarım İşletmeleri…” projelendirilsin!

“Anadolu Tarım Lisesi…” açılmalı diyoruz!

“Doğal Gıda Ürünleri…” değerlendirilsin!

“Et ve Balık Kombinaları…” tekrar kurulsun!

“Elazığ Üzümü…” desteklensin!

“Üreticinin emeği…” yerde kalmasın!

Asrımızda, “değerlendirilmeyen her ürün…” israf/ veya kayıp demektir

***                       ***

Elazığ’ın, nüfus potansiyeli analiz edildiğinde;

Bütün değerleriyle, Türkiye Ortalamasının altındadır!

Elazığ’ın,  coğrafi konumuyla, gelişmişliği arasında;

Büyük bir tezat/ veya çelişki vardır…

Bu şehir, “olması gereken yerlerde…” değildir,

Sözüm, bu şehrin insanına; kamu vicdanınadır. 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.