ÖĞRETMENE EK DERS!


Öğretmenlerin, ‘ek ders ücreti’ artacaktı!

Önce, “yüz de yüz artış!” denildi

Sonra,  “hafta sonu ders ücretleri” denildi!

Dahası, “farklı rakamlar” telaffuz edildi!

Basında akseden haberlerde sürekli,

“Öğretmene müjde!” manşetleriyle yansıdı!

2014 Kasım ayından bugünlere…

Öğretmen müjdeli bir haber bekliyor!

***                       ***

Peki! Ek Ders Ücretleri,

“Bütçeye önemli bir yük getirir mi?”

Öğretmenlerin ücret karşılığı girdiği dersler;

Mesela bir sınıf öğretmeni,

Maaş karşılığı girdiği ders; “18 saattir”

18 Saat + Ek Ders/ Ücret karşılığı olmakta!

Bir Lise Öğretmeninin,

Maaş karşılığı girdiği ders; “15 saattir”

15 Saat + Ek Ders Ücret karşılığı olmakta!

Burada, şunu görebiliyoruz;

Ders Ücretlerinin, ‘ikiye katlanması…’

Bütçeye göründüğü üzere o kadar fazla yük getirmemektedir.

***                       ***

Milli Eğitim İstatistiklerine göre;

Okul Öncesi Eğitimde, İlkokulda ve Ortaöğretimde;

“378 bin 900’ü erkek, 410 bin 300 bayan” olmak üzere,

Takriben, “790 bin Öğretmenimiz…” görev yapıyor!

Bütün Türkiye’de;

“56 bin 500”  okulda,

“16 milyon 500 Öğrenci” eğitim ve öğretim görüyor!

1927 yılında ki, Türkiye nüfusu,  “13 milyon 200 bin!”

1927 yılının toplam nüfusunu aşmışız!

Bu ülke için, “en muhteşem ordu…”

Bu ülkenin geleceği…

O halde, yapılacak ilk şey nedir?

“Eğitimin Kalitesini Yükseltmek…”

“Eğitimde Verimliliği Artırmak…”

Mutlaka, “Öğretmeni…”

Hem maddi,

Hem de manevi olarak ‘güçlendirmek…’ durumundasınız!

Bir öğretmenin kafasında;

“Geçinme derdi…” olmayacak!

“Yorgun…” olmayacak!

Yüzünde, ‘keder ve tasa…’ okunmayacak!

Sevindireceğiniz, “800 bin öğretmen”

Biz buna, “Bir milyon aile…” diyelim!

***                       ***

EMEKLİYE PROMOSYON!

Resmi ve Sivil Kurumlar,

Ülkemizde ki, “yoksulluk” ve “açlık sınırını” açıklarlar!

Her açıklamada, ‘utancımdan yüzüm kızarır…’

Maalesef, çelişkilerle dolu bir ülkeyizdir!

Siyasi der ki,

“Dünyanın 16 büyük ekonomisi arasındayız…”

“Kişi başına düşen GSMH’mız 10 bin doların üzerinde…”

Beri tarafta ise bir başka gerçek;

“10 milyonun üzerindeki emekli…”

Aldığı ücret ne kadar?

“Açlık ve yoksulluk sınırı arasında…”

***                       ***

Türk-İş’in yaptığı açıklamalara göre,

Kasım-2014 ayı, 4 kişilik bir ailenin;

Açlık Sınırı,  “1.065 lira”

Yoksulluk Sınırı,  “3.470 lira”

Büyüyen bir ekonomide, ‘realite nedir?

“Refahın tabana yayılmasıdır…”

Bir başka ifadeyle de,

“Orta direğin güçlendirilmesidir!”

Bu konularda neler söylenmedi ki?

Ah! Neler ve neler?

Emeklilere, “promosyon”  veya ‘özendirme’ dendi!

Yıllarca bu konu hakkında sözler söylendi…

Ve hala söylenmekte!

Olmadı!

Yılda iki defa, ‘maaş tutarında ikramiye’ dendi!

Olmadı!

Eylül ayında, “eğitim” ve “yakacak yardımı” dendi!

Olmadı!

Ve hala basında, ‘türlü’ dedikodular!

Biz buna, ‘laf salatası’ diyoruz…

Tadı, ‘damaklarınızda’ bile kalmıyor!

Öyle ki, sadece, ‘hayal’ ediyorsunuz

Tıpkı, “çölde serap misali…”

Güneşin değil,

Siyasetin ‘yansıması…’(BK)

***                       ***

HAVA TAHMİN RAPORLARINDA “ELAZIĞ İSMİ!” YOK!

Meteoroloji ile birlikte ilk akla gelen isim,

Günümüzden 40 yıl önce,

“Meteorolojiden Sorumlu Devlet Bakanlığı” yapan,

Merhum  “Ali Rıza Septioğlu…”dur!

Her Allah’ın günü başta TRT olmak üzere,

Bütün Radyo ve Televizyonlarımızda,

“Tahmini Hava Raporları” haberlerle birlikte okunmaktadır!

O tahmini Hava Raporlarında, “Elazığ’ın ismi anılmaz!

Sunucu ‘tahmini Hava Raporlarını’ sunmaya başlar;

“Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Konya;

Samsun, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır vesaire…”

Hafızalarında, “Elazığ!” yoktur…

Elazığ denilince, ‘hassasiyetimiz’ artar!

Bölgenin, Anadolu Coğrafyamızın;

Çok önemli, ‘ulaşım ağı’ üzerinde,

Bir bakıma, ‘cazibe merkezidir…’

Şüphesiz ki, “el verdiğinizde…”

“Gönülleriyle…” sizlere merhaba diyebilecek bir şehir,

“Unutulmamalıdır…” efendim!

***                       ***

GÜNÜN NÜKTESİ!

Bugün,  Merhum Denktaş’ın “doğum” günüdür!

Koca bir ömrü, Kıbrıs davasına adadı!

Bugün,  O meşhur(1) Rum tedhiş örgütü EOKA lideri, Grivas’ın,

“Ölüm” günüdür!

Ne güzel bir tevafuk değil mi?

Bir yerde, Hakikat tecelli edince,

Haksızlık,  ‘yok olmaya’  ‘ölmeye’ mahkûmdur!(BK)

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.