PALU’DA BİRGÜN!


  PALU’DA BİRGÜN!

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

Palu Dernek Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şekerci,

Başkan Yardımcısı Fadıl Ülgen,

Ve Manas Yayıncılıktan Şener Bulut ile birlikte,

14 Mayıs 2016 Cuma günü birlikte Palu’ya gidiyoruz…

Bu kadim tarihi yöremizde sizleri ilk karşılayan;

Evliya Çelebi’nin de ifadesiyle;

Göğe baş uzatmış bir kale…” Palu Kalesi!

Kıyamdadır hep, tarihe şahadet eder!

“Seyreyle aşk nehrini, bozkırlara can verir” edasında,

Kalenin eteklerinde Murat Nehri; “ab-ı hayat suyudur…”

Palu’da, bir bakıma “tarihle yüzleşmeye…” geldik!

İmam Şafi, “tarih okuyanın aklı çoğalır”

Mayıs ayına, “gül ayı…” diyoruz!

Gül rayihasında, Muhammed’i bir koku…

“Keşfeyle gönül fahrini, fermanı burhan verir…”

Bir nazar eyleyen var!

“Biz rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik…”

Ilgıt ılgıt esen rüzgârlar; toprağın bereketi olurlar

Allah dostlarının asırları kuşatan yürüyüşü,

O kutlu rahmeti, ihsanı, ihlâsı, bereketi müjdeler…

Palu’nun, sizleri kendisine çeken/ cezbeden bir iklimi!

***                 ***

Palu Kaymakamı, Mehmet Öztürk’ü,

Belediye Başkanı, Mehmet Sait Dağoğlu’nu,

Makamlarında ziyaret ediyoruz…

Allah Resulü’nin “manen teşrif ettikleri…”

Samini Hazretlerinin yaptırdıkları Cami’de,

Cum’a namazını eda ediyoruz…

İçerisinde huzur bulacağınız kutlu bir mekân…

Burası, “hal diliyle…” tefekkür salınağı…

***                 ***

Yol arkadaşımız Şener Bulut’un teklifi var;

Hem İlçe’nin Kaymakamına ve hem de Belediye Başkanına;

“Darende’de Somuncu Baba Vakfiyesi…”

Maşallah, gönülleri okşayan bir büyük külliye…

Darende’nin tebessüm eden yüzü oluvermiş!

Şener Bulut bizlere,  “Darende…” örneğini veriyor!

Ve sözlerine ekliyor,  Palu; altyapısını hazırladığı zaman;

Her yıl, “bir milyon misafiri ağırlar…”

Bu sözün içerisinde nasıl bir ufuk seziyorsunuz?

Bir milletin, “kendi tarihine ve manevi iklimine yönelişi…”

Bu coğrafyanın, göz alıcı, gönülleri okşayan;

“Muhteşem bir kilim deseni…” mevcut!

Var mısınız, birlikte ona “ilmik atmaya…”

***                 ***

Tarihi mekânların her biri, “kimliktir…”

Her birinin, “derin bir hafızası…”

Her birinin,  “yaşanmış hatıraları…”

Tarihler, Belek Gazi’nin Selçuklu Hatunu Ayşe Hatun ile

“Palu Kalesinde evlendiğini…”

Ve düğünlerini de, “bu kalede yaptığını…” belirtir.

Palu’yu her biri, “tarihin şahitleri…” mekânlar;

Büyük bir tevazuuyla, “sessiz bir çığlığı…” yaşar gibiler!

“Cemşit Bey Külliyesi…”

Haydi, gel,  “zamanı bir daha tefekkür et!” dercesine;

Geçen her yolcuya, “çağrıda…” bulunuyor!

Ve büyük bir edeple gezimize devam ediyoruz!

Ayakta kalmaya çalışan; “Hanlar, Köprüler, Mescitler, Hamamlar…”

Asırların nağmesi olmuşlar… Sizlerle dertleşiyor gibi!

***                            ***

Palu’yla birlikte ilk hafızalara; “Allah dostları…”

“İnsan-ı Kamiller…” gelirler!

Onlar, “bin yıl İslam’a hizmet etmiş bir milletin…”

20. ve 21. Asrı da kuşatan “manevi zırhlarıdır…”

“Mevlana Halid-i Bağdadi” (1779- 1827)

Osmanlının, ‘gerileme…’ sürekli kan kaybettiği bir dönemdir.

Bu, “Allah dostları…” bütün ömürlerini, “ilme hasredecekler…”

Toplumu ihya için, “seferber…” olacaklar!

Bu büyük Veli, Şeyh Abdullah Dehlevi’den  icazet alacaklar…

Ve, “5 ayrı tarikata halife olacaklar…”

Bunlar, “Nakşibendî, Kadiri, Sühreverdi, Kübrevi, Çeşti”

Mevlana Halidi Bağdadi Hazretleri; 19. yyda,

 "Son arzum dindir, dinin kemali;

 Ve kuvvet bulması için de dünyayı isterim."  diyerek,

Allah Resulünün yolunda bir büyük gayretle,

İlim ve hikmet sahibi öğrenci yetiştiren Mevlana Halidi Bağdadi,

  bunları İslâm ülkelerinin muhtelif merkezlerine gönderiyordu!..”

İşte, o merkezlerden birisi de, Palu’dur…

Anadolu’da, bu coğrafya ’da, Mevlana Halid-inin onlarca talebesi,

 Yıllar öncesinden ‘manevi teçhizatla geldiler…’

Bunlar arasında Şeyh Ali Septi, Mahmut Samini,

 Ve İmam Efendi isimlerini söyleyebiliriz…

 Her biri, ‘gönüller yapmaya’ veya ‘kırılan kalpleri onarmaya’ geldiler…

Coğrafyayı, manevi anlamda imar ve ihya ettiler!

***                 ***

Yahya Kemal Beyatlı,

“Eski cemiyetin ruhu aşktı,

 Şairleri aşka ve aşkın tecellileri olan şevke ve hasrete tad verdiler.” 

O ruh, hayatı güzelleştirmiştir.

 O ruh, eşyaya ve onun tecellilerine bir asli gaye ile bakmıştır.

Dil, dürüst olunca;

 Vücudun bütün azaları da dürüst olur kaidesi,  hayatı mükemmelleştirmiştir. 

Yunus’un, “Yaratılanı severi, Yaratandan ötürü” sözünde;

yetmiş iki millete aynı gözle bakan” sevgi derinliği vardır.

***                 ***

Palu’da bir gün; bir ömre bedel güzellikte ve de verimlilikte geçti.

Tarihin tekrar uyanışına şahitlik ettik…

Bütün dillerde, “güzel bir niyet ve istikamet…”

“Köklü bir maziden daha güçlü bir geleceğe…”

Elbette, bir azim ve aynı zamanda da irade meselesidir.

 

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.