REFERANDUMA GİDERKEN REFERANSINIZ KİM?


 REFERANDUMA GİDERKEN REFERANSINIZ KİM?

                                                             Bedrettin KELEŞTİMUR

İkiyüzlü/ riyakâr olacaksın!

Türkiye’nin şefkat elini iteceksin!

Merhamet diline karşı homurdanacaksın!

25 Eylül’de, referanduma gideceksin…

Sormazlar mı sana, “referansın Kim!”

Sormazlar mı sana,  “ihanetin bedelini!”

Öyle ki, “ateşle…” oynuyorsun

Coğrafyayı içinden çıkılmaz; “büyük bir kaosa…” taşıyorsun!

Sormazlar mı sana,  “Türkiye’nin yardımı olmasa…” ayakta durabilir miydin?

Sormazlar mı, “sığındığın ilk liman…” hangisiydi?

Bütün hesaplar/ veya defterler, yeri ve zamanı geldiğinde;

Açılacak ve önüne konulacaktır!

Allah katında da, kul katında da; “hesabın ağır…” olacaktır!

İhanetin,  “milletine ve alemi islam’a…” olmaktadır!

Bir bilebilsen…

Gözünü ve basiretini bir açabilsen!

Tarihin yapraklarını şöyle bir çevirebilsen…

Kur’an’ın ifadesiyle; “Allah’ın ipine tutunabilsen!”

Körolası,  “nefsin/ veya heveslerin…” seni esir almış!

Öyle bir, “kahrolası…” tuzağın içerisinde çekiliyorsun ki?

Yapacağın hatalarla, “tarihe adın…”  nasıl yazılacak?

Sadece inancımızın emrini ifade edelim;

“zulmedenler/ zalim zorbalar bizden değildir!”

İnancımız, “zulüm kendi sarayında; yaktığı ateş içerisinde helak olacaktır!”

İnancımız, “bir zulüm üstlenen elbet zarardadır!”

***                                       ***

 Tarih ilmi, geleceğe ışık tutar.

Tarih ilmi, aynı zamanda; “sosyal mühendislik…” alanıdır.

Günümüzde sıklıkla kullanılır oldu; “Fırat Havzası…”

Bizim tarihimizde iki önemli, “Havza…” vardır.

Birincisi, Ata yurt’ta yer alan,  “Maveraünnehir Havzası!”

İkincisi ise, Anayurdumuzun  “belkemiği…” olarak da ifade edilen;

Ses ve Kültür Irmağı olarak da nitelendirilen, “Fırat Havzasıdır!”

Her iki havza da tarihi, “Türkmen Yurdu…” olarak bilinir!

Harputlu onun için, “Hoyrat Vadisi…” der.

Tarih İlmi, Fırat Havzasını; “Medeniyet Havzası” olarak da tanımlar.

Özellikle Okurlarımdan, Nurettin Ardıçoğlu’nun; “Harput Tarihi…” eserini,

Ve özellikle de,  “Selçuklu Tarihimizin…”  en önemli kaynak şahsiyeti;

Prof. Dr. Osman Turan’ın,

“Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti”

“Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi

“Selçuklular ve İslamiyet”

“Selçuklular Zamanında Türkiye”

“Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi”

“Türkler Anadolu’da”

Bunlar, her birimizin okuması gereken “temel kaynak eserlerdir”

Şurası bir gerçek ki, “tarihi bilmeyenler…”

Evet! Ne ecdadını bilirler ve ne de, coğrafyasını…

Bir de, bakarsınız,  “250 yıllık bir devlet…”

“Başınıza küheylan kesilmiştir!”

Sıkılmadan da, “sizlere ders vermeye…” çalışırlar.

Lütfen,  bu coğrafyanın “aydınları!” olarak dersimize iyi çalışalım

Masamızın üzerinde,  “Büyük Selçuklu Devleti” haritası bulunduralım!

O, “haritada…” ilk göze çarpan ne olacaktır?

Irak’ın da, Suriye’nin de; “Türkmen Yurdu Olduğu!” gerçeğidir.

Cumhuriyet Hükümetlerinin, “kırmızıçizgileri…” vardı!

Kerkük ve Musul, “Misak-ı Milli Sınırları…” içerisindeydi!

Şam, Lazkiye, Hama, Humus, Halep ve Rakka…

Önemli Türkmen Şehirleridir!

Suriye’de başlayan, “iç savaşlardan sonradır ki…”

Bir kısım insanlarımız,  “Suriye’yi daha yakından tanımaya…”

“Tarih ve Kültür Varlığımızı…” görmeye başladılar!

***                                       ***

Ortadoğu Haritasını, “cetvellerle…” Batı Dünyası belirledi!

O haritayı,  “sömürge coğrafyası…” olarak da,

Kendi aralarında,  “taksim ettiler!”

Bölünmüş, İstila edilmiş bir Ortadoğu Coğrafyası…

O coğrafya,  “daha da ufalanmak…” isteniyor?

Irak ve Suriye’nin bölünmesi, “Türkiye’yi tehdit etmektedir!”

Hedef,  “sınırlarla oynamak…”  coğrafyayı bütünüyle istikrarsızlaştırmak!

İsmi ne olursa olsun;

“Ilımlı İslam…”

“Arap Baharı…”

“Büyük Ortadoğu Projesi…”

Küresel, Sömürgeci Güçlerin ortaya koyduğu, “sistemin ayaklarıdır!”

Bu coğrafyada sağlıklı bir mücadele verebilmemiz için,

Kendi tarihi köklerimize yöneleceğiz…

Coğrafyayı kendi insanımıza iyi tanımlayacağız…

Batının, “aşağılık senaryoları…” acımasızca devam ediyor.

Bütün çığlıkları, “Sevr’i tekrar horlatmak!”

Bu milletin iradesi karşısında, “inşallah ezileceksiniz!”

***                      ***

Mehmet Özbek, bu coğrafyanın kültürünü o kadar zarif bir şekilde anlatıyorlar ki;

 “Bu vadideki hoyrat esintileri,  altı yüzyıldır Harput Kalesi’nden uzakları,

Çok uzakları gözleyen ve bağrına basma tutkusuyla yanan Belek Gazi’nin özlemiydi.

Hoyrat esintileri, Artukoğulları’nın mutlu günlerinden başlayan

Ve ölünceye kadar birbirini unutmamaya söz vermiş kardaşların veda öyküsüdür.”

Harput’lu önce Kerküklüyü uğurladı. “Gadan alam unutma atanı” dedi

Ve arkasından ağır ağır kaleye çıktı, bir bilge kişi gibi oturdu,

 Burca ve “şeher yolu”na bakarak intizarda bulundu;

“Çak felek/ Hançeri al- çak felek/ Düşmanları güldüren/ Düşmandan alçak felek”

Özbek, hüzün perdesini aralayarak; “Asaletiniz “divan”da;

İnsanlığınız “Beşiri”de, “muhalif”te gizlidir.

Çocuklarınızın adı “şirvani”, “mesnevi”, “muçula” olsa dahi

 Bunların aynı kandan geldiğini sakın unutmayın.

Ama onların ruhlarının şad olabilmesi için, Sen “kürsü başında” sen “sıra gecesinde”

Sen de “Çayhane bucağında” türkülerinizi söyleyip hoyratlarınızı çağırmalısınız.

Ben tarihim, yapraklarım solacak, yırtılacak ve kaybolacaktır bir gün.

Ama dünya var oldukça, hoyrat ve türkülerimiz sizi yaşatacak ve aziz kılacaktır.”

Fırat, aynı zamanda bir büyük “medeniyet havzasıdır!”

Bu havzanın yüzölçümü, “120 bin km2’dir”

Havzanın cazibe konumunda, “Harput/ Elazıp..” yer alır.

Harput’taki, “hoyrat esintisi…”  Fırat boyunca uzanır!

Öyle bir esintidir ki Fırat’ı, “ses nehri…” yapacaktır!

“Harput-Urfa-Kerkük…”  aynı dili söyler!

***                       ***

Biz Anadolu’yuz…

Anadolu’nun kanatları var!

Biliriz ki, kanatsız uçamaz!

O kanatlar, kâh Kafkaslara ve ötesine kadar uzanır…

O kanatlar, kâh Balkanlara; “evlad-ı fatihan yurduna…” kadar uzanır…

O kanatlar, kâh, Kerküktür, Musuldur…

O kanatlar, kâh Haleptir…

Harput’ta bizler,  “ağıtlarla ve de hoyratlarla…” sözleşir, dertleşiriz!

Irak, bizim derdimizdir…

İçimizde kanayan yaramızdır!

Kimseler, “yaralarımızı…” bir daha deşmeye kalkmasın…

Kimseler, bu milletin “ahını…” almasın, efendim.

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.