SAĞDUYU


  SAĞDUYU

              Bedrettin KELEŞTİMUR

Tarihin en sıkıntılı dönemlerinden geçiyoruz

Anadolu,  ‘şehitlerini’ uğurluyor!

Ateşin düştüğü yerde,

Ocakların söndüğü yerde,

Gözler, dolu dolu…

Yürekler paramparça…

Coğrafya’m, için için,  ‘kan ağlıyor’

Ülkemde topyekûn,  ‘fitne ateşi’ yakılmak isteniyor

İnsanımda, ‘güven bağları’ kırılmak isteniyor

Siyaset, ‘kilitlenmek’ isteniyor

Ufuklar,  ‘karartılmak’ isteniyor

Bu ülke, “şer ittifakla” karşı karşıya!

Bu ülke,  “sömürgeci- istilacı güçlerle” karşı karşıya!

Velhasıl,  “zor bir geçitteyiz!”

Tarih bir daha,  “tekerrür ederek” yazılıyor!

Her halükarda,  tarihi iyi okuyalım!

Aynı hatalara, tekrar tekrar düşmeyelim

780 bin km2’lik vatan coğrafyamızda;

78 milyon insanımızla,

Malazgirt’ten Çanakkale’ye uzanan,

“9 asırlık tarihi birlikte yazan”

Bir milletin mensupları olarak,

“Geleceği birlikte inşa edeceğimizin”

Akıl, İz’an ve Vicdan dersinde olduğumuzu düşünelim.

O düşüncemizde, 

“İnsan, millet, vatan, bayrak, ezan…” kaygımız olsun!

O düşüncemizde,

“Güveni, emniyeti, merhameti, şefkati…” okuyalım!

O düşüncemizde,

“Sevgiyi, aşkı, rağbeti, gönül dilini…” yaşayalım!

Bütün bunlar bizleri,

“Sağduyuya…”

“Sorumluluklarımıza…” götürecektir.

Sağduyu bütün vicdanlara seslenir;

“Türk- Kürt bir gövdenin iki dalıyız

Bu coğrafyanın şanıyız, alıyız”

Tarihi birlikte yazdık,

Kültürü, taşa ve toprağa birlikte kazdık!

Her şeyden önemlisi,

Bizim dilimiz, “Tevhit Dili…”

Bütün yakarışımız,  “o dille” oluyor.

Anadolu insanında bir de,

O dilin boyadığı,  “tarihi bir duruş!”

Küfür duvarlarını yıkan da,

O semavi/ kutlu duruş oldu!

O duruş, Anadolu insanına,

Mükemmel bir, “sabrı”

Mükemmel bir,  “morali”

Mükemmel bir,  tahammülü” verdi!

Gerçekte, “bölücü terör”

O sabra,

O tahammüle,

O yüksek morale, “tarihi boyunca yenildi”

Kur’an buyuruyor,  “sabır, en büyük cihattır”

Sabrı, her zaman için,

Heybetli bir duruşu olan, “dağlara” benzetirim!

“Dağlar Hey!” diye çağırışımızda,

Kastettiğimizde,  “sabırdır!”

İnşallah, bu millet ‘bölücü terörü’

Sabır ve Sağduyusuyla yenecektir.

Kur’an, Allah Resulüne;

“Seni biz koruyacağız”

Kur’an, Allah’ın Kitabını,

“Biz koruyacağız” buyuruyor.

Bütün yüreklere sesleniyorum,

“Bin yıl İslam’ın bayraktarlığını yapan,

Bu milletin ve coğrafyanın koruyucusu…”

Hiç şüphe olmasın ki, Yüce Yaratıcıdır!

İnancımız,  “İnanıyorsanız, sizler galipsiniz” buyuruyor.

Asrın en büyük dersi, “Çanakkale Mahşeri”

Hayatımızın yegâne, “tefekkür dersi”

***                       ***

12 EYLÜL DARBESİ!

Günümüzden, 35 yıl önce…

12 Eylül 1980 tarihinde,

“12 Eylül Darbesi gerçekleştiriliyor”

27 Mayıs 1960 darbesi,

12 Mart 1971 muhtırası,

Ve ardından 12 Eylül 1980 darbesi…

Her on yılda bir, “darbe sözlüğü”

Şüphesiz ki, ‘darbe’ bu millete yakışmayan bir kavram!

Siyaseti, “idare etme”

Siyaseti,  “uzlaşma”

Siyaseti,  “İdare etme” sanatı olarak;

Bu milletin hafızalarına çok iyi bir şekilde kazımalıyız.

Siyaseti, “yüksek bir ahlak” örgüsü olarak,

Siyaseti,  “milli bir tefekkür” olarak,

Siyaseti,  “erdemli insan yetiştirme” sanatı olarak,

Siyaseti,  “insanı ve devleti yaşatma” ideali olarak,

Siyaseti,  “ihtilafta rahmet vardır” inancından hareketle,

Bu milletin, “geleceğini inşa ve ihya” olarak tarif edebiliriz.

Siyaseti, “yönetemeyen bir demokrasi” anlayışına,

Siyaseti,  “kısır çekişmelerin odaklandığı”

Bir konuma taşıyarak, ‘kilitlemeyelim’

***                       ***

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

12 Eylül 2010 tarihi,

“Anayasa değişikliği ile ilgili olarak,

Türkiye’de anayasa değişikliği referandumu yapıldı.

Sandıkta sonuç olarak “evet” kararı çıktı”

O dönemde Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın kullandığı bir ifade,

“Yarın yazacaklar, darbecilerin becerdiğini,

Milletin iradesiyle seçilenler beceremediler.” Diyecekler.

Türkiye’de, “anayasa süreci” nasıl, nerede başladı?

1808 tarihinde, “Sened-i İttifak”

1839 tarihinde,  “Tanzimat fermanı”

1856 tarihinde, “Islahat fermanı”

1876 tarihinde, “Kanun-i Esasi”

1921 tarihinde, “Teşkilat-ı Esasi”

1924 tarihinde,  “1924 Anayasası”

1960 tarihinde, “1961 Anayasası”

1982 tarihinde,  “1982 Anayasası”

Siyaset ne kadar, ‘itiraz ederse etsin’ hala yürürlükte olan,

“1982 anayasası”dır.

***                       ***

TARİHTE 12 EYLÜL

1937 - Dersim İsyanı'nın lideri Seyit Rıza teslim oldu. Seyit Rıza yargılama sonucu 15 Kasım'da idam edildi.

1940 Fransa'da 4 genç, 17 bin yıllık resimlerin bulunduğu Lascaux Mağarası'nı keşfetti.

1943 - Almanlar Benito Mussolini'yi hapishaneden kaçırdı.

1956 6-7 Eylül Olayları davası başladı.

1963 - Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında ortaklık antlaşması imzalandı.

1975 - Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Kıbrıs konusunda Türkiye aleyhine karar verdi.

1977 - 32. Uluslararası Halk Oyunları Yarışması Fransa'nın Dijon kentinde yapıldı.

1980 - 12 Eylül Darbesi gerçekleştirildi.

2006 Diyarbakır'ın Bağlar beldesinde meydana gelen bombalı saldırıda, 8'i çocuk olmak üzere 10 kişi öldü ve 15 kişi yaralandı.

2010 - Anayasa değişikliği ile ilgili olarak 2010 Türkiye anayasa değişikliği referandumu yapıldı. Sandıkta sonuç olarak 'evet' kararı çıktı.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.