ŞAŞARIM


 ŞAŞARIM

Bedrettin KELEŞTİMUR

İnsanı, insanlık değerlerinden çıkaran yollara;

Yollara sapmasına şaşarım!

Aklı ve gönlü, “nefisleri uğruna terkedenlere…” şaşarım!

Yaratılışını, ondaki mutlak güzellikleri; “inkâr edenlere…” şaşarım!

İlmi, Hikmeti, İrfanı; “cehalete…” tercih edenlere şaşarım!

Orta (vasat) yol dururken; “ifrata yönelenlere…” şaşarım!

Şaşkınlığımın en büyüğü, “zulmü…” ve “zorbalığı…” marifet sayanlaradır!

Şu fani âlemde insanlığa, “kötü çığırlar açanlara…” şaşarım!

İkbal, şan ve şöhret uğruna, “dostlarını terk edenlere…” şaşarım!

Bir başkasının sırtından, “asalak geçinmeyi…” marifet sayanlara şaşarım!

Hak, Hukuk, Adalet ve erdemlikleri, “itibarsızlaştıranlara…” şaşartım!

Asık ve somurtan yüzlere, “onların hallerine…” şaşarım!

Yeryüzünde, “kibirle, gururla, öfkeyle…” yürüyenlere şaşarım!

İnsanlara, “merhamet etmeyenlere…” şaşarım!

Boyasını, “Kur’andan almayana…” şaşarım!

Nimete şükretmeyene,

Kadir kıymet bilmeyene,

Hak Hukuk tanımayana,

Helal ve Haramı birbirinden ayırmayana şaşarım!

“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap var!” şuuruna ermeyenlere şaşarım!

“Hayır ve iyilik pınarlarını…” kurutanlara şaşarım!

“Komşusu açken tok yatanlara…” şaşarım!

“İstismara…” o çirkef dolu kapıları açanlara;

Ve onlara “çanak tutanlara…” şaşarım!

Acıları paylaşmayan, “dertlenmeyen gönüllere…” şaşarım!

Araba bozanlara,

İkilik çıkaranlara,

Gıybet ve İftira edenlere,

Fitne ve fesat peşinde koşanlara,

Laf getirip götürenlere,

Husumet besleyenlere,

Selam ve Kelamı kesenlere,

Güzelim “adet ve geleneklerimizi…” terkedenlere şaşarım!

Hicapsızlığa, iffetsizliğe, “saygısızlığa ve sevgisizliğe…” şaşarım!

“Üretmeyen zihniyete…”

“Asalak yaşamayı…” marifet sayanlara şaşarım!

“İsrafa…” o bataklığa gömülen anlayışa şaşarım!

“Biz…” olmayı bir türlü başaramayan topluma şaşarım!

Bu dünyada, “kendisini hesaba çekmeyenlere…” şaşarım!

Tarihten, “ders almayanlara…” şaşarım!

İnsanı, insanlığı; O Kutlu İklimi, “yaşamayanlara…” şaşarım!

Marifet, “insan-ı kâmil…” olmak;

O yolun özleminde “nefes…” tüketmektir.

Zirveleri terkedenlere; “nefis ve heveslerine…” uyanlara şaşarım!

Şaşkınlığımız bizlere, “tefekkür dersi…” verdi

Birlikte, “nerede” veya “nerelerde…” olduğumuzu düşünelim

Hiç değilse, “gözümüzü, gönlümüzü, ufkumuzu, basiretimizi…” açık tutalım

*** ***

GÜLLER AÇSIN

İsterim; güller açsın, gün üstüne

Ilık rüzgârlar essin, güz üstüne

Bedri, selam verilsin, baş üstüne

"Gönülden gönüle muhabbet konsun” (bk)

 

BİLİRİZ

Biliriz, nefis duvarını yıkmayı

Sabırla, merdivenlerden çıkmayı

Katre olup, deryalardan akmayı

"Gayret bizden, Tevfik Allah"dan dile (bk)

 

ESKİ DÜNYAMIZDAN

O eski sokaklar, hoş sohbet yüzler

Kapısı avluya açılan evler

Avlusunda; lale, sümbül, nergisler

Eski dünyamızdan kalan ödevle (bk)

 

ESKİYİ YAD EDELİM

Nail Bey'i yerinde bulamadım

İzzet Paşa'dan haber alamadım

Ruhumu ısıtan o eski evler

Issız kaldı sokaklar kalamadım.(bk)

 

DEĞİŞTİ ADRESİ

Hatıralarım da, Turan Gazetesi

Adımlarım da, Gazi Caddesi

Ne Saray Sineması kaldı, ne Gölcük

Eski dünyamızın değişti adresi.. (bk)

 

GİTTİ DER

“Dünya’sına, aldırma dünyasına”

Göz değil gönülden gelen yaşına

Sevda dediğin bir lokma aşına

Uzanan narin eller gitti der (bk)

 

PAŞA'M GİTTİ

Vakit akşam hüzünlü bir ses gelir

Sükutun çığlığı “Paşa’m gitti!” der

Aramıza “âli bir makam!” gelir

Aç gözlerini "bir nefes gitti" der.. (BK)

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.