ŞEHİDİN VAR, ELAZIĞ


 ŞEHİDİN VAR, ELAZIĞ

ŞEHİTLERİN VAR, TÜRKİYE…

                              Bedretttin KELEŞTİMUR

Coğrafyayı vatan yapan şühedanın, derviş gazilerimizin aziz ve muallâ ruhları için…

Malazgirt’tan Çanakkale’ye… Kocatepe’den Sakarya’ya o kutlu yolculuğu…

Ve günümüzde,  “Sevr’i Hortlatmak isteyen…” Küresel Güçlere; 

Onların içimizde kadar sızan şer odaklarına…

Fırat Kalkanı Harekâtında,  “dersler verdik!”

Afrin’de, “destan yazıyoruz!”

Türkiye’yi kuşatmak isteyen,  “terör canavarına…”

Onları himayesine alan/ besleyen, “küresel şer güçlerine…”

Bir millet, “bayraklaşıyor…”

Kahraman asker,  “abideleşiyor!”

Girilmez dedikleri kaleler,  “Birer birer alınıyor!”

Afrin, yedi cepheden; “hilal takdiğiyle…” kuşatılıyor!

Gaza meydanalrında,

“şehidin var, Elazığ!”

“Şehitlerin var, Türkiye!”

Elazığ, gönül coğrafyamın müstesna şehri!

İlmiyle, irfanıyla, edebiyle maruf olan şehri!

Afrin’den, “Şehidimiz Fevzi Gürsu…”

Şehidimize ithaf ettiğimiz şiirimizde şöyle seslendik;

“Eevzi’yle kutlandı, bütün gönüller

“GÜRSU”lar akar, “Firdevs Cenneti”nde

Girdin mi bahçesine, açmış güller

Şehadetin ‘vatan’ emanetinde

 

Şehadeti, Menbiç; Belek Gazi’nin

Yolunda yürüdün, soylu mazinin

“Bayrakları Bayrak Yapan” yazı’nın

Değsin alınlarımız minnetinde

Olsun akınlarımız şehadetinde…” (BK)

***                                       ***

Mevlana cami avlusunda,

Sükûtun kıyam halinde.

El bağlamış saflar, tekbir aşkına.

Binler, bir yürek; gözler sade bir ufuk.

Perde ötesi hakikat, şehadet mutlak güzellik!

Ölüm, bir asude bahar!

Bir seher duasıyla başlar şehidin yolculuğu!

Dudaklar açılır semaya;

Omuzlarda Mehmet, taşınır vatan!

Eller yürekte, yürekler omuzda!

Saflar, safileşir bir ruh atlası!

Gelincikler açar, dağlar üstünde!

;“Nerde bir sabır taşı görsen orda!

Ordayım der Mehmet’im, nöbetteyim”

***                       ***

Şehadet eder, yer ve gök, ‘şehitler ölmez’ diye!

Gökte ki yıldızlar gibi donatır vatan semasını!

Eller açılır semaya, bir içli yakarışa bütün gönüller

Hep bir ağızdan âmin derler;

“Yarab! Rahmetinle yargıla deriz

 Yaramıza merhem ol sargıla deriz

“Senden geldik, sana dönücüleriz”

 Garipler safında sorgula deriz.”

 

Anadolu, ‘şefkatin pınarından çağlar’ adın!

Çağlara ders verir rağbetin!

Sende ki rağbet; bir ulu heybet!

Sendeki rikkat; bir ulu hayret!

Diler Mevla’dan; toprağın kanla, irfanla yıkanmasını!

Diler, adının daim şehitlerle anılmasını!

Böylesine ulu bir dileği; dualarla paylaşır, Mevlana Camii

Omuzlarda,  “Fevzi Gürsu…”

Tekbir sedalarıyla,  “SEVGİ RIHTIMINA…” taşınıyor!

Ne ala, şehitlerimize,  “bayrak insan…” diyorum!

Şehitlerimizle, “ALPEREN EDASIYLA…” yürümek istiyorum!

Tarihim, Süleyman Şah mekânına…

Tarihim,  Belek Gazi’nin mekânına…

Tarihim,  “Mercidabık’taki ruhaniyete…”

Bürünmek istiyorum!

***                       ***

Anadolu, İslam’ın muallâ coğrafyası…

Bu coğrafya’da,  12.yy’dan itibaren;

“Medine havasını…” teneffüs eder/ soluklarım!

Anadolu,  ‘muhabbeti’ derin bir coğrafyadır…

Şunu gayet iyi hissederim,

Bu coğrafyanın çok güçlü, “manevi, koruyucu/ zırhı” vardır!

Sıklıkla ifade ederim;

1071 Malazgirt’ten yola çıkarak,

1915 Çanakkale’ye yolculuk ediniz…

Lütfen,  o ruha aşina olunuz!

Kederlenmeyiniz ve de endişelenmeyiniz

Yüce Allah(cc) Kur’an da nasıl ki,

“Zikri (Kur’an) biz indirdik. Onun için Zikri

Biz koruyacağız” (Hicr, 15/9)  emri ilahisi…

Allah’ın Resulüne atfen inen ayette de;

“Allah seni insanlardan koruyacaktır.” (Maide, 67) emri ilahisi,

İslam’a bin yıl hizmet eden bu coğrafyayı da…” koruyacaktır!

Bundan “EMİN OLUNUZ…”

Yeter ki, bütün varlığımızla “Hakk’a teslim olalım!”

***                                       ***

ŞEHİTLİK MAKAMI

Kur’an da, “şehitlerle ilgili” 10 ayet geçiyor.

“Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. 

Fakat siz sezemezsiniz” (2/154)

Bir başka ayette de, “Rableri katında mızıklanmaktadırlar.” (3/169)

O şehitler, kendilerine verilen “nimetle sevinçlidirler” (3/170)

Kendilerine ulaşamayan kimselere; eş, dost ve yakınlarına da;

“Hiçbir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler” (3/170)

İki güzellik vardır;  “gazilik veya şehitlik”

Bunun dışında, farklı şeyler aramayalım!

Hak yolundan gayri yolları kendimize tercih etmeyelim…

Makamların en kutlusu,  “şehitlik” makamıdır!

Kendi varlığınızı,  ‘geleceğin yaşaması’ için feda ediyorsunuz!

“Abide Şahsiyetler” derseniz, “şehitlerimiz” derim…

Bu coğrafya hala,  o makamlarla “yücelişleri” seçiyor!

Bu coğrafya hala,  o makamlarla bizlere,  “geleceği” müjdeliyor!

Bu coğrafya hala, o makamlarla bizlere, “geleceğin tarihini” yazıyor!

Lütfen bu coğrafya insanından tek bir şey isteyeceğim;

“Sabrı, Sükûtu, Sadakati ve Şükrü…” sürekli eda edelim…

***                                       ***

Bir imtihandan bir diğer,  imtihana yürüyoruz!

O imtihanlar bizlere ‘uyanık olunuz’ diyor

“Bir olun, diri olun, iri olun” diyor

“Sabır da bir kutlu imtihandır” diyor

Şehadet,  “coğrafyayı vatan yapan…” imtihan!

 Elazığ’da,  “Mevlana Camii Avlusu…”

O avludaki manevi ruhaniyete, “tekbir sedalarıyla”  teslim olduk!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.