ŞEHİR VE SU’


 ŞEHİR VE SU…

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

Muş’un üç büyük zenginliği…

İlki,  Coğrafyayı bizlere vatan yapan, 

“Malazgirt…” o muhteşem zafer!

Çanakkale kadar önemli…

İkincisi,  “Murat Nehri…” gibi çok önemli bir kaynağa sahip oluşu

“şehir ve su…” birlikte düşünülür!

Su; rahmet, temizlik ve de medeniyettir.

Üçüncüsü,  “Muş Ovası…”

Türkiye ile birlikte ilk aklımıza;

Çukurova gelir… Daha sonra, Konya Ovası…

Üçüncü büyüklükte ki ova ise,  “Muş Ova’sıdır.

İşte sizlere,  “üç önemli…” adamakıllı proje

Malazgirt’te,  “Malazgirt Zafer Müzesi…”

Öyle bir müze tezyin edelim ki, “Malazgirt’i iyi okuyalım!”

Malazgirt’te, soluklanmak; “coğrafyayı soluklamaktır!”

Bu bağlamda diyoruz ki,

Malazgirt’e,  “tarih ve kültür müzesi…” yakışır.

Öyle bir müze tezyin edelim ki,

11. yy’a,  bütün alanlarda bizlere ayna tutsun!

Şunu gayet iyi biliyoruz ki,

11. yy’da İslam âlemi; “medeniyetin zirvesinde…”

Ona birlikte; “tanış…” olalım

Tarihi, kültürü, sanatı, edebiyatı, bilimi,

Ve irfan dünyasını birlikte okuyalım…

Ve gelecek nesillere; o aydınlık yüzleri taşıyalım.

21.asırda,  “iletişim teknolojileri…” o kadar gelişti ki;

Müze anlayışını da, o yüksek teknolojiyle bezeyebiliriz!

Malazgirt’i yaşamak;  “9 asrı birlikte tefekkür…” etmektir.

1071’lerden 1453’lere olan kutlu bir yolculuk…

O yolculuk nihayetinde; “kendi köklerimizde…”

Anavatan’da bizleri, “Kurtuluş Savaşıyla…” buluşturacak

***                             ***

“Şehir ve Su…” birbirleriyle nasıl bütünleşiyor, değil mi?

Muşlulara sesleniyorum?

İşte sizlerin, “Murat’ı…”

İşte, sizlerin en büyük zenginlik kaynağunuz

Yıllarca, asırlarca; “sular akmış, bizler gözlemişiz…”

Artık, Muş’un; büyük projelere ihtiyacı var!

Murat Nehri,  “kalkınmanın anahtarı…” niye olmasın

Türkiye’nin en nezih, “Botanik Parkı…” burada kurulabilir!

Avrupa’da, “içinden kanal geçen şehirler…”

“Amsterdam, Hamburg, Londra, Paris, Venedik,

St. Petersburg, Köln, Heidelberg, Bangkok”

Nehir ve Su; O şehirlere muhteşem bir estetik kazandırmıştır!

Muş Şehri böyle bir projeyi “geleceğe…” niye taşımasın ki…

Doğunun incisi niye olmasın ki…

Bu bir, “niyettir…”

Bir, “iyi niyet…” projesidir!

Olmayacak diye bir şey de yok…

***                 ***

“Muş Ovası…”

Elazığ’dan Muş’a gelişinizde; Muş Ova’sına girdiğinizde;

Kilometrelerce sizlere bir göz zevki, bir gönül ferahlığı veriyor!

Gözleriniz, “ufka…” dalıyor!

“Yeşil ve Mavi…” en sevdiğim renk armonisi…

Her iki renkte de, “huzuru ve barışı…” doyasıya yaşarım!

O güzelim, “Muş Ovasını…” ne kadar değerlendirebiliyoruz!

Bir söz vardır,  “kulaklara…” küpe olabilecek;

“Ne bir damla suyu boşa akıtalım,

Ve ne de bir karış toprağı boş bırakalım”

Sözün özünü söylemek gerekirse;

Muş, Ovasıyla birlikte bizlere “çalışma azmi…” veriyor!

***                             ***

Muş’ta, “Harafene…” diye bir kavram vardır!

Halkın, “güzel ve nezih havalarda…”

Su boylarında,

Ova’nın engin düzlüklerinde,

Gerek aile olarak,

Gerekse, “arkadaş gruplarıyla…” yaptığı geziler.

Şehrin bunaltıcı kalabalığından insanımızı çekip almak;

Onlara,  “yeşil örtüler içerisinde…” gezi alanları kazandırmak!

Özetle de, “Murat Vadisini…” kültür güzargahına dönüştürmek!

***                 ***

Alparslan Üniversitesi, Muş için en önemli bir kaynaktır!

O kaynağı,  “ilmin, hikmetin, marifetin, irfanın…”

Kaynağı olarak da düşünebiliriz!

Üniversitelerimizi, “ilim ve irfan meclisi…” olarak değerlendiririm.

Edebiyatı, Sanatın yedi rengini de, “ilim muhiti…” besler!

Özellikle de, Muş Basını; “kültür, sanat ve edebiyata…”

Daha fazla yer vermeli…

Bu konularda,  “üniversitemizle…” işbirliği içerisinde olmalıdır.

***                 ***

Son bir hafta, Muş İlimizi gözlemledim…

Özellikle de, “insanımıza…” tebessüm eden bir şehrimiz!

İnsanında, “azmi, gayreti, zevki, hevesi, iradeyi…” gördüm!

Muş İlimiz, “değişime ve gelişmeye…” açık bir ilimiz

Elazığ-Muş Buluşmaları çerçevesinde;

Her iki ilin, Valileri, Belediye Başkanları, Rektörleri,

Ticaret Odası Başkanları, STÖ Temsilcileri,

Ve Basını biraraya gelmişlerdi…

Bu vesilelerle; Malazgirt Zaferinin 937. Yıldönümü kutlamalarına;

25-26 Ağustos 2008 tarihinde katılmıştık…

Bu vesilelerle; Muş Kar Festivaline, 8-9 Mayıs 2009 tarihinde katılmıştık…

Hafızalarda yer alan, “Muş-Elazığ Buluşması…”

20-21 Şubat 2009 ve 25 Ağustos 2009 tarihinde gerçekleşiyordu

Bütün bu gözlemlerle, sizlerle düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Ve şunu da ifade etmek isterim;

Muş ilimizle Elazığ İlimiz arasındaki, “tarihi buluşmaların devamı…”

En büyük dileğimizdir.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.