ŞEHİTLERİMİZİ ANACAĞIZ!


16 Aralık 2016 Tarihinde, Saat, 19,30’da

Elazığ Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde;

Elazığlı, “şehitleri- gazileri için…” biraraya gelecekler

O gün, bu şehir; “ete-kemiğe büründüm!” diyecek

Orada, “sükûtun kıyam halini…” yaşayacak!

Orada,  “en ulu makamı…”

Orada,  “perde ötesi hakikati…” tefekkür edecek

 Orada,  “eğil de kulak ver…” sedasına irkilecek!

Şehitler için Hz. Kur’an; “Onlara ölü demeyin…”

İlahi terennümü daha yakından hissedecek!

Orada,  “coğrafyayı vatan yapan…” şehitlerin manevi huzurunda olacak!

***                                       ***

Büyük Veli Seyyid Taha bir halifesine şöyle diyorlardı;

"Halka önce işaretle muamele et, bu fayda vermezse ibare ile (söz ile) söyle.

Bu da fayda vermezse, ondan yüz çevir. Sen birinden yüzünü çevirirsen,

Resulullaha kadar bütün "Silsile-i aliyye" büyükleri ondan yüz çevirir."

Bütün bunları niye dile getirmek istedim; bu coğrafya taşıyla,
toprağıyla mukaddes!

Edirne’den Hakkâri’ye, Şemdinli’ye kadar;

‘odunu aşk, ocağı gönül’  bir muhterem, bir muallâ diyardayız!

 ‘Kökü Yesevi dergâhında, gövdesi bizlere bina olan’ bir kutlu coğrafyadayız!

Bu kutlu coğrafya, “ihanete…” izin vermez/ vermeyecektir!

***                                       ***

Bu coğrafya’da,  12.yy’dan itibaren;

“Medine havasını…” teneffüs eder/ soluklarım!

Anadolu,  ‘muhabbeti’ derin bir coğrafyadır…

Şunu gayet iyi hissederim,

Bu coğrafyanın çok güçlü, “manevi, koruyucu/ zırhı” vardır!

1071 Malazgirt’ten yola çıkarak,

1915 Çanakkale’ye yolculuk ediniz…

Lütfen,  o ruha aşina olunuz!

Kederlenmeyiniz ve de endişelenmeyiniz…

Yüce Allah(cc) Kur’an da nasıl ki,

“Zikri (Kur’an) biz indirdik. Onun için Zikri

Biz koruyacağız” (Hicr, 15/9)  emri ilahisi…

Allah’ın Resulüne atfen inen ayette de;

“Allah seni insanlardan koruyacaktır.” (Maide, 67) emri ilahisi,

“İslam’a bin yıl hizmet eden bu coğrafyayı da…” koruyacaktır!

Yeter ki, bütün varlığımızla “Hakk’a teslim olalım!”

Hissetmek, o asil hislerle; “SEVR MAĞARASINI…”  tefekkür ediniz;

Allah’ın Resulü (asv) Hz. Ebubekir (ra); “KORKMA…”

O biricik, “hikmet pınarlarından çağlayan söz…”

İstiklal Marşımızın, “ruhaniyetinde…” yerini alacaktır.

***                                       ***

İTAAT NOKTASINDA!

Nisa Süresinde buyruluyor;

“Allah’a ve Peygambere itaat edenler, işte bunlar,

Allah’ın kendileriyle nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle

Ve iyi kimselerle beraberdirler. Bunlarsa ne güzel birer arkadaş!”

Kur’an’ın “ipine sarılmak” ne demektir?

Bu ayetin işaretiyle daha iyi anlıyorsunuz değil mi?

Bir insanın, “şahadeti” istemesi ne kadar evla bir gaye!

O gaye elbette ki, “din için, ezan için, millet için, vatan için” olacak!

Her şeyden de önemlisi, “kalbi ve hasbi” olacak!

124 binden fazla Sahabe vardır!

Bunlar,  “insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en hayırlı ümmetidir”

Acaba,  Sahabelerden ne kadarının makamları, “Mekke ve Medine’dedir?”

Onlar,  O kutlu insanlar, “gökyüzündeki yıldızlar” misali,

Bütün ömürleri, “Gaza meydanlarında…” geçmiş.

Manevi harçlarıyla,  ‘yeryüzünü kuşatmışlardır!’

Anadolu Coğrafyası,  bu manevi harcın en fazla tahkim edilmiş cazibe merkezidir.

Bu coğrafyada insanımızın aldığı en fazla isimler arasında;

“Allah Resulü ve Ehli Beyt isimleri…” çağrılır!

O çağrı, ne kadar vefalı ve de “yürekten gelen içli”  bir çağrıdır!

Bu millet askerinin ismine, “Mehmetçik” demiştir?

O ismiyle, İnşallah İslam’ın nöbetindedir…

***                       ***

ŞEHİTLİK MAKAMI

Kur’an da, “şehitlerle ilgili” 10 ayet geçiyor.

“Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler.

Fakat siz sezemezsiniz” (2/154)

Bir başka ayette de, “Rableri katında mızıklanmaktadırlar.” (3/169)

O şehitler, kendilerine verilen “nimetle sevinçlidirler” (3/170)

Kendilerine ulaşamayan kimselere; eş, dost ve yakınlarına da;

“Hiçbir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler” (3/170)

İki güzellik vardır;  “gazilik veya şehitlik”

Bunun dışında, farklı şeyler aramayalım!

Hak yolundan gayri yolları kendimize tercih etmeyelim…

Makamların en kutlusu,  “şehitlik” makamıdır!

Kendi varlığınızı,  ‘geleceğin yaşaması’ için feda ediyorsunuz!

“Abide Şahsiyetler” derseniz, “şehitlerimiz” derim…

Bu coğrafya hala,  o makamlarla “yücelişleri” seçiyor!

Bu coğrafya hala,  o makamlarla bizlere,  “geleceği” müjdeliyor!

Bu coğrafya hala, o makamlarla bizlere, “geleceğin tarihini” yazıyor!

Lütfen bu coğrafya insanından tek bir şey isteyeceğim;

“Sabrı, Sükûtu, Sadakati ve Şükrü…” sürekli eda edelim…

Yürüyüşümüz,  “ebedi hayat” için olacak…

O zaman şunu göreceğiz, “bu dünyanın da bir anlamı!”

Bizleri,  “gaye ve ufuk insanı” yapacaktır, vesselam

***                                       ***

Kabaklı Hoca’nın o güzelim nezih mısralarında;

“Karanlık çevrem dışıdır

İrfan ilen eğleşiriz

Şairler sofran başıdır

Sohbet ilen bilişiriz

Sevda padişah işidir

Usul iken sevişiriz…”

16 Aralık 2016 Günü, Saat 19,30’da;

“Şairlerimizle…” birlikte olacağız

Şairlerimiz bu coğrafyanın,  ‘inanç yüklü kervanıdır!’

O mısralarda, , ‘kanın kurtarıyor tevhidi!’

 ‘Kanımız Hakk yolunda sebil’

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Allah Resulü (asv) buyuruyorlar; “şiirde, hikmet var!”

Şairin şiiriyatında; İlham Kaynağında; “Hz. Kur’an…” var.

“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı”

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.