ŞEHRİ YÂR DERİM


 ŞEHRİ YÂR DERİM

                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Harput’un, “dünya tarihi miras listesine…” alınması!

Kim tarafından?

Tabiatıyla, “UNESCO…”

İlk adım, Ankara’da; Ankara Vakfı ve Belediyesi birlikteliğinde atıldı!

09 Mayıs Tarihinde de, Saat, 20.00’de Elazığ Kültür Park’ta;

“Harput UNESCO Yolunda İstişare…” toplantısındaydık.

Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’ın yönettiği toplantıya;

Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu, F.Ü. Rektörü Prof. Dr. KutbeddinDemirdağ,

ETSO Başkanı İdris Alan, Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ,

Gönüllü Kuruluş temsilcileri, Öğretim üyeleri, kurum müdürleri,

Şehrimizin kalem ve kelam sahibi aydınları ve gazeteciler katıldılar…”

Bu toplantı da şunu gördüm; Harput’ta, “müthiş bir sinerji…” bulunuyor!

İnsanları, ortak bir ideal etrafında biraraya getirebiliyor!

Harput’un, “birleştirici…” özelliğini düşündüm?

Çok yüksek bir manevi iklimi mevcut!

Sizleri, kendisine cezbedebiliyor.

Öncelikle Harput musikimizdeki, “mensubiyet şuurunu…” düşündüm?

 “Musiki, insan unsuru, iklim ve coğrafya…” içiçedir.

**                                         ***

Bizim Musikimiz, fevkalade güzellikler ile birlikte;

“Mensubiyet şuurunu…” tefekkür dünyası ile birlikte taşımaktadır.

Harput, dolayısıyla Elazığ insanını bu yörede sıkça okunan makamlarla,

Kendisiyle tıpatıp örtüşen bir tarifi ortaya çıkarabiliriz.

Elazığ’da, en fazla okunan makamlar;

Rast Makamı, insana sefa verir…

Hicaz Makamı, İnsana tevazu verir…

Hüseyni Makamı, İnsana sulh verir…

Saba Makamı, İnsana şecaat verir…

Uşşak Makamı, İnsana neşe verir…

Elazığ insanın; “yapısında, meşrebinde, toprağında…” neler var?

Elzığ insanı;  “rahat, sakin, cesur, tevazu sahibi…”

Ve en dikkate şayanı, “iç ve dış dünyasında sulhu arzulayan bir kimliğe sahiptir”

İşte, Elazığ’da en fazla okunan “makamlar”

Ve o makamlarla birebir örtüşen, “Elazığ insanının kimliği…”

Yahya Kemal bizi ve dünyamızı o kadar güzel tarif ediyorlar ki,

“Çok insan anlayamaz eski musikimizden

Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden”

Harput, sadece musikisiyle, “bütün gönülleri…”  fethedebilir!

Buna inancım sonsuzdur.

***                       ***

Konuşmacıları dinlerken şu ifadeler ruhumu kapladı;

“Şehri yâr derim Harput İline

Sevdası alır götürür sırlara

Sırlar ilhamdır, şairin gönlüne

Gönül ırmağı akar asırlara

 

Ey gönül bil, çözmeye geldim seni

Yaratan ne güzel çizmiş deseni

Sözler; usül usül anlatır seni

Fikir ilmeği dokur nesirlere”

***                       ***

Harput, 1085 tarihinde fethedilir…

Malazgirt Zaferinden, “14 yıl sonra…”

İstanbul’un fethinden; “368 yıl önce…”

Harputla birlikte ilk hafızalara gelen isim;

“Belek Gazi’dir…”

Belek Gazi Kimdir?

Destan Şairimiz, NY Gençosmanoğlu’nu dinleyelim;

Destan Şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu şiirinde;

“Artuk Beğ’in torunu

 Behram Beğ’in oğluyum!

Ve Kayı Han’dan öte,

Oğuz Han’a bağlıyım!

Altay’da, Ötüken’de,

Obalı, otağlıyım…

Urum’u fethe geldim,

Aslen Tanrıdağlıyım!

Harput kalesi tahtım,

Sancaklıyım, tuğluyum!..”

***                       ***

Tarihçiler Belek Gazi için ne diyorlar?

“O Selahattin Eyyubi ve Kılıç Arslan mesabesinde…”

Bir Büyük Kahraman…

Selçuklu Sultanı gönderdiği tarihi fermanıyla;

Belek Gazi’yi Anadolu’ya, “Başbuğ!” olarak tayin edecektir.

Belek Gaziyle birlikte, Harput’un sınırları;

“Kuzeyde Erzurum’dan Güneyde Halep’e kadar…” uzanır!

Tarih gözlerimin önüne bir daha geliverdi;

BelekGazi, 1124 tarihinde;

 “şimdiki Menbiç Kalesini kuşatırken şehadet şerbetini içecektir.

Menbiç, halen Suriye’de; “stratejik bir özelliğe…” sahiptir.

***                                       ***

Harput’ta,  “Selçuklu ve Osmanlı mimarisi...” içiçe kaynaşmıştır!

Harput, 1836 tarihinden itibaren büyük bir ihmalin kurbanıdır!

Harput’tan Mezire’ye göç, bu şehre çok pahalıya mal olmuştur!

Bunun adına,  “tarihi suikast…” derim!

Ta ki, 2005 yılına gelinceye kadar; “Harput kaderine terk edilmiş!”

Son on yıl zaman diliminde Harput’, “kan verilecektir!”

Bu kanın ismi, “tarihi yeniden inşa…” hareketidir

Elazığ insanı, “tefekkür dünyasına…” yönelecektir!

***                                       ***

Harput, coğrafyanın; “ses bayrağıdır!”

Söz ve sohbet mekânıdır!

Ayet, Allah kendilerine nimet verdiği peygamberlerle,

Sıddıklarla, şehitlerle ve iyi kimselerle beraberdirler.

Bunlarsa ne güzel bir arkadaş” (Nisa, 69)

Ahi Musa’dan, İmam Efendiye…

Arap Baba’dan, Çapakçur’a…

Feti Ahmet Baba’dan, Beyzadeye…

Mevlana’dan Genç Osman’a…

Manevi iklimi sizleri derhal kuşatacaktır!

Harputla ilgili her adımınız; “iç huzuruna ve güvene atılan…” adımlardır!

O adımlarla; “tarihe, geleceğe birlikte emin ve kararlı yollar alıyoruz!

***                                       ***

Harput,  Fırat Havzasının da,  “gönül tahtı…” ve kalesidir!

O havza bir büyük, “medeniyet…” havzasıdır.

Harput’taki, “Hoyrat esintisi…” bütün nağmesiyle birlikte;

“Kerkük’te ve Halep’te…” duyulur.

O duyu da, “coğrafyanın duyguları…” filiz vermektedir.

Hem de, o kadar güçlü bir şekilde ki…

Harput’tayız; bu şehrin manevi rıhtımında…

Merhaba diyoruz,  “her güzel ve güçlü girişimcilerimize…”

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.