SES DÜNYAMIZ!


 SES DÜNYAMIZ!

                                  Bedrettin KELEŞTİMUR

5 Aralık 2015 tarihi, MANAS Gönül Evindeyiz…

Bugün, Udi Doğan Sever’i, onun musiki dünyasını konuşacağız…

“Beste Çalışmalarını…”

Ve, neticede, “azmin başarısını…” konuşacağız.

Bugün aynı zamanda,  Türkiye’nin ve Türk Dünyasının,

En ilkeli, en uzun soluklu, Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarının da,

“23. Yıldönümü…”

Tarihi, Sanatı ve Edebiyatı buluşturan bir gündeyiz…

Hatırlanacağı gibi, Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarının 1.si,

“5 Aralık 1992 tarihinde, Av. Fikret Memişoğlu” anısına yapılacaktı.

Elazığ’dan,  “ses bayrağımız…” dalgalanacaktı!

Sanatçısı, sanat eserleriyle bir şehir, “ayağa kalkacaktı!”

Elazığ,  “tarihi buluşturan…” şiirin Başkenti olarak anılacaktı!

Şairimizin dilinde, “Asya’nın gül bahçesi” olacaktı.

***                 ***

Sanatı ve Sanatçıyı tarif ederken,

O tariflerde, “kâinatın diliyle konuşan” bir zevk ve estetik yakalıyoruz.

1990’lı yıllardan itibaren, bu şehrin “sanatta ve edebiyatta yükseliş yıllarıdır!”

Sanatkâr, “seçtiği malzemeyi toplar, birleştirir, bir kompozisyon haline getirir, inşa eder”

Sanat,  “bir anı devam ettiren, şimdiki hale devamlılık veren kimsedir.”

Ve sanat eseri, “geçmişle gelecek arasında bir bağ;

Cihanşümul bir hayat ile ferdi hayat arasında bir köprüdür.”

D. Biddey ne diyorlar; “Cemiyet ile kültür, birbirinden ayrılmaz”

Sanat eseri, “bir toplumun manevi dünyasından aktarılan edebiyat yorumlarıdır”

O yorumlarda, “ilmi, hikmeti, marifeti…”  yaşayabilirsiniz

***                 ***

MANAS gönül evinde, “21 Kasım 2009 tarihinden itibaren” bir çalışma başlatıldı

Belki de,  bu çalışma format olarak, 81 Vilayetimizde bir ilkti!

Bu formatın akışında;

R. Mithat Yılmaz’ın, şairlerin, “eserleri üzerinde edebi eleştiri…”

Udi Doğan Sever tarafından,  “bestelenen eserler…”

Ve bu eserlerin “Naci Sönmez,  Doğan Sever, Nihat Gazezoğlu,

Paşa Demirbağ ve F. Ahmet Deniz” icra edilmeleri/ yorumlanması!

Bütün bu çalışmalar,  bir büyük/ devasa esere dönüşecektir,

“Notaların Kanatlarında Elazığ”

***                             ***

Udi Doğan Sever, bütün bu emeklerin, “mükâfatını da…” yaşayacaktır.

EFED’in, Kültür Bakanlığının katkılarıyla açtığı,  “Beste Yarışmasında…”

Doğan Sever, “Mansiyonla…” ödüllendirilecektir.

Önce, sabır. Bir adım ötesinde, fedakârlık…

Bir sonraki basamakta,  “kendilerine olan özgüven…”

Başarıya/ veya başarılara, “inanmış” olması,

Doğan Sever’e, haklı olarak “ödül” getirecektir.

Bu, “sanata tebessüm eden” şehrin ödülüdür.

***                 ***

“ Harput-Elazığ ve Kültürüne Dair

Bestelenen Yeni Türküler”

ELFED’in, Kültür ve Turizm Bakanlığıyla yürüttüğü Proje…

Salih Turhan tarafından kalıcı bir esere dönüşüyor.

Bizler, Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarının,

“Beste Yarışmalarıyla Zenginleştirilmesini”

Son iki yıl içerisinde, Günışığı Gazetesi’ndeki köşemizde,

“Gündeme…” taşıdık!

Bu şehir için Prof. Dr. Sadık Kemal Tural Hoca,

“Şiirin Başkenti” ifadesini kullandılar.

Bir yerde, “edebiyatımızın zevk ve estetik sanatı”

Şiirin, gücü ve de hikmeti konuşuluyorsa,

O yerde, “gönül tellerini titretecek” nağmelerde yükselmelidir!

Rahmetli Sadi Somuncuoğlu’nun güzel bir sözü vardır;

“Biz musikimizle, onun gücüyle tekrar dünyaları fethedebiliriz!”

O tarihi Mostar Köprüsünü yıkanlara karşı şu ifadeyi kullanmıştım;

“Maddi olarak o köprüyü belki yıkabilirsiniz ama;

“Mostar Türküsü”  gönüllerde o kadar yer etmiş ki,

İşte onu yıkmanız imkânsız…”

Şu mekânda, “MANAS Gönül Evi’nde Yankılanan Ses…”

O kadar güçlü ki, bu ses; “gönül nağmeleri, asırların içli feryadı” olacak, inşallah!

***                             ***

Doğan Sever’de, “tebessüm eden bir yüz ifadesi…”

Bu yüz ifadesini, kendilerini sanata veren her insanımızda görebilirsiniz.

Onlar, sürekli “tefekkür halindedirler”

Onlar, “eserden müessire…” bir yolculuk halindedirler.

Onların kalemleri, “yüreklerinin diliyle” yazarlar!

O dilde,  “ilham ve hikmet” vardır.

O sebepledir ki, sanatta; sanat eserinde,

Sanatkârın güçlü nazarları yansımaktadır…

O nazarlar, bu milletin ‘gönül bağlarını’ güçlendirir.

Harput ikliminin manevi tesirlerini oluşturan sebeplerde buradadır.

O, “Hoyrat Esintisi…” bal yapan arıya benzer!

Fuzuli’yi, Harput’a getiren o nağmenin gücüne bir bakınız!

Ve sizlerde, yüreğinizden bir kıvılcım yakınız da,

Asırları, o gönül ateşiyle tutuşturunuz.

Gazi Atatürk’ün güzel bir sözü vardır;

“Her şey olabilirsiniz; hatta cumhurreisi bile olabilirsiniz,

Ama asla sanatçı olamazsınız”

Burada, sanatı ve sanatçılarımızı bir daha alkışlamak istiyorum.

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.