SES VE TEFEKKÜR


SES VE TEFEKKÜR

                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Kâinat, sestir!

Kâinat, şiiristandır!

Kâinat, insanın emrine verilmiş mükemmel bir saraydır!

Ses, bir titreşimdir…

O titreşimle meydana gelen dalgalardır.

Tabiatta titreşen her şey ses dalgaları meydana getirir.

Ayet, “…onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar;

Gözleri vardır, onlarla görmezler;

Kulakları vardır, onlarla işitmezler.

İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar.” (A’râf, 179)

Ayet, “Bu dünyada kör olan kimse, ahrette de kördür;

Üstelik iyice yolunu şaşırmıştır” (İsra, 72)

Göz körlüğü, kalbi bir körlüktür!

“Kâinatı tefekkür edemeyen bir göz…” kördür!

“Ondaki sesi alamayan kulak…” sağırdır!

Ayet, “Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı anarlar;

Göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler” (Ali İmran, 191)

Dinle kâinatın sesini, onda ‘huzur bulursun’

“Suların şırıltısını,

Arıların fısıltısını,

Yaprakların hışıltısını,

Aşılayıcı rüzgârların esişini…”

“…Kuşları ve tesbih eden dağları…” (Enbiya, 79)

“Yedi kök, yer ve bunlarda bulunan herkes O’nu tesbih eder.” (İsra, 44)

“Yankısını arayan seste…” ilahi bir nida vardır;

“Allah kullarına kâfi değil mi?” (Zümer, 36)

O halde, “Eğil de kulak ver, kâinatı sesini dinle”

O seste nefeslenir, kalbi sükûn bulursunuz!

O seste, kâinatın diliyle konuşursunuz!

O seste, “asırların feryadını” duyarsınız!

O seste,  “sessiz çığlığın ritminde…” bir vuslat şarkısı!

“Ses…” dirilişin ifadesi!

Tıpkı, suların toprağın derinliklerinde yürüyüşü gibi.

“Ses…”  Aklın, fikrin, zikrin, kalbin, vicdanın ürünüdür!

Mü’mindeki ses, “dilinin söylediğini, kalbi tasdik eder…”

O seste, “arınır bütün yürekler…”

O seste, kutlu bir boya; bütün renkler o sedada kümeleşirler!

Allah’ın Resulü, “Biz Uhud’u severiz, Uhud’da bizi…”

Sesleniş, “dağa, taşa, toprağa…”

Sesleniş,  “ bayrağa,  hürriyete, vatana…”

Sesleniş,  “dile, tarihe, kültüre ve bütün nimetlere…”

Sesleniş,  “O sedayı tekbir, Allah bir diyen…” dillere!

Çoğu defa,  “kulak ver, dinle…” deriz!

Hakk’ın sesini, “duyarak dinlerseniz…” dinlenirsiniz!

Vesselam, ‘huzur’ bulursunuz!

***                       ***

HABER SESTİR; GÜZEL HABER, NEFESLENMEK…

ÇİRKİNLİKLER ABESTİR!

Ayet, “Fe men ya’mel miskâle zerratin hayran yerahu.”

“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür” (Zilzal, 7)

Ayet, “Fe men ya’mel miskâle zerratin şerren yerahu.”

“Kim zerre kadar bir şer işliyorsa onu görecek”  (Zilzal,8)

Zilzal, “deprem…” anlamına geliyor!

Geçtiğimiz gün sımsıcak bir haber, okuyunca içiniz ferahlıyor;

“2015 Nobel Kimya Ödülü” alan Prof. Dr. Aziz Sancar’a güzel bir jest;

PTT Genel müdürlüğü bu günün anısına, “pul…” basıyor!

Ve bu güzel anıyı, “tarihe not düşüyor!”

Mardin’in Savur’da doğan bu başarılı bilim adamımız;

“Devletini, milletini, bayrağını, vatanını sevmekle…”

Bu milletin gönlünde de, “yer almasını” alkışlanmasını biliyor.

Bir daha yürekten kutluyoruz.

Bu millet, “bilge kişilerle…” geleceğe ışık tutacaktır!

***                                       ***

AHISKA TÜRKLERİ!

Birbirimize, “gönül kapılarımızı…” açalım!

Birbirimize,  “yar ve yaren…” olalım!

Geliniz, “nefret dilinin…” önüne duvar örelim!

Geliniz,  “sevgi dilini…” birlikte bezeyelim;

Gayet iyi biliyoruz ki, “sevgi dilinde…” kalp nakışı/ veya atışı vardır.

Bir sımsıcak haber daha;

“Ahıska Türkleri Vatana Dönüyor”

1944 yılları, tarihin yıkım dönemidir…

Hüznün depremidir!

Stalin tarafından öz vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilen Ahıska Türkleri;

Yerinde bir kararla, “Türkiye’ye getirilerek Bitlis ve Erzincan’a yerleştirilecekler”

Burada, “sayı…” önemli değil;

Hadiselere,  “bakış…” önemli!

Bizler, iç ve dış dünyamıza olan bakışımızı;  “hicapla, edeple, vuslatla…” süslersek,

Gönül dünyamızı da,  “kandillerle süslemiş…” olacağız!

“Yeniden Dirilişe…” yürümek,  “tarihimizle ve kültürümüzle…” buluşmaktır!

Aytmatov’un diliyle,  “kendini bul…”

***                                       ***

“BERLİN DUVARI YIKILDI;

BİZDEKİLER HENDEK KAZDILAR

ALINLARINA “UTANÇ” YAZDILAR

Bir yanda, “güzellikler”

Beri tarafta,  “ihanete varan çirkinlikler”

Oğul Ezan deriz, Oğul Kur’an deriz, Oğul bayrak deriz…

Oğul ‘en güzel nimet’ vatan deriz, Oğul ‘hürriyet’ deriz…

Bu coğrafyada, birlikte doğduk, birlikte “bin yıl tarih” yazdık!

Birbirimize ‘hendek’ değil, ortak düşmanlarımıza ‘siperler’ kazdık!

“Bir olduk, diri olduk, iri olduk; İslam’a bayrak olduk”

Bir büyük sevda, bir büyük yürekle, “kanatlandık asırlara…”

Zaman, “zaferlerle taçlandırdı…”

Coğrafyayı, birlikte “vatanlaştırdık…”

Biz, “ete kemiğe bürünmüş” bir milletiz!

Şimdi ne oldu da içimize “şivan…” düştü!

“Türk” ve “Kürt” iki emmioğlu!

“Bir gövdenin iki dalı…”

“Kök bir…”

Arada, korkunç bir ‘fitne…’

Gönül bağlarımızı kesmek, “sevdamızı…”  almak istiyorlar!

Asrın firavunları, Nemrutları, Ebu Cehilleri;

“Nefret dilleriyle…” içimizdeler!

“Doğunun Nebi Yürekli Şehirleri…”

“Doğunun Sahabe Meşrepli Şehirleri…”

Sadece bir kelimeden ibaret sözüm olacak, “UYANIN…”

“İÇİNİZDEKİ KADİFE RENKLİ IŞIKLARI SÖNDÜRMEYİNİZ”

****                                    ***

SİBER SALDIRILAR!

14 Aralık tarihi, Türkiye yeni ve farklı bir haberle;

Güne uyanıyordu; “Siber Saldırılar…”

Saldırıların hedefinde, tabi ki, “bu ülke…”

“Türkiye’nin İnternet altyapısını çökertmek…”

Asrımızda, “savaşlara” bakıyoruz!

Sadece,  “cephelerde tankla, topla, tüfekle…” değil;

“Soğuk Savaş…” şartlarını oluşturma; bu bir öncelik!

“Psikolojik yıpratma…” zihin sistemlerini allak bullak etmek!

“Bilgi Kirlenmesi…”

Ve  “Siber Saldırılar…”

“Bilişim Asrında…” bir ülkenin altyapısı!

Velhasılı, “ülke zor bir geçitten…” geçmekte!

Soğukkanlı, Sabırlı, İtidalli olmamız gereken bir dönem!

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.