Sessiz bir gemi süzülür, limandan!


“Sessiz bir gemi süzülür limandan
İmsak vaktidir, ufkumdan yol alır
Sabır, selamet birer cüz imandan
Oruçluya şükür edası kalır…”
Dünkü sohbetimizde, 
“Oruca, Uyanışa, Dirilişe ve Yönelişe; Merhaba…” dedik.
“Merhaba…” kalpleri yumuşatan bir söz, “selamdır!”
O muhabbetle, “rahmet rahmet nur yağan şu kutlu ayda!”
Bir dost insanın deyişiyle, sizlere sesleniyoruz;
 “Bir gül ekin… Ama bu sefer kalbinize ekin bu gülü
Bir sevda tutun, ama bu sefer kalbinizde tutun sevdanızı
Bir hayal kurun, Allah aşkını yerleştiren bir yerin hayalini kurun.”
Dinleyin bizleri,  Ey Dostlar!
“Din nasihattir…” diyorlar, Allah Resulü (asv)
Bütün ömrümüzü, “erdemli sohbetlere…” vakfedelim!
Birbirimize, “nasihatte” ve “dualarda” bulunalım!
Birbirimizi, “sevelim” ve de “sevilelim”
Birbirimize,  “güç” ve de “omuz” verelim.
Bu toplumda, “kin, nefret ve öfke duvarlarını…” yıkalım
Yunus’un dediği gibi, “yetmiş iki millete bir gözle bakmak!”
Bütün marifet nedir?
“Kalbi ve hasbi…” bir niyetle; “gönül gözüyle…” bakabilmek!
Şüphesiz ki, gözünüzün nurunu, hidayetini, hamiyetini artırır.
***        ***
İnancımız buyuruyorlar; “iki günü eşit olan zarardadır!”
Zararlı olan veya “faydasız olan ilimden…” kaçacağız!
Şunu gayet iyi bileceğiz ve de okuyacağız;
“Yarın geçilecek yolları bugünkü nesiller inşa ederler!”
Ayet, “Bu dünyada kalbi kör olan, ahrette de kör ve daha şaşkındır” 
Aman Allah’ım! 
Bütün yakarışlarımızda ne diyoruz;
“Allah’ım! Bu dünyada bizlere hayır ve hasenat /iyilikler ve güzellikler verdiğin gibi,
Öte dünyada da bizlere hayır ve hasenat/ iyilikler ve güzellikler ver”
Bizleri asıl korkutan da, “manevi körlüktür!”
Demek ki, “toprak çoraklaştığı gibi, gönüllerde çoraklaşabiliyor!”
Ve belki de en korkulanı, “kalplerin katılaşması”
İşte, Ramazan ayının “o, aşılayıcı rahmet esintileri…”
İnşallah,  “dirilişimize…” sebep oluyor.
O sebepledir ki, Ey Dostlar “sesimize kulak veriniz…”
Şu fani dünyada, “iyilik ağacı olabilmek” marifetimiz olsun!
Müslüman’ın Müslüman’a,  “edeple…” nazar etmesi!
İlim ve Hikmet dolu sözleri, “kalplerine…” taşımaları!
Ve özellikle de, “birbirlerine şefkat ve merhamet…” etmeleri!
Birbirimize en önemli çağrımız ne olmalı;
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”
***        ***
Bir büyük Veli şöyle der, “insanda arz (yani toprak) gibidir.
O halde bizler insana, “kâinatın özeti /veya özü diyoruz!
Özellikle sağlık konusunda, “kapsamlı kan tahlilleri…” yaparız!
O tahliller, “o değerler…” bizlere sağlığımız açısından ipuçları verir.
Manevi anlamda, “tedavi…” denildiğinde ilk akla “Oruç…” gelecektir.
Manevi bir tedavi için, “okula…”  ve o okulda, derslere tabi tutuluyoruz!
O derslerde, “Kur’an İklimi…” “Muhammed’i bir ruh…” vardır!
Asıl yücelişimizi, “aydınlık ufukları…” o derslerde almaktayız!
Yüce Rabbimiz ne buyuruyorlar; “Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim” 
Oruçla bizler, “Yücelişleri…” seçiyoruz!
“İmsakla birlikte başlayan o mukaddes yürüyüş…”
“Deryalara kürek çeken yürekler…”
Neleri ve neleri bizlere öğretmez ki?
En önceliğinde, “nefis mücadelesi…”
Allah’ın Resulü (asv) buyuruyorlar; 
“Allah’ım, beni göz açıp kapayıncaya kadar bile, nefsimle baş başa bırakma” 
Oruç ibadetinde bütünüyle, “nefsi terbiye…” vardır.
O terbiyeyle, hayatımız bütünüyle güzelleşir;
İnsanımız, “erdem sıfatlarla…”
Kur’an’ın emrettiği; “ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim!”
Ayetindeki, “özüyle…” buluşmaktadır.
Bu ne kutlu bir buluşmadır.
***        ***
Oruç ibadetiyle, “sabrı ve merhameti…” birlikte yaşarız.
Beled Süresinde Yüce Rabbimiz buyuruyorlar;
“Veya bir açlık gününde akrabalığı olan bir yetimi,
Veya toz toprak içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır”
“Sonra (bütün bunları yaparken) iman edenlerden,
 Birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden
Ve birbirlerine merhameti tavsiye edenlerden olmaktır”
Sıklıkla ne diyoruz, “sabır sonu selamettir”
Sabır,  bir ilaç derecesinde; tesirlidir, tedavi edicidir.
Oruç ibadeti, bütünüyle “sabır öğretisidir…”
O öğreti, insanı olgunlaştırır; “manevi bir kıvama…” taşır.
Sabır, Mü’minin “iç ve dış alemde cihadıdır!”
***        ***
Allah’ın Resulü buyuruyorlar, “Rabbim beni terbiye etti!”
İki Cihan Saadeti, “Ümmeti! Ümmeti!” dedi…
Bütün şefkat nazarlarını, “ümmetine çevirdi…”
Nurani ve hikmetle dopdolu bir, “ışık yağmuru…”
Ne mutlu bizlere ki,
Oruç ibadetiyle “o kutlu nazarlara…” muhatab oluruz!
O ilahi kaynakla beslenir,  onunla ‘bezenir…’ onunla “süslenir…”
Onunla, İslam’ın “boyasıyla…” boyanırız!
Bütün bunları, “takva elbisesi…” olarak da tanımlarız
Acaba, bundan daha büyük saadet var mı?
***        ***
Gönül huzuru içerisinde, “merhaba…” diyoruz;
Ramazan ayının feyzine ve bereketine…
Özlemimizdeki bütün güzelliklere;
“Barışa, huzura, güvene ve de birliğimize…”
Bu ayın hürmetine,  bütün kutlu çağrılara;
Gönülden merhaba diyoruz…
Gün doğumundan, gün batımına uzanan yola;
O yolun bütün kutlu yolcularına merhaba diyoruz.
Ramazanlı/ Oruçlu günleriniz; huzur ve bereketle dolsun.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Eyl

Ağın’da Bir Pazar Günü

25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.