SEVGİYE DOST OLMAK


 

SEVGİYE DOST OLMAK

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

Sözlükte, sevginin tarifine baktım!

İçimdeki ses,  ‘sevginin tarifi gönüllerdedir!’

Onun sesli veya sözlü tarifi eksik kalır!

Sevgiyi, ‘gözyaşında…’ okuyabilir siniz

Gerçekte o gözyaşı, “şefkat damlalarından…” başka bir şey değildir.

Sizler, ‘anne sevgisini…’ bilir misiniz?

Sizler,  ‘Yakub’un yüreğindeki hasret kokusunu…’ alabiliyor musunuz?

Hadis, “babanın evladına duası, peygamberin ümmetine duası gibidir!”

Akarsu misali, saf ve duru bir sevgi…

O sevgi de en kutlu sevgisi, ‘vatan sevgisi…’  ‘neşv ü nemâ’ bulur!

İnancımız, ‘Sıla-i rahim ediniz’ buyuruyor.

Sevgi ağacı,  bizleri nerelerden nerelere getiriyor!

O bağ,  ‘sevgi bağına…’ dost olmak!

Nerhum Fethi Gemuhluoğlu ne diyorlar;

“İnsana dost olmak, fikre dost olmak, coğrafyaya dost olmak,

Tarihe dost olmak, kendi vücuduna dost olmak,

Komşuya dost olmak gibi kademe kademe, ama enteğre,

Bir bütün içinde bütün dostluklar söylenmeye mecburdur.”

“Dostlukta ittifak, koltukta ihtilaf.” vardır.

“Ben yıkık çeşmeler gibi, göçük duvarlar gibiyim”

Sevgi konusunda bizleri uyaran şu hadisi başucumuza koyalım;

“Sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz

Birbirinizi sevmedikçe hakiki imana sahip olamazsınız!”

Asıl bizler, bu sevgi çerçevesine; ‘dost olacağız!’

Hakiki dostluğun çerçevesinde; “göbek bağı…” yoktur!

Ne vardır; “gönül bağı…” vardır

O bağ bizlerden, “güvenilir olmayı…” ister.

Afrin’de, ‘kahramanlık destanları yazan…’ Mehmet’in dostluğu!

İşte o dostluklarla; “coğrafya vatanlaştı!”

O dostluklarla,  “ecdat hatıraları…” muhterem bilindi!

O dostluklardan,  “hoyrat esintileri…” asırları kuşattı!

O dostlukların temel harcında; ‘vefa’ ve ‘fedakârlık’ içiçedir.

O dostluklar, ‘benlik kabuğunu çatlattı!’

Âleme,  ‘biz olmayı…’ öğretti…

“biz olmak!” bu milleti ayakta tutan şuur

Tarihimize bakınız,  “acıları da sevinçleri de…” milletçe paylaştık

Birbirimize karşı olan ‘ülfet bağımız’ arttı.

Şu asırsa, şu günlerde, bütün ısrarımız nedir?

“Sevgiye dost olmak…”

O dostlukta,  Anadolu’yu fetheden ruhu düşünürüm?

“Horasan Erenlerini…”

“Alperen Kültürünü…”

“Ahi Evran Felsefesini…”

“Fetih ve Fütüvvet Dilini…”

Milli Şairimiz o kadar içten seslenir ki,

“Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez”

“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez”

Sevgi de, ona dost olan yüreklerde; ‘selam ve selamet…’ vardır.

O yüreklerde,  ‘kalbi huzur ve güven…’ bulursunuz.

“Sevgiye dost olanlara…” methaba diyoruz.

***                            ***

GÜNDEMDEN…

“Şeker Fabrikalarının Özelleştirilmesi…”

Büyük bir hata,  tarihi bir vebal…

O vebali nasıl omuzlayacaklar?

O hatayı daha iyi yorumlamak için,

“Et ve Balık Kurumlarının Özelleştirilmesi…”

Neler getirdi, neler götürdü, hiç düşündünüz mü?

“35 kombinadan 28’i ya kapandı veya özelleşti”

O kombinalar arasında; “Şanlıurfa, Elazığ,  Kars, Tatvan,

Malatya, Bayburt, Ağrı, Erzincan…”

Doğuanadolu’da yer alan kombinalar…

Bu kombinalar,  “hayvancılığımız için birer koruyucu zırhtı!”

Herbiri, ‘iktisadi enstitü…’ özelliği taşıyordu!

Besiciler için, ‘güven kaynağıydı!’

Şimdi genelde birlikte ne diyoruz?

Et ve Balık Kurumları,  ‘keşke…’ özelleştirilmeseydi?

***                            ***

Herşey apaçık ortada,  “şeker fabrikalarının özelleştirilmesi”

Bizleri,  ‘aynı keşkelerle…’ yüzyüze bırakacaktır!

14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi;

Bunlar arasında; “Malatya, Erzurum, Erzincan, Elazığ,

Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Bor, Çorum,

Ilgın, Burdur, Elbistan,  Muş…”

Şeker, Anadolu Coğrafyasının ‘doğal tarımıdır’

Tarım ve Hayvancılığın, “entegre tarımıdır”

Ne yazık kı, biz o tarımı terkediyoruz!

“Et ve Balık Kurumlarının…” özelleştirilmesi kadar,

“Şeker Fabrikalarının…” özelleştirilmesi tarihi vebaldir!

Şunu altını birlikte çizelim;

Doğu ve Güneydoğu’da; “Devlet üretimde rehber ve öncü olacak!”

Bu coğrafya da,  ‘muallimi…’ olacaktır.

Daha düne kadar,  “kendi kendisine yeten bir ülke…”

Tarım da, Hayvancılıkta,  “ithal ülke…” konumuna düşmüştür.

Tarımda da, Ziraatta da, Hayvancılıkta da,

Kısa ve uzun vadeli stratejilerimiz olmalı…

Şunu iyi bilelim, şu coğrafya; bereketli topraklarıyla en büyük nimettir!

Nimete şükür,  onun kadrini ve kıymetini bilmektir…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.