ŞİİR DÜNYAMDAN; ANADOLU


Âdetimdir, sözün başında Selam;

Sonrası,  muhabbet tadında Kelam!

Bu kavramın kökünde;

Sevgi vardır,

Dostluk vardır,

Kardeşlik Hukuku vardır,

Yarenlik vardır!

Elazığ’daki, “Kürsübaşı” Sohbetlerinin adı;

Diyarbakır’da,  “Velime…” olarak bilinir!

Urfa’da, “Sıra Geceleri…”

Sivas, Tokat, Gümüşhane’de,  “Herfene…”

Gaziantep’te, “Barak Odası…”

Erzurum da ise, “Bar Odası…” olarak bilinir.

Sohbet geleneğinin bütün Anadolu’da;

Değişik isimlerle anıldığını görüyoruz!

O gelenekler bizleri, Elazığ’da Manas Gönülevi’nde;

“Şiir ve Musiki Günleri…” olarak yaşatmaya devam ediyoruz.

Geliniz, ‘mısralarla…’ gönül adımlarıyla Anadolu’yu gezelim…

***                      ***

 

GEZ GÖR ANADOLU’YU

Gez gör Anadolu’yu bir baştan öte başa!

Divriği’den Bursa’ya, bir Ulu Mabet süsler…

Sinan, heybetle büyür, Vatanın nakışında!

Şehir, yaslanır dağa; Cihangir Otağı dağ…

Bolu, Ayvaz, Köroğlu; Toros Karacaoğlan!

Uludağ kıyamdadır, Aziziye rükûda!

Çanakkale Mahşeri, Şüheda niyazında…

Fırat, Harput’ta Hoyrat; Esintisi, Sakarya!

Antep, Şahin bakışlı; Maraş’ta Sütçü İmam…

Mermi, omuzda sancı, Kağnılar, yürür sessiz

Anadolu yüreği; Sabır taşır, İlahi!

Ağırlar, Mevlana’yı; Konya’da Meram bağı…

Revan Yolu, Murat’ın; Ufkunda, Bağdat Kapı

Koca Yunus, gönlüdür; Bozkır Anadolu’nun!

Dört mevsim, yedi iklim;İstanbul, beyaz Lale!

Bir sofra Anadolu; Gönüller Sultanına…

***                      ***

ANADOLU’YU GEZMEK

Tabiatın en cilveli günleri! 

“Renkler tebessüm ediyor! 

Bir ışık seli akıyor,

Maveradan Anadolu’nun içlerine… 

Dağ, vadi, nehir, ova ve gizemli bir güzellik

Bütün ruhunuzu kaplıyor… 

“Anadolu” diyorsunuz; 

Bir vatan coğrafyası için verilen en güzel isim

Sade ve dupduru bir sıfat! 

Kars’tan Edirne’ye kadar, 

Akan onca nehir,

Bu coğrafyayı besleyen şefkat damarları! 

 Ve her damardan yol bulup ışıkla birlikte raks eden

Merhamet şelaleleri! 

Göğe, semaya masmavi kubbemiz dedik; 

Arz’a, arzuhalimiz anlattık, 

Sulh dedik, salah dedik, yol aldık asırlara… 

 Nemrut’ta, İbrahim’i ateşe atan cüreti okuduk; 

Güneşin kızıllığında ısınan dev siluetler… 

Fırat’ta bir başka gizem, 

Yeşilırmak’ta bir farklı haz yaşarsınız! 

Harput Kalesinde, ‘kartal bakışlar’ 

Diyarbakır’da, “Sahabe duruşlu” bir vakar!

Amasya’da, ‘yeşil duvaklar’ 

Söğüt’te bir tatlı rüya olur! 

Bursa, nakış nakış tarihe örgü 

Uluabad’da, kuş seline salınır hülyam! 

Her koyunda, Çakabey’dir Ege’m! 

Kıyılarında yükselir, 

Üzüm bağları, zeytin gözlü menevişler! 

İstanbul, yedi tepesinde yedi karanfil 

İznik, Bursa, Edirne’dir, 

Tarihin raks eden gül endamları 

Anadolu’yum diyen en narin çiçek… 

Erzurum’da bir şelale gördüm, 

Gözyaşı döken bir dilber gibi 

Nerde tuval, nerde Ferhat demeyin… 

Mevlana’dan alın sevda iksirini, 

Bir masal şehrine yolunuz düşerse! 

Dağlara tırmanan dalgalar hey! 

 Mavi yastık gibidir, dört bir yanımda deniz… 

Haki toprağına ayak bastığım aziz yurdum, 

Tarihim sende, talihim uzanır bir ömre bedel! 

Sinan’dır Selimiye, 

Bir masal şehridir, Harran… 

Eğe’nin beyaz incisi, Pamukkale! 

Nevşehir’de, peri bacaları… 

Hem Selçuklu, hem Osmanlıdır, 

İshakpaşa Sarayı… 

Akdeniz, Barbaroslarla daha engin, 

Sahiller, kum taneleriyle daha zengin! 

Yeşil ve mavi nasıl kucaklaşır demeyin? 

Gözlerinize Karadeniz yaklaşır bir deneyin! 

Ordu’da Boztepe, güzelliğe çömert 

Kayseri’de Kültepe, tarihe kaynak! .. 

Bir kutsi hava solur, Balıklıgöl 

Yedi renkli kartpostal gibidir, Eğirdir! 

İznik’te, Selçuklu, Osmanlı kolkola…. 

Taşa şekil vermiş, tarihi siluet Mardin! 

Van Gölü’nde günbatımı… 

Vadilerde, yaylaklarda türkülerim 

Çukurova’da Karacaoğlan, 

Bolu’da Köroğlu’dur… 

Gelibolu’da tarih yazar, 

Tarsus’ta, ‘yedi uyuyanları’ okurum! 

Bir açık hava müzesidir, Harput; 

Balak duruşlu bir vakara sahip! 

Safranbolu da, tarihi mimarim; 

Asil ve soylu duran zarafetim! 

Anadolu, şefkatin nazarları, 

Rahmeti taşıyan damarlar gibi! 

Anadolu’yu gezmek, 

Bir aşk masalı, en güzel hikâye, 

Büyür gözlerinizde sevdalar! 

O sevda, kâh Zümrüdü Anka Kuşu, 

Kâh Taptuk’a varan Yunus yokuşu! 

***                      ***

 

 

ANADOLU’M

Öfkesine yenilmez Anadolu’m

Şefkate sabırla uzanır yolum

 Kanımızla kazınır, toprağın; 

Kılcal damarlarında yürür, yolum

***                                    ***

ULU CAMİ DE...

Harput'ta, Ulucami'de divandayım

Anadolu'da fethin dilindeyim

Meydanlarda, sancaklı ve tuğluyum

Canlarla, civanlarla huzurdayım

 

Ulucami, sen de fethin âlemi

Gül bahçesi'yle donatır Kale'mi

Her taşın şehadet eder, İli'mi;

En yüce duyguların hazındayım

 

Ulucami yanında ulu zatlar

Ruhaniyetiyle yatırlar, yatlar

Kıvılcımlarla toz kaldıran atlar;

Haz aldım, gönüllerin nazındayım

***                                     ***

Anadolu, sen nurdan bir abide 

Şüheda ile anılan kaside 

Adın yaşar, dokuz asır Yesi’de 

Bayrak olur vatan,  Resul izinde!

***                      **

ANADOLU

Odunu aşk,  Ocağı gönül

Seyri mekânı Anadolu

 

Göçle dağlanmış,

Hicapla bağlanmış,

Nefesinde Anadolu

 

Doğu ve batı, cihana köprü

Üzerinde Anadolu

 

Yesevi dergâhında, Kökü...

Sana bina olur, gövdesi...

Âlemi beslersin Anadolu

 

Acılar sende, sevgi

Yaralar sende, mekân

Şefkat fışkırır Anadolu

 

İnledi mi gök, dinlemede..

Çöktü mü yer, inlemede..

Bir başkasın Anadolu

***      ***

Güneşin doğuşuyla, doğrulur..

Yıkılan ufuklara, ümit olur

Fetihler beklersin Anadolu..

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.