Şiirlerimden Bir Demet


İMAN KIVILCIMI
Yetmiş iki millete bir gözle baktım
Besmelesiz hayat şer olur dedim
İman kıvılcımını sözle yaktım
İtikatsız hayat zor olur dedim

Dilim Anadolu, Taptuk kapısı
Erenlerin yolu, Sabır çatısı
Yesevi okulu, gönül yapısı
Aşk dersi cümleye yar olur dedim

Zaman beş dilim, durağımdır benim
Bir garip kulum, dileğimdir benim
Rağbetim ilim, isteğimdir benim
Bu sevda benimle sır olur dedim

Aşk illetim, görebilirsin beni
Dert dolabım, sürebilirsin beni
Gönül çalabım, yorabilirsin beni
Beni bende sormak zor olur dedim

Hüznümüz yürür, asırlar boyası
Nur yağar semadan, saflar duası
Yunus diliyle yürür hediyesi
Şefkatle dolar can, bir olur dedim

Tevazu kanatlanmış, dağ aşmada
Gaye- Ufuk -hür insan çağ aşmada
Sessiz çığlıktır sükût, çığ aşmada 
Dertli kervanıma nar olur dedim

Selam durmuştur Yunus asırlara
Taçlar kurmuştur Yunus nesirlere
Garip sormuştur Yunus kusurlara
Bağış diler, ömre ser olur dedim

Odunu aşk, ocağı gönül tüter
Aşk ilmeği cihana köprü tutar
“Anadolu Yunus” sözü edepten
Cümlesine dili yar olur dedim
***        ***
YESEVİ DUASINI YURT SAYANLAR
Kızaran ufuklar, semalara taç
Şafaktan ötelere, TAN’ ı bekler
Gönül âlemi hoş sedalara aç
Türklüğe şevk olacak anı bekler.

Kale, kale burçlara nişan söğüt
Fetih sırları asrımıza öğüt
Yarab! İmanla bu nesli büyüt 
Bize isim olacak şanı bekler.

Yollar, uzanıp giden yollar sağır! .
Alçalıp küçülen gölgeler, bağır! .
Zirveler, hani o zirveler, Çağır! .
Tuna, Nil öksüz! Fırat canı bekler.


İpek ki, kendi sahibine ölüm
Yumak! Hayata kement düğüm, düğüm
Kalem, kâinata ilahi çözüm
Sırlara aşikâr, o anı bekler.

Çatlayan toprak, bahara işaret
Maya olmuş ona, gönül şahadet
Hasrettir, o dolu rüzgâr ibadet
Ona baş koyan toprak, kanı bekler.

Obalı, otağlı hani kervanlar
Yesevi duasını yurt sayanlar
Göçtüler şarktan garba nice canlar
Gebedir, Türk’e zaman Hanı bekler.
***        ***
YEMEN TÜRKÜSÜNE NAZİRE
Harput’un yüzü nereye dönüktür? 
Hangi ocak, hangi mekân sönüktür? 
Sarıkamış soğuk, Yemen donuktur!
Çanakkale asrın zor meydanıdır!

Dil inlermiş, Zaman inlermiş, Maksat inlermiş,
Sevda inlermiş, Ocak inlermiş!

Harput’ta hergün yürekler yanar. 
Anne öğüdüyle evlatlar kanar.
Dualar, ümide gayeler yakar.
Yemen dertlilerin zor meydanıdır.

Dil inlermiş, Zaman inlermiş, Maksat inlermiş,
Sevda inlermiş, Ocak inlermiş!

Dağlar ötesi acı haber soluklar! 
Oluk oluk hasret akar yollara!
Yollar, gülü saklar diken içinde!
 Emmilerin gitti Harput, 
Ninnilerin ağrılı Harput! 
Bak, bu yollara daha kimler çağrılı Harput!
***        ***
Yarab! . Rahmetinle yargıla deriz
Yaramıza merhem ol sargıla deriz
“Senden geldik, sana dönücüleriz”
Garipler safında sorgula deriz..
***        ***
YAĞMUR DUASI
Bulut bulut aradım gökte,
Dalga dalga nakışıymış meğer

Rüzgârlara arkadaş,
Yıldırımlar, alkışıymış meğer!

Yorgan yorgan serilir semaya,
Hüznümün damla damla akışıymış meğer!

Ne rüzgârsız bayrak, ne bulut isterim
Nemli dudakların yakışıymış meğer!

Ey bulutsuz, garip ve içli geceler,
Hüzzam bir şarkının güftesiymiş meğer!
***        ***
BAŞBAĞLAR'A AĞIT
Başbağlar, başbağlar! 
Kem gözden sakınır, başbağlar! 
Acıyı içine gömer,
Kem sözden yakınır Başbağlar! 
Munzur yaman bir ok gibi
Sızısı kırk göz’den akar! .
Gidilecek yol yok gibi
Hasreti yürekler yakar.
Boz bulanık nehir gibi
Karasu, deli dolu akar! 
Yeşil duvaklı şehir gibi
Eğin, ‘taşa zincir takar’
Kıvrılır bir yılan gibi
Yolları endişe kokar..
Savrulur heyelan gibi
Kan ve barut kokusu çöker! 
Her bir kanadı süs gibi
Kafesten gelen ses gibi
Güneşi örten sis gibi
Damla damla gözyaşı döker...
***        ***
UNUT DİYORLAR
Unut diyorlar, dünü! 
Dünün gölgesi inmesin, bugüne! .
Nasıl unutulur? 
Dünün yaslı düğünü! 
Bugün,
Yaşadığın gün! .
Yarınlara,
İnce zarıyla yuvarlanır.
Su akar, kendi mecrasında! 
Ağaç büyür,kökleri üzerinde! .
İnsan,,Üç-beş damla kan,
Binlerce kaygı-endişe ile gelir dünyaya! 
Mazi, tarih, şuur, fikir ve hafıza! 
Ezel ve Ebed çizgisi üzerinde yürür.
Bir doğru da,
Binlerce, sayısız nokta! 
Aynı ukde üzerinde; 
Acılar, sevinçler, kaygılar, endişeler;
Bir harman olmuş,
Savrulmuş gök kubbeye! 
Gezdin mi bu ülkenin, 
Ad verdiğin dağını, taşını! 
Konakladın mı? 
Vahşi ve yahşi vadilerinde! 
İçtin mi? 
Yaylaklarında soğuk sularını! 
Dinledin mi? 
Kopuz çalan âşıklarını! 
Ney inlerken,
Kendimi bulurum sazın tellerinde! 
Öfkem tırmanır,dağlara, dağlara! 
Hala sıkılmadan,
Unut diyorlar, dünü! 
Bırak hafızanı diyorlar! ..
Dünün hatıralarını! ...
Yazık, yazıklar olsun! 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.