SÖZDE DEĞİL, ÖZDE BİRLİK!


 SÖZDE DEĞİL, ÖZDE BİRLİK!

                                  Bedrettin KELEŞTİMUR

Hz. Kur’an,  “insanı ve insan haklarını”

14 asır öncesinden tarif ediyor.

Batı bu kavramı,  “18.yy’da kullanıyor!”

“Hukuk Devleti…” kavramı da ilk defa,

Allah Resulü (asv) tarafından inşa edilen;

“Medine Şehir Devletinde…” şahit oluyor

Batı, bu kavramı da, “18. yy’da kullanacaktır”

O da,  “emperyal bir dille…”

2 Dünya Savaşı’nda, 

Şu yerküre, “Batının canavarlığına şahit oldu!”

Batı dünyası, O sömürge gözlüğünü günümüzde de çıkarmadı!

Bizim bakış ufkumuzda,  “şefkat ve merhamet…”

İnsanı yaşat ki, “devlet yaşasın” diyoruz.

İnsan kavramıyla,  “hak, hukuk, adalet…” kavramları peş peşe gelir.

Devleti, “millet hayatının siyasi organizasyonu” olarak tarif ederiz

Devlet, bu milletin ‘yüzen gemisidir’

Allah korusun,  “o gemiyi batırmak” milli bir faciadır!

Anadolu halkının, “sağduyusu…”

Sürekli bir şekilde, “Birlik…” vurgusu yapar.

İnancımız ne diyor,

“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”

***                            ***

Hz. Kur’an ne buyuruyor;

“Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın.

 Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın.

Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti.

 İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz.

Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı.

 İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.” (Âl-i İmrân 103)

***                            ***

İslam hukukunun getirdiği, “kardeşlik”

O kadar güçlü,

Kendi içerisinde o kadar dinamik ki;

Öncelikle, “gönüller fethediliyor”

Sonra,  “coğrafya”

Kur’an böyle bir topluluğun tarifini de yapıyor;

“Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden;

Bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır”  (Ali İmran, 104)

***                 ***

AYRILIĞA DÜŞMEK!

Neticeleri itibariyle, “felakettir”

Tarih boyunca da, insanoğlu ‘kendi felaketini, kendisi hazırlamıştır!”

Tarih ilminde, “sebep ve sonuç ilişkileri” rdır.

Bu bir, “illiyet kanunudur”

“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra,

Parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın.

İşte onlar için büyük bir azap vardır”  (Ali İmran, 105)

“Allah’a ve Resulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin.

Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider” (Enfal, 46)

***                 ***

“Mü’min, Mü’minin velisidir”

Birbirimizin, “ayıplarını ve kusurlarını örteceğiz!”

Veya  “ayıp veya kusur araştırmayacağız”

Birbirimize, “selam vereceğiz”

Birbirimizle, “kelam edeceğiz”

Birbirimize,  “tebessüm” edeceğiz!

Birbirimize,  “buğuz veya nefret” etmeyeceğiz!

İnancımız,  “bir vücuda” benzetiyor!

Vücudun bir uzvunun rahatsızlığı, “bütün vücudu” rahatsız eder!

Şu Hadisi,  evlerimizin  “en başköşesine alalım”

Günün beş vaktinde de, “birlikte okuyalım!”

“Birbirinize sırt çevirmeyiniz.

Birbirinize kin tutmayınız.

Birbirinizi kıskanmayınız

Birbirinizle dostluğunuzu kesmeyiniz.

Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz”

Birbirimizle,  “el sıkışmak” kalpteki kini gideriyor!

Birbirimizle,  “hediyeleşmek” sevgi ve muhabbeti doğuruyor!

***                 ***

Şu hadise, ‘toplum bilimcisi’ açısından bakınız;

“Komşusu açken tok yatan benden değildir”

Burada hemen karşımıza,  “komşu hukuku” çıkıyor!

Komşunuz,  “Müslüman değilse” üzerinizde sadece bir hakkı oluyor;

O da, “komşuluk hakkı”

Komşunuz,  “Müslüman’sa”  üzerinizde iki hakkı oluyor;

O da,  “komşuluk” ve “Müslümanlık” hakkı!

Komşunuz,  hem Müslüman ve hem de akrabanız…” ise,

O zaman üzerinizde üç hak birden oluşuyor;

“Komşuluk” “Akrabalık” ve “Müslümanlık” hakkı…

Bu millet, İslam’ı en nezih bir şekilde yaşayan bir millet olmuştur.

Osmanlıyı, 6 asır ayakta tutan da bu şuur olmuştur.

Anadolu’nun fütuhatını iyi inceleyiniz…

“Yesevi terbiyesinde” bu ruhu yaşarsınız!

21. Asır insanımız o ruha muhtaç!

İnsanlık âlemi de, o ruhun açlığını hissediyor!

Her zaman için tekrar ederim;

“780 bin km2’lik vatan coğrafyamızda;

78 milyon insanımızla…”

O ruhun, “uyanışına” kendimizi hazırlayalım.

Hiçbir zaman,  “sözde” çağrılarda veya ifadelerde bulunmadım…

Seslenişimiz,  “özdedir”

Veya “yürekten bir sesleniştir”

Dilimize ve de kalbimize dikkat kesilelim.

“Dil ile ikrar, kalp ile tasdik…”

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.