SULH VE SAVAŞ


 SULH VE SAVAŞ

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

21 Temmuz tarihi…

Tarihin yapraklarını çeviriyorsunuz!

“Sulh ve Savaş”ı birlikte yaşıyorsunuz…

Suikastlar…

İnsana kurulan pusular,

O kadar acımasız ki!

Bir anda,  “insafı darağacına…” asabiliyorsunuz!

Şefkat ve merhametin, “alabora olması!”

Ne kadar tuhaf değil mi?

Tarih ekseninde, bütün bu ikilemleri yaşayabiliyorsunuz!

Gecelerin, ‘çığlığı’ olabilir de;

“Gün ortasında karanlık…”

Aklın terazisi bu ağırlığı taşıyamıyor(!)

***                  ***

21 Temmuz 1905 tarihi…

“11. Abdülhamid’e Yıldız Camii önünde Ermeniler tarafından suikast girişimi…”

Bu suikast ve sonrası yazılanlar ve çizilenler,

O kadar önemlidir ki,

Bir dönemi bizlere bütün çıplaklığıyla anlatmaktadır!

11. Abdülhamid, isyancılara baş eğmeyeceğini

Ermeni Armius Vambery’e,  şu ifadelerle dile getirir;

“Bizden Sırbistan, Yunanistan, Romanya ve Mısır’ı almakla;

Avrupa ellerimizi ve bacaklarımızı kesmişti.

Bütün bunlara karşı, Osmanlı milleti sessiz kalmıştır.

Fakat bir Ermeni Meselesi yaratmak ile bağrımızı deşmek istiyorsunuz.

İşte buna dayanamayız. Kendimizi savunmak zorundayız ve savunacağız!”

***                  ***

11. Abdülhamid dönemi basın tarihimizde,

İstibdat Dönemi (1878-1908)  olarak anılır!

Dönemin birçok aydın ve kalem sahibi,

11. Abdulhamid’in, “İstibdat Dönemi”ne karşı çok sert bir mücadele verirler!

Ve öyle ki, dönemin aydınları,  “yurt dışında da…” gazete çıkararak;

Bu mücadelelerini, Avrupa’ya kadar taşırlar.

İşte, Tevfik Fikret’in, bu suikast sonrası yazdığı,

“Bir Lahza-i Teahhür (biraz gecikme)” isimli şiiri bu döneni çok iyi tasvir etmektedir;

Tevfik Fikret’in, bizlerin ‘hayretle’ karşıladığı o şiirinde şöyle seslenir;

“Ey sayın patlayış, ey intikamcı duman,

Kimsin nesin? Bu saldırışa seni yollayan kim, sebep ne?

Arkanda binlerce gözetleyen varken sen orada yoksun;

Sen görünmeyen, fakat kurtarıcı bir eli andırıyorsun.

Dehşetle, asırların sakat görenek ve batıl ananelerini

Silkinerek milletleri en çetin uykularından uyandırsın.

Ey şanlı avcı, tuzağını beyhude kurmadın;

Attın, fakat yazık ki, yazıklar ki vurmadın!

Bir milleti çiğnemekle bugün eğlenen alçak,

Bu keyfiyetini biraz gecikme anına borçludur!”

11. Abdulhamid, bu kadar büyük bir vefasızlığı,

Kendi aydınının, ‘kirlenmişliğini’ şöyle dile getirecektir;

“Hiçbir namuslu Ermeni, Padişahı’na kast eden eli bombalı ırkdaşına;

“şanlı avcı” diyecek kadar hayasız olmamıştır”

***                  ***

11. Abdulhamid sonrası,  “aydınlar”

“Yusuf’u kuyuya atan kardeşler” misali,

Pişmanlıklarını dile getiren şiirler/ yazılar kaleme almışlar!

İşte, Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın şiirinden birkaç mısra;

“Tarihler ismini andığı zaman,

Sana hak verecek, ey koca Sultan;

Bizdik utanmadan iftira atan,

Asrın en siyasi padişahına.

 

Padişah hem zalim, hem deli dedik,

İhtilale kıyam etmeli dedik;

Şeytan ne dediyse, biz “beli” dedik;

Çalıştık fitnenin intibahına.”

***                  ***

Alman Devlet Adamı, Bismark, 11. Abdulhamid hakkında ne diyorlar?

“Asrımız devlet Başkanlarının akıllarını dağıtacak olursanız;

Bunun yüzde 90’ını 11. Abdulhamid’e,

Yüzde 5’ini kendime;

Ve diğer yüzde 5’ini diğer liderlere veririm!”

***                  ***

Bu ülkeye,

Bu vatan coğrafyasına yapılan “suikastlar” bitmedi!

Biteceğe de, ‘benzemiyor!’

Kur’an ne buyuruyor; “Sürtüşüp çekişmeyin, tartışıp bölünmeyin” diyor!

Bütün bu ikazlara/ uyarılara rağmen;

Birbirimizle amansız bir şekilde, “tartıştık”

Ve bunun acılarını birlikte yaşadık!

***                        ***

Mehmet Akif Ersoy bir şiirinde ne diyorlar;

“Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

“Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

Maalesef! Hiç mi hiç tarihten ibret almaya niyetimiz yok gibi…

Bu millete yazık oluyor!

***                        ***

TARİHTE 21 TEMMUZ

MÖ 356 - Herostratus adındaki bir genç, Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olan, Efes'teki Artemis Tapınağı'nı yaktı..

1718 - Osmanlı Devleti ile Avusturya ve Venedik Cumhuriyeti arasında Pasarofça Antlaşması imzalandı.

1774 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı

1798 - Napolyon'un Fransızlara Kahire yolunu açan "Piramitler Savaşı"

1904 - Transsibirya demiryolu tamamlandı..

1905 - II. Abdülhamid'e  Yıldız Camii önünde Ermeniler tarafından suikast girişiminde bulunuldu. II. Abdülhamid,Şeyhülislam Cemaleddin Efendi ile ayaküstü konuşması sebebiyle arabadan uzakta olduğundan suikasttan yara almadan kurtuldu.

1913 - Türk Birlikleri, Edirne'yi Bulgar işgalinden kurtardı.

1922 - İttihat ve Terakki önderlerinden Cemal PaşaTiflis'te Ermeniler tarafından öldürüldü.

1940 Baltık ülkeleri (Letonya, Estonya, Litvanya), Sovyetler Birliğine ilhak edildi.

1944 - II. Dünya Savaşı : 20 Temmuz'da Adolf Hitler'e başarısız bir suikast girişiminde bulunan Claus von Stauffenberg ve işbirlikçileri Berlin'de idam edildiler.

1946 - Türkiye'de ilk çok partili seçimler yapıldıCHP 396, DP 65 milletvekili kazandı.

1960 Sri Lanka'da başbakan seçilen Sirimavo Bandaranaike, dünyanın ilk kadın başbakanı olma ünvanını da almış oldu.

1970 - Mısır'daki Asvan Barajı 11 yıl süren inşaatın ardından tamamlandı.

1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşının başlangıcı.

1977 - Süleyman DemirelII. Milliyetçi Cephe Hükümeti'ni kurdu.

1981 - Sıkıyönetim Komutanlığı Gırgır dergisinin yayınını dört hafta durdurdu.

1983 - Dünyanın en düşük sıcaklığı ölçüldü: Vostok İstasyonuAntarktika: -89,2 °C.

1998 - TBMM'de yedi milletvekilinin dokunulmazlıkları kaldırıldı.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.