SURİYE’DE GÜVENLİ BÖLGE’


  

SURİYE’DE GÜVENLİ BÖLGE…

                                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Türkiye’nin dışında hiçbir ülkenin;

Genel bir Suriye politikası eğilimi yok gibi!

Suriye’de,  “yaptırıma dönüşecek” bir politika eğiliminin olmaması,

Bu ülkede, “21. Asrın en vahim tablosunu…” karşımıza çıkarmıştır.

Yüzbinlerce insan hayatını kaybediyor…

Tarihi şehirler birer enkaz yığını haline geliyor…

Milyonlarca insan açlık ve sefalete sürükleniyor…

Ve tarihin en büyük “göç dramını…” yaşanıyor!

Türkiye-Suriye 870 km’yi bulan kara sınırı;

Hatay’dan başlıyor; Kilis, Gaziantep, Urfa, Mardin ve Şırnak;

İllerimizle, bu uzun sınırlar kesişiyor…

Türkiye’nin toplam,  “26 sınır kapısı…” bulunuyor!

Bu sınır kapılarının yarısını  “13’ü, Türkiye-Suriye Sınır Kapısı” oluşturuyor.

Bu sınır kapıları; “Cizre, Girmeli, Şenyurt, Ceylanpınar, Akçakale;

Mürşitpınar,  Karkamış,  Çobanbey, Öncüpınar, İslahiye;

Cilvegözü,  Karbeyaz ve Yayladağı…”

O sınırlar şimdi,  “kapalı…”

O sınırların bir kısmına, “duvarlar örülüyor…”

***                 ***

30 yıldır,  terörün ağır faturasını ödeyen bir tek ülke var; Türkiye!  

Suriye’deki, iç savaşla birlikte…” o fatura giderek ağırlaştı!

Her ülkenin, “kaldırabileceği…” bir yük var!

Türkiye, bütün hür dünyaya sesleniyor;

Suriye’den gelen göçler büyük bir drama dönüştü!

21. asrın insanlık dramına…

Sahile vuran cesetler…

Batı dünyası hala,  “küçük hesaplar…” yapıyor!

Ne göçleri kabul ediyor,

Ne de,  kalıcı çözüm yolu arıyor!

Böyle bir tezat, böyle bir çelişki, asrın gerçekten ‘yüzkarası…’

Türkiye ne diyor?

“Ey dünya! Geliniz, birlikte Suriye’nin kuzeyinde; ‘güvenli bölge’ oluşturalım”

O bölgede,  “büyük şehirler…” kuralım!

Bir büyük, insanlık ayıbının önüne geçelim…

Hür dünyaya yakışan da budur;

Kırılan gönülleri onarmak, yıkılan binaları inşa etmek!

Kendi vatanlarında, o insanlara; “yaşanabilir…” bir ülke bırakmak!

***                 ***

Yapılan nedir?

Suriye’de, “kan aksın…”

Suriye’de,  belirsizlik devam etsin…”

Suriye’de, “kaos büyüsün…”

Dahası mı?

Türkiye’yi de, “kendi etki sahası içine alsın!”

İşte,  “Cizre” ve “Sur” örneği…

Burada çıkan silahların, “kimliği…”

Ve dahası, “teröre destek verenlerin” kimliği!

Bu coğrafya kendi tarihinde;

Haçlı Seferlerini yaşadı…

Moğol istilasını gördü…

Çoğu defa komplo teorilerle yüzyüze geldi…

Bir asır öncesinde bu ülke;

“Mondros Mütarekesi” ve “Sevr” yaşadı!

Bu millet, bütün bunları, “İstiklal Savaşı’yla” suratlarına fırlattı!

Bu ülke insanının karşısında en büyük düşman;

“Gaflet ve İhanet…” ve “Cehalet…”

Ve dahası mı,  “hafıza zayıflığı…”

“Dünü çok çabuk unutması…”

İnancımız ne diyor?

Müslüman, “iki defa hata yapmaz!”

Bizler, kaç defa hata yaptık!

Aynı yılan deliğine başımızı defalarca soktuk!

Çığlığımızı, bir adım ötesine taşıyamadık…

İnşallah, Anadolu insanı basiretiyle,

Bugünkü belayı da, başından def edecektir!

Bu milletin düşmanlarını,

İçeride ve dışarıda kurulan tuzakları bertaraf edecektir.

***                            ***

ÜRKÜTEN TEHLİKE; İNTİHARLAR!

2015 rakamlarını henüz almadık…

2013 ve 2014 yılları içerisinde;

“Ürküten…” İstatistiki rakamlar!

“Ölümle sonuçlanan intihar sayısı…”

2013 yılı içerisinde, “3 bin 252”

2014 yılı içerisinde,  “3 bin 65” olmuş!

Ve fazla intihar, “yaş gruplarına” baktığımızda;

“gençleri”  ve “yaşlıları” görmekteyiz…

Bizim inancımız ne diyor?

“insanı yaşat…”

“insan merkezli olarak…” hayatı kurgula diyor.

Bizim inancımız,

“Bir insanı kurtarmanın, bütün kainatı kurtarmak;

Bir insanı öldürmenin, bütün kainatı öldürmek” gibi olduğunu ifade eder.

Bir insanın, “kendi nefsine kıyması…”

Yani, “intihar etmesi…”

Bir başkasının hayatına kıymasıyla;

Yani, “katil olmasıyla…” eş değer taşır!

Bizim inancımız, “intiharı…” bir kurtuluş olarak,

Veya “hayattan kaçış…” olarak asla kabul etmez!

Kur’an da, “sabırla ilgili…” 84 ayet geçmektedir!

Ve her ayet, farklı cephelerden bizlere ışık tutmaktadır.

Sadece şu ayet bile bizler için, “hayat iksiri…” değerindedir;

“Çaresiz, biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan,

Canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz.

Müjdele o sabredenleri.” (Bakara, 155)

Bir diğer ayette,

“Sabrettiğiniz için size selam olsun. Ahret yurdu ne güzeldir” (Ra’d, 24)

İnancımız bizlere,  “bağlarınızı…” güçlendiriniz;

Ve “saflarınızı…” sıklaştırınız buyuruyor!

Sokağımıza, mahallemize, şehrimize,

Vatan coğrafyamıza şöyle bir göz gezdirdiğimizde;

Tek kelimeyle,  “günahkarız…” diyebiliyorum!

Vicdanıma danışıyorum,  “o kadar çok eksiğimiz…” var ki!

Kur’an buyuruyor, “emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”

Her şey, “olmak” dan geçiyor!

En büyük cihat, bizlere “olmak…” sırrını da kazandıran;

İnsanın, “kendi nefsiyle yaptığı cihat!”

Kendi nefsine istemediğini, “Müslüman kardeşin için de isteme!”

 Her şey, “olmak” dan geçiyor! 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
14Eyl

Hakem Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.