TARİHE UYANMAK


 TARİHE UYANMAK

 

Tarihe uyandık, bugün milletçe

Uzattık âleme zeytin dalını

Fetih Suresi okundu huzurla

“Ya şehit, ya gazi olur” emelını

Barış için, feda eder kendini,

Mehmet’im, hür yaşamak temelini…

Zalimin düşmanı, mazlumun dostu

Yürekler ışır, görsen bu halini…

İnsanı yaşatmak, Türk’ün kaderi

Elbet kıracak,  terörün belini…

Âminler dualarla uğurlar olsun

Ey güzel asker rahmet seferini

Seksen milyon insan, bir yürek oldu

Yürekler bekler, zafer haberini

Zaferi hak, “Barışı hâkim kılmaya”

Yolcu eder millet,  her neferini…

Afrin’de, mazlumun yüreği çarpar

Yaşat Yarab! İslam’ın askerini…

***                             ***

YÜRÜDÜ MEHMET

Seksen milyon nefes sıcaklığında

Yürüdü Mehmet, gönül aklığında

En kutlu ibadeti seçti, nefer

Vatan için kurban adaklığında

 

Tarihe adanmış Ulubatlılar

Yüreklerde koşan, şanlı atlılar

Denizler dalgalı, uçun martılar

Vatan sevgisidir, azıklığında

***                                        ***

AFRİN'E,
Daha zinde ismin,

Türk'e "Zafer"in olsun

Sütunlar, kubbeler giysin

Altında saf tutan neferin olsun

Her tepen, dağın; Gazi,

Sofran "Besmele"n olsun

Malazgirt sırdaşın,

Kılıç Aslan, Belek Gazi yoldaşın olsun

Meydan meydan muştular,

Zaferle taçlanan tarihin olsun

"Kızıl Elma" neresi?

Sorusu ruhunda emelin olsun

Bayrak olmaya, vatan uğrunda,

Asırlara gül, şehadetin olsun

***                        ***

DOĞRULA GEL

Yiğit mayasıyla çalınadursun

Sadakat hamurunda, yoğrula gel

Sabır, çilesiyle bilenedursun

Alperen edasıyla, doğrula gel

***                       ***

 

MANAS

Manas, Elazığ'da bilge ocaktır

Aksaçlı beylere Kürsübaşıdır

Gönül ehli orda sohbet bulacaktır

"Bir nefes Harput" Manas Sofrasıdır

 

"Gel, ne olursan ol gel" der, Mevlana

Mevlana yürekli canlar kavline

Doğru sözün başak veren meyline

Sözün harman olduğu sofrasıdır

***                       ***

MANAS’A

Adım Manas’tır, Yakup Han oğluyum

Kin tutmaz dilim, birliğe çağrıyım

İlime, töreme aşkla bağlıyım

Bize nefes verenlerin bağrıyım

 

Söz, yürekten çıkarsa ışık olur

Vicdanların sesine neşet olur

Asırlar, o sedaya âşık olur

Aşa, zehir katanların kahrıyım!

 

Düşmanlarım,  ikiyüzlü tuzaktır

Töre bilmeyenler, bize uzaktır

Turan ilinde, “ayrışma” azaptır

Sevdaların yürüyen, söz nehriyim

 

Şafak vakti kızıllığı, konca gül

Doğan güneşe açılır karanfil

Manasçının sesinde pırıl pırıl

Akseden adil yüzlerin şehriyim

 

Issık Gölün’nde, mavi bir tebessüm

Akınlarda, nal sesinde nefesim

Sözü doğru söylemektir, hevesim

Adım Manas, destanların mihriyim

***                       ***

MÜNİR ÖZKUL'UN AZİZ HATIRASINA

(Akrostiş Şiir)

Memleketim, özümden süzülen ses

Ülkemin insanını canım kadar

Nefret damarlarını yırta yırta...

İmanın bir cüzü bilerek sevmek

Remzidir tebessüm eden o yüzün

Ölüm anı, doğan güneşler kadar

Zifiri karanlığı yırta yırta

Kul olmanın erdemliğin'e erdin

Unutma! kahramanlarınla yaşa

Lütfet Yarab! bize güzellikleri...

***                       ***

YÜREĞİM VATAN ÇARPAR

Sevdalıyım, ülkemin taşına toprağına

Onurum onunladır, onda yaşar gayretim

Gök kubbedir, yer döşek; doğruldum bayrağına

Yüreğim vatan çarpar, varlığında servetim

***                                       ***

SÖNDÜ...

Ömer'in adalet mumu da söndü

Sevgi dolu nazar, yürekler dondu

Hevesler gem vurdu; cana, canlara

Hasret mahzun kaldı, gözyaşı dondu

 

KÜRSÜBAŞLARINDA
Kürsübaşlarında, hep gördüm seni

Sesinle de mest edersin âlemi

Bülbüller dala konmuş, dinler seni

O sesle seyreyle, gönül kalemi

***                       ***

ŞEHİTLİK
Şehitlik, makamların en alası

Çağrıdır vahdete, şehit sâlası

Kanınla yükselir, tevhit bayrağı

Toprağın harcında vatan kalesi

***                       ***

AKÇELİ İŞLER

Akçeli işlere düştü sanatkar

Kanatları kırıldı...

Zevki sefaya düştü kanaatkar

Hamiyeti kırıldı...

Mahir ellermiş, nakış nakış işler

İşler zebuna düştü ne günahkar

Safiyeti kırıldı..

Kırılan gönüldür, merhamet öksüz

Şefkati ararım, şecaat köksüz

Bulutlar geçer şehrimin üstünden,

Hasrettir dileğim, topraklar susuz

***                       ***

ŞEHİDİME...
Gözyaşı sel oldu, aktı şehidim

Yürekler bir saf oldu, şehidim

Yeminimiz rahmet oldu, şehidim

Şehitler nöbette yüce katında

 

Nöbetimiz vatan oldu, şehidim

Bayrağa al kanın düştü, şehidim

Reyhan kokuları saçtı, şehidim

Şehitlik makamı, yüce katında

***                       ***

AĞLASIN GÜL KOKULU...

Saflar, bir defa bozulmaya dursun!

Fitne fesatla, çözülmeyi görsün!

Ağlasın gül kokulu karanfiller…

Yürüsün Ebreheler, sersefiller!

Gaflet batağına, çeken ayaklar

Değişmeyen, nakaratlar, uyaklar

Ey Fırat, Hoyratça akışın bekler

Asrın yüreğine ferman, Belekler!

Barışı, güç değil; adalet korur!

Sabır meşalesi, asalet durur!

Eski-Yeni Dünya; köprüler hani?

Temel taşları, üstünde irfanı…

Ağla ey dünyam, heveslerine!

Seni yerle bir eden nefislerine…

İkilik demedin, koştun bozguna!

Çıkacak yol aramadın, düzlüğe!

Düşlerimi yıldızlara anlattım!

Göğsüme sığmayan, gülü inlettim!

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
14Eyl

Hakem Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.