TARİHİ İYİ OKUMAK


Bu coğrafya da, ‘aydınların sorumlulukları…’ o kadar büyük ki!?

Tarih önünde de, Allah indinde de, ‘hesaba hazırlanın!’

Şu sese kulak veriniz, “vicdanınız rahat mı?”

Gün sonu başınızı yastığa koyduğunuzda,

“Bugün için ben ne yaptım!” sorusuna muhatap oluyor musunuz?

İnancımız, “iki günü eşit olan zarardadır!”

O halde, ‘kar-zarar hesabını…’ çıkaralım!

***                 ***

Tarihi iyi okumak, ‘ufkumuzu, basiretimizi…’ açacaktır

Bizlere, ‘geçmişle gelecek arasına…’ köprü kurma fırsatını verecektir.

O fırsatlar, “asrın iletişim teknolojilerini…” en iyi şekilde kullanın diyor!

Bugünden,  ‘geleceğe hazırlık yapınız!’ diyor!

O halde,  ‘insanımıza…’ yöneleceğiz!

Eğitimi, ‘mükemmel hale...’ getirmenin kavgasını vereceğiz.

Özellikle de, altını çizerek belirtmek istiyorum;

İnsanımızı, geleceğimizi ‘zehirleyen…’  bir (sosyal) medya anlayışıyla değil!

Kendisini, “milli kültürden azade eden…” bir medya anlayışıyla da değil!

Bizim tek bir ortak paydamız var,  “milli şuur…”

O şuur verilmeden hiçbir şey yapamazsınız?

İnancımız, “vatan sevgisi imandandır!” diyor

O sevgi bütünüyle; “kalbi ve hasbi…” olacaktır!

Şu mısraları ruhunuzun derinliklerine nakşederek okuyunuz;

“Çırpınırdın Karadeniz/ Bakıp Türk’ün bayrağına

Ahhh ölmeden bir görseydim/ Düşebilsem toprağına”

İstiklal Marşı’nda bütün nazarlarımız, ‘bayrağa düşer!’

O marş’ın ruhaniyetinde, ‘bayraklaşırız!’

Onun huzurunda,  ‘vatanlaşırız!’

Bu his, ‘milli şuurla…’ onun bizlere yüklediği, ‘edeple…’ olur.

“Olmak…” fiili, ne mükemmel bir fiildir.

Kur’an ne buyuruyor,  “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”

***                             ***

Tevatürle, tarihi karıştırmayalım…

Tarihimizi, “şüphelerle…” lehimlemeyiniz!

Tarihi, ‘şahsi kanaatlerinizle…’ yorumlamayınız!

Tarihi,  ‘varsayımlarla…’ değerlendirmeyiniz!

Şüphesiz ki, tarih bu milletin içerisinde yaşadığı ‘doğrulardır…’

Bir milletin, “hatıralarla dolu yaşanmış…” hafızasıdır!

Tarihe, ‘yalan katmak…’ kadar büyük bir vebal yoktur!

Tarih, kendisine ait olmayan  “boyaları…” kabul etmez;

Üzerinde derhal sırıtır!

Tarih, bir milletin, “vicdanıdır…”

O halde,  “eğil de kulak ver!” vicdanın sesini dinle!

***                             ***

Buradan sesleniyorum,  vicdanımın sesiyle haykırıyorum;

“Tarihi, tarih sevgisini nasıl verecdeğiz?”

Tarihimizi, kültürümüzü, değerlerimizi;

“İletişim Teknolojileriyle…” beslemiyoruz!

Hani nerede, “Malazgirt’ten Çanakkale’ye…”

Bu milletin tarihi serüveni…

12 Mart tarihi, “İstiklal Marşının kabulü…”

18 Mart tarihi,  “Çanakkale Deniz Zaferi…”

Nerde, ‘çizgi flimlerimiz…’

Nerede,  ‘güçlü senaryolarımız…’

Nerede,  ‘tarihi derslerle yüklü hikâyelerimiz…’

O kadar eksik ki, “değerlendirmelerde de…” yanlışlar bizleri üzmekte!

Ne yapılabilir?

TRT, Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı,

Sorumlu kurum ve kuruluşlar elele vererek;

“Büyük projelere birlikte imza atmalılar!”

Bu millet,  “yedisinden yetmişine kadar…”

Tarihiyle olan bağlarını güçlendirmelidir!

Geleceğimizi teslim edeceğimiz nesiller,

“Tarihi şuurla…” yüreğimiz, ferahlatmalılar!

***                             ***

İlk Meclise baktınız mı?

23 Nisan 1920’lerden 29 Ekim 1923’lere…

Türk Tarihinin,  “yeni bir sayfası…”

“Milli Devlet…” düönemi başlayacaktır!

Tarihte, ‘devamlılık…’ esastır…

İlk Mecliste,  “2 bin yıllık tarihin yürüyüşü…” iradesi okunur.

İlk Meclis, “kurucu meclis…” özelliğindedir!

İlk defa,  “düzenli ordu…” bu meclis döneminde kurulur.

İstiklal Savaşını, ‘yöneten…’ bir meclistir.

“Milli İradenin…” temsil yeridir,

Onun dışında,  “başka bir iradeyi…” kabul etmez!

İlk, “kurucu anayasayı…” yapan meclistir.

“İstiklal Marşını…” kabul eden meclistir.

“Mudanya ateşkes antlaşmasını…” bu meclis imzalar!

Anadolu,  “işgalden ve işgalcilerden…” temizlenir!

***                             ***

11 Ağustos 1923’lerde, 2. Meclis açılacaktır…

Coğrafyanın tekrar, “imar ve inşa harekâtı…” başlayacaktır.

O sebepledir ki, 2. Meclis ‘yenilikçidir…’

Milletler ailesi içerisindeki, “haklı yerini…” alacak,

Ve tarihimizin, ‘soylu yürüyüşünü…’ devam ettirecektir.

***                             ***

 “HER TOPLUM LAYIK OLDUĞU İDARE İLE…”

Her zaman için söylerim,

“Benim vatanımın sınırları, Kars’tan başlayıp Edirne’de bitmez…”

Bu coğrafyada, ecdadım, “cihanşümul bir anlayış…” taşımıştır.

O anlayışı, “gönül coğrafyamızın…” her yerinde görebilirsiniz!

Ecdadım,  “insanı yaşattı…”

Bütün güzellikleri; huzur, güven ve adaletle  “çimlendirdi…”

21. asırda,  “cihanşümul felsefenin…” özlemindeyim.

Ve sürekli, “haykırmak…” istiyorum;

Bütün kötülükleri, “içimden söküp atmak…” istiyorum!

İnancımız, “her toplum layık olduğu idare ile hükmolunur…”

Bir defa değil; “80 milyon insanımızla…” ahdimiz olsun;

“Şu vatan coğrafyasında; birlik bayrağını yükseltmeye…”

Coğrafyada,  bu milletin “irade kullanmasına…” yeminimiz olsun!

Şurası bilinmelidir ki, “bizler, tarihi gelenekleri olan…”

Tarihin akışına yön veren, güçlü bir milletiz!

Yeter ki, “birlik bayrağını…” tekrar yükseltelim!

Bugünden geleceğe en önemli dersimiz, “milli olma kavramı!”

O kavramla birlikte, Cihan bizi görsün ve anlasın…

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.