TARİHTEN GELECEĞE!


Ömer Hayyam, “Tarih kâinatın vicdanıdır”
İmam Şafii, “Tarih okuyanın aklı çoğalır”
Abdulbaki Gökpınarlı, “Dünü bilmeyen bugünü anlayamaz;
Bugünü anlamayan yarını göremez, Yarını inşa edemez;
Hatta dünden gelen hamlelerin nedenlerini bile düşünemez!”
Ayet ne diyor, “Andolsun ki biz size açık açık bildiren ayetler
Sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler,
Ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik.” (Nur, 34)
Geleceği iyi okuyabilmek için,
Dünü iyi bilmeliyiz…
Tarih ilmi bizlere, ‘sağlıklı düşünme’ imkânı verir!
Arif Nihat Asya bir yazısında şöyle der;
“…Gösterişsiz kabına bürünmüş uyuyorsun şimdi.
Uyu ey kitap uyu… Günü gelecek uyanacaksın.
Bir gülün, bir şark lalesinin açılışıyla açılacaksın.
Rengin olacak, kokun olacak;
Altın kanatlı arıların, altın kanatlı kelebeklerin olacak!
Bayrak tanıyacak seni. Toprak tanıyacak seni…
Gözler, yıldızlar, dudaklar tanıyacak; okuyacak seni.
Yapraklarını kanat yapıp uçabilenler neslinin geleceğine inandım ben…
Sen de inan ey kutlu kitap…”
*** ***
İnanmak! Varlığımızın sebebi bilerek inanmak!
Tarihin, “muazzam bir erken uyarı sistemi…” olduğunu bilerek inanacaksın!
İnancın karşısında/ veya antitezinde;
“Yeis…” yani, “ümitsizlik” karamsarlık vardır!
O batının bizim üzerimize attığı, bir safradır!
Bir büyük Veli, bu hastalığı şöyle özetler;
“--İçimizde sebep ve etkenlerini bulan ümitsizliğin hayat bulması
-- Sosyal ve siyasi hayatımızda sıdk ve doğruluğun ölmesi
-- Düşmanlık sevgisi,
-- Müminleri birbirine bağlayan nurani bağları bilmemek,
-- Çeşitli bulaşıcı hastalıklar gibi istibdadın sirayet edip yayılması
--Gayreti, şahsi menfaate hasretmek”
Ayet, “Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım!
Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin!
Çünkü Allah bütün günahları bağışlar.
Şüphesiz ki O, çok mağfiret edici,
Çok merhamet edicidir.” (Zümer, 39/53)
İslam Lügatinde, ‘ümitsizlik’ diye bir kavram yoktur!
Bizim gönül coğrafyamızda, ‘dikkat edelim’
“İman, ahlak, muhabbet kardeşlik…” gibi manevi değerlerimizin;
Genetik yapısıyla oynayan, “ifsat komiteleri” var!
Dün tarihte olduğu gibi günümüzde de, ‘fitne-fesat Yuvaları’na dikkat çekerim!
*** ***
150 ve hatta 17 yy’dan itibaren, ‘geri kalmışlığımızın’ sebebi;
Sebepleri çok iyi irdelenmelidir!
Akif bu konuda ne diyorlar;
“Bir bakıma gökler uyanık, yer uyanıktır,
Dünya uyanıkken uyumak maskaralıktır!”
Yer çalışsın, gök çalışsın; sen sıkılmazsan otur!”
Tarihte, ‘büyük devlet’ olarak anılmışsın;
O güzelim diline, “fetih dili” denilmiş!
Adil yüzlü beylerle; çağlar açıp çağ kapatmışsın!
“Asrımızın yüzünde hüsran okunur,
O ayrılık, o hüzün bana dokunur…”
Akif, geçmişten alır, günümüze sözü getirir;
Buhara, o mübarek, o muazzam toprak;
Zilletin koynuna girmiş uyuyor müstağrak!
İbn-i Sinaları yüzlerce doğurmuş iklim
Tek çocuk vermiyor ağusuna ilmin, ne akim!”
Orta Çağ Avrupa’sını her birimiz biliriz;
Dünyadan bihaber, ‘köhne bir çağdır’
O çağda, İslam âlemi,
Bilimde, kültürde, sosyal hayatta zirvelerdedir!
8. yy’lardan 16. yy’lara;
Türk- İslam Coğrafyasının, ‘altın çağlarıdır’
Akif, o altın yıllara bakarak;
Hasret duyguları içerisinde günümüze döner;
“Niye ilmin adı yok, koskoca millette bugün?
Çünkü efkâr-ı umumiye aleyhinde bütün;
Çünkü yerleşmek için gezdiği yerde fünûn
Önce gayetle büyük hürmet arar, sonra sükûn!”
*** ***
Bugün Türkiye’nin 2015 yılı nüfusu açıklandı…
Bir önceki yıla göre 1 milyon 28 bin 40 kişi artarak;
77 milyon 695 binlere ulaşmışız…
Nüfusun yüzde 18,5’u İstanbul’da ikamet ediyor…
Artık, ‘milyonun üzerinde’ şehirlerimiz var!
Ankara, İzmir, Bursa, Antalya nüfusu en fazla artan illerimiz!
Nüfusun genel yapısına baktığımızda;
“Genç ve dinamik bir nüfusa” sahibiz!
Keza, nüfus olarak; ‘ihtiyar Avrupa’yı da bu korkutuyor!
Bu nüfusun, çok iyi idealize edilmeli!
“İman, vicdan ve İlim…” ekseninde,
Bu millet kendisini geleceğe hazırlamalıdır!
*** ***
GÜNÜN NOTU;
Özdemir Asaf,
“Düşkuran”ın adresini istediler benden;
O adres şöyle,
“Tarih Caddesi, Kahramanlık Yılları Mahallesi,
Teknik Gelişim Sokağı, Konfor apartmanı,
İyi İşler Katı, Güvenç Dairesi.”
*** ***
SÖZÜN ÖZETİ;
Bediüzzaman, “vicdanın ışığı ve rehberi din ilimleridir.
Aklın ışığı ve rehberi de fen ilimleridir
İkisinin birleşmesiyle hakikat ortaya çıkar.
Ayrıldıkları vakit,
Birincisinden taassup,
İkincisinden hile ve şüphe doğar”
*** ***
Tarihi Bir Gün;
Bugün, Batı Trakya Türkleri Milli Direniş Günü…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.