TEK MİLLET’


“Biz tek bir milletiz, tek bir yürek olduk

Birliğimiz hak; Hak’ta çare bulduk

Yürekler tek bir nefes, tek bir çağrı;

Gönüller, “Allahuekberle” dolduk”

***                                     ***

Malazgirt’ten, O kutlu fetih yolculuğundan;

Günümüze kadar uzanan tarihimiz… (1071- 2017)

Bu tarihler, Anadolu’nun fütuhat tarihidir…

O fütuhatın kökleri o kadar derinlerdedir ki;

Şair haykırıyor,

“Bastığın yerleri  “toprak” diyerek geçme tanı;

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı”

Kalbimizdeki ritim, o muallâ çarpıntı;

Kalbi bir hazla, “şahadet eder!” asırlara!

Kendini, “Allah’a…” adayan bir millet…

Elbette, kanlarını “sebiller gibi akıtacak…”

Şairin terennümünde,

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi

Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın,

Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın”

***                                    ***

Sadece bu dört mısrada; “asırların dili…” okunur!

O dil, hak diyen, vicdanlara dokunur!

Dokundukça,  “kıvılcımlar…” oluşur;

Yürekler bir ağızdan, “Allah Bir” der

Biz, o yükselen sedalarla geldik…

Bir kutlu nehir olduk, “gönüllere…”

Aktık Anadolu’nun içlerine…

Ahi Evran yüreğiyle canlara can…

Bu can feda olsun, Yunus Diliyle…

O dil,  “fütüvvet dili…” yürek hey!

***                                    ***

Ey yirmibirinci asır; sabrım!

Sabrım sende, dertlendi;  derde döndü!

Bekler oldu, şefkat yağmurlarını…

Çöle dönmesin; yüreğim, toprağım!

Yâ Rab!  Yıkansın iman ateşiyle…

***                                    ***

Tek milletiz biz,  “zillete…” karşıyız!

“780 bin km karede…”

Kutlu seferlere, “arş der…” yürürüz!

“yüce dileğe doğru!” hey, yürürüz!

Yürüyüşümüzde, “ayrılıklar…” yok

“Bir…” diyor, bizlere; Hazreti Kur’an;

“ikiliklere…” meydanımız yok!

***                      ***

Sevgi yüreğinde, “nefret…” arama…

Öfkeyle, nefretle; “yarışımız…” yok!

Kötü çığırlara, “fırsat…” arama…

Fesatla, fitneyle, “barışımız…” yok!

***                      ***

“BİRLİKTE…” milletin varlığı saklı!

Birliğin dışında; “yollar yasaklı!”

Bizim gönülmüz,  “İRFAN MEKTEPLİ!”

Her zaman,  “İLİM, HİKMET, İHLÂS…” haklı

***                                     ***

 

Söz, sükût edende, “gönüller yangında…”

Ne çığlığı, ne feryadı duyulmaz!

Var mı böyle bir yürek denginde;

Anadolu’m, sevdasına doyulmaz!

***                      ***

Yirmibirinci asır, zor bir geçit!

Sevr’i tekrar hortlatmak isteyen var

Bilgeler sözünden; düşün ve işit;

Gaflete düşmemizi isteyen var

***                                    ***

“Varlığımız için…” birlik zamanı

“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap!”

Gözü, gönlü, ufku;  açma zamanı!

Ülkeleri bölen tek tehdit; “hizip!”

***                                    ***

Sözümüzün başında, “Tek Millet” dedik!

Kafkasların, Balkanların umut kapısı;

Gönül Coğrafyamın,  “göz kapakları…”

O göz nuru kapaklar,  “sana müştak!”

Müşfik nazarlarla,   “Anadolu’m” der

Bu ne hasret, bu ne yürekli bakış;

Bakışlar,  kıyamdadır Anadolu’ya!

Eller duada; semaya yükselir!

Bin yılın yakarışıdır bu, belki!

Hasret dolu gönüllere; Merhaba…

Ülkemin geleceğine; Merhaba…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.