TEMMUZ SICAĞINDA’


 TEMMUZ SICAĞINDA…

Bedrettin KELEŞTİMUR

Temmuz ayına, “sıcaklarla…” merhaba dedik!

Şehirden manzaralar isimli bir şiirimizde;

“Boğum boğum sıcak,

Alevden köpük köpük rüzgâr

Umursamaz dünyayı;

Tıklım tıklım kafeler!”

Şehrin en zor iki ayı, “Temmuz ve Ağustos!”

Şehir insanı bu iki ay içerisinde;

Yâ soluğu subaşlarında alıyorlar…

Veya serin bir mekâna akın ediyorlar!

Elâzığ herhlaukarda şanslı şehirlerimiz arasında!

Bir defa, “kırsal kültürle…” şehir kültürünü birleştirmiş!

Temmuz sıcağında, Elazığ’lı; Harput’ta nefeslenir!

Hazar’da, “masmavi bir dünyaya…” kulaç atar!

Şehir Merkezi’nde yer alan; “mesire alanları…”

Her zaman cazibesini korudu!

Murat ve Karasu Vadisi;

Her iki vadiyi birleştiren, “Fırat Havzası…”

Barajlarla birlikte, “su havzası…” oluverdi!

“Su ve Şehir!”

“Su ve Kültür!”

“Su ve Medeniyet!”

Elazığ’ın konumunda yer alan, “kavramlar…” oldular!

O sebepledir ki, “Bozkır Anadolu’da…”

Kırsal Kültür, şehirleriminiz; “ortak paydası…”

O payda da, “geleneksel…” kültürümüzü korumuş oluruz.

Geliniz, şu Temmuz sıcağında; bir tatlı gezinti yapalım!

O gezinti de şuna şahit olacağız;

“Su ve Kültür…” bizim ayrılmaz parçamız!

Ecdadımız, Anadolu’nun fethinde de;

Mekân tuttuğu yerlerde de, “su boylarını…” tercih etmişler!

Şehrin çevresini kuşatan İlçelerimize şöyle bir bakıyorum;

Temmuz sıcağına inat;

Suyla gelen ılık bir esinti vardır!

Maviyle yeşili kaynaştıran bir renk albümü!

Bütün kızıllığıyla, gün batımı ve gün doğumu!

Bu şehrin en büyük kazanımı da, “kalbi sıcaklığı!”

İnsana sürekli, “tebessüm eden…” yüzüdür!

O yüzlerde,

O sıcaklıkta, “Hoyrat esintisine…” şahit olursunuz.

*** ***

İNSANI KORUMAK…

Bir şiirimizde ne diyoruz;

“İnsan, “âlemde bir sırdır!” sırrı döküldü

Hayâ ve iffet kalkınca, adem döküldü!

Yerine bir garip yaratık çıktı da;

Yandı, yıkıldı cemiyet; tel tel döküldü!”

Bütün gayemiz nedir; “insanı yaşatmak!”

Değerleriyle, kimliğiyle; o güzel varlığı yüceltmek!

Sözün başında, “edep yahu!” diyoruz.

İnsana, “yaratılanların en şereflisi…” olarak bakıyoruz!

Sözümüzün, “odak merkezinde…” sürekli insan oldu!

Kavgamızda, “insan/ veya insanlık…” kavgası!

Bu böyle olacak ve böyle de devam edecek.

*** ***

TERÖR BİR TÜRLÜ DURMADI!

Hayatta en güzel kavramlar nelerdir?

“Sulh, güven, adalet, şefkat, merhamet, huzur, hoşgörü, ahlak, iyilik…”

Bütün bunlar;

Kibirden, öfkeden, husumetten, şiddetten uzak kavramlar!

O kavramlarla ; “hayatımız…” yoğrulsun deriz!

Ama ne çare!

O kadar zor ve çetin bir coğrafya üzerinde yaşıyoruz ki,

Bu millete tarihi boyunca huzur vermediler!

Her Allah’ın günü, “şehit haberleri!”

Bu milletin çığlığı/ veya feryadı oldu!

O da yetmedi?

Şiddetin her unsuruna başvurdular?

Kâh emeğe saldırdılar…

Kâh okula/ veya öğretmene saldırdılar…

Kâh siyasiye/ veya demokrasiye saldırdılar…

Terör, “insan ve değerlerine…” düşman olan bir illet!

O illetle, “topyekün..” mücadele edilmeli!

Sorumluluk, “7’disinden 70’ine..” herbirimizin üzerinde!

İnancımızda bunu bizlere emrediyor

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
14Eyl

Hakem Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.