TÜRK BİRLİĞİ İÇİN


 TÜRK BİRLİĞİ İÇİN

                                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Tarihte, “16 Büyük Türk Devleti…” kurmuşuz…

Bu devletleri tarih sırasına göre isimlendirirsek;

“Büyük Hun İmparatorluğu: MÖ 220- MS 216 (Teoman) 

 Batı Hun İmparatorluğu: MÖ 48-MS 216 ( Pi)

Avrupa Hun İmparatorluğu: 375-469 (Balamir)

Ak Hun İmparatorluğu: 420-552 (Aksuvar)

Göktürk Kağanlığı: 552-745 (Bumin Kağan)

Avar Kağanlığı: 565-835 (I. Bayan)

Hazar Kağanlığı: 651-983 (Böri Şad)

Uygur Kağanlığı: 745-1368 (Kutluk Bilge Kül Kağan)

Karahanlı Devleti: 840-1212 (Bilge Kül Kadir Han

Gazne Devleti: 962-1183 (Alp Tigin) 

Büyük Selçuklu Devleti: 1040-1157 (Tuğrul)

Harezmşahlar Devleti: 1097-1231 (Kutbeddin Muhammed)

Altın Ordu Devleti: 1236-1502 (Batu Han)

Timur İmparatorluğu: 1368-1501 (Timur)

Babür İmparatorluğu: 1526-1858 (Babür)

Osmanlı İmparatorluğu: 1299-1922 (Osman Gazi)”

***                       ***

2000 yılı aşan bir büyük, “medeniyet tarihi…”

15. ve 16. yy insanlık tarihinde, “Türk Asrı” olarak da anılır.

Osmanlı İmp, Babür İmp. Timur İmp. Altın Ordu Devleti

Bu milletin, “altın çağı” olarak da isimlendirilir.

“Türklerin gitmediği, hâkimiyetleri altına almadığı…”

Evet! “kara parçası…” yok gibidir.

Tarihte, “krallıklar arasında”

Hatta öyle ki, “imparatorluklar arasında…”

Sulhu/ barışı sağlayan bir millet olarak da anılır.

Bu bağlamda, “Türk…” kavramını;

“Güç, kuvvet, devlet…” olarak tanımlayanlar vardır!

Bu kavramı, “idare eden/ yöneten…” anlamında da kullanılır.

Dünyaya, “nizam/düzen vermiş…” bir millet;

2000 yılı aşan tarihinde yaşadığı/ yaşattığı bir ideal vardır;

“Bütün Türkleri tek bayrak altına toplama…”

Bu,  ideal, kâh “Turan” ismiyle anılmış;

Kâh, “Kızılelma” olarak isimlendirilmiş;

Kâh, “cihanşümul devlet”  olarak tanımlanmıştır.

Bizim tarihimizde, “Türk Birliği” kadim bir niyettir.

Her Türk Devlet adamının kafasında, “bu niyet…” yer alır.

Artık bu ‘niyet’ bir devlet felsefesi haline gelmelidir.

Hiç kuşkusuz, “milletler büyük ideallerle…” yaşarlar!

Ne diyoruz;

“Yarın elbet bizim, elbet bizimdir

Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir”

***                                       ***

1990 yılından itibaren SSCB dağılır!

Tarihte,  “yeni bir dönem” başlayacaktır.

Artık dünya kamu vicdanında, “bir ses…” yükselir;

O ses, “21. Asır Türk Asrı Olacaktır”

Ufukları dolduran bir nidadır, bu!

1991 yılları içerisinde; “Bağımsız 5 Türk Devleti…”

Bir gövdeden fışkıran, “yedi devlet…” olduk!

Daha güçlü işbirliği, “Türk birliği” şuurunu olgunlaştıracaktır.

Bu tarihi felsefeyi bizler, “Gaspıralı’da…” terennüm ettik

Neydi O; “Dil’de, Fikir’de, İş’te birlik”

Fikri temellerinde, “Ziya Gökalp’ı…” görüyoruz!

“Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak…”

Tarihi yürüyüşün bir bakıma ismidir, “Türk Birliği”

Gazi Atatürk, “Bir gün Sovyet Rusya İmparatorluğu dağılacaktır.

O zaman oradaki soydaşlarımıza gidip yardımcı olmalıyız.”

İşte, “o kutlu günler…” geldi!

Haydar Aliyev’in veciz bir sözü, geleceğe ayna tutacaktır;

“Azerbaycan-Türkiye, iki devlet bir millettir”

Artık, ister istemez; “tarihi hedefe doğu yürüyoruz!”

“Bir millet, yedi devlet…” olarak anılabiliriz!

2009 tarihinde, “devlet başkanları düzeyinde yapılan toplantıda…”

“Türk Konseyi” kurulmuştur.

1990’lardan, 2016’lara “25 yılı aşan…” bir yolculuk!

Bu zaman dilimine, “bir nesil…” diyebiliriz.

***                       ***

Orta Asya coğrafyasını çok yakından tanıyan bilim adamımız,

Prof. Dr. Ahmet Buran, “AB misali, Türk Birliği kurulmalıdır…”

Sn. Buran bu düşüncelerini “14 madde de bizlerle de paylaştılar”

Günışığı, bu kıymetli akademisyenimizin görüşlerini; “Haberleştirdiler”

Bizler, Günışığı Gazetesi’ndeki Köşemizde “sütunlarımıza…” taşıdık!

Artık, Türkiye’de, “gündemin…” milli bir çerçeve içerisine alınması;

“Türk Birliği…” kavramı üzerinde çalışmalar yapılması gerektiğini

Bir defa daha vurgulamak isterim.

Mahatma Gandhi ne diyorlar;

“Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür… 

Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür… 

Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür… 

Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür…

Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür…

Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür…”

Netice olarak, “sözün, kadere dönüşmesi…”

“Niyet, amel ve istikamet…” bir doğru üzerindedir.

“Niyet…” bir milletin yakarışı olmalıdır!

Bir milletin, “tarihi felsefesi…” olmalıdır.

Ve “okullarımızda…” o niyet mutlaka yer almalıdır!

“780 bin km2’yi bulan coğrafyamızda…

78 milyon insanımız bu niyetle yatıp kalkmalıdır!

***                       ***

Son 25 yıl içerisinde elbette önemli mesafeler alındı

“En son 11. Türk Devletleri Kurultayı Kasım 2007'de yapılmıştır.

Karşılıklı öğrenci değişimi yoğun olarak devam etmektedir.

Devletin desteklediği TÜDEV ve TİKA dernekleri kurulmuştur.

Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi TÜRKSOY kurulmuştur.

Ortak üniversiteler kurulmuştur.

Çağdaş Türk Lehçeleri arasında alfabe birliği büyük oranda sağlanmıştır.

Çağdaş Türk Lehçeleri sözlüğü tamamlanmıştır.

Türk tarihi'nin Orta Asya'da daha etkin ve doğru şekilde öğretilmesi çalışmaları yapılmıştır.

Moğolistan'daki anıtlar için ülkeler arası işbirliği kararı alınmıştır.

Askeri İşbirliğine gidilmiştir.

TDBB: Türk Dünyası Belediyeler Birliği.

TÜRKPA: Türkçe Konuşan Ülkeler Parlamentolar Arası Birliği,

Türk Dili Konuşan Ülkelerin Parlamentoları arasında kurulan birlik.

ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı”.

Bütün bu gelişmeler, bizleri artık;

“AB misali, Türk Birliğine…” taşımalıdır.

“Türk Birliği…” devletin resmi politikası içerisinde yerini almalıdır.

Prof. Dr. Bayram Kodaman, “tarihe yöne veren,

Beş büyük devletten söz ederler. Bunlar;

Anglo -Saksonlar, (Amerika, İngiltere)

Germenler, (Almanya, Avusturya)

Slav Milleti,

Araplar, (Dört Halife, Emeviler, Abbasiler dönemi)

Türkler, (Asya, Orta Doğu, Avrupa ve hatta Afrika’da;

 Sayısını dahi bilemeyeceğimiz devlet kurmuşlardır. Asırlarca dünyaya nizam vermişlerdir)

Artık, 21. Asır, Türk Milletinin yüzüne tebessüm etmektedir.

1699 tarihinden itibaren başlayan, “gerileme…” süreci,

Ve 17. Yy’dan itibaren inisiyatifin Avrupa’ya  geçiş süreci,

21. Asır’da, inşallah tekrar bir sürecin de başlangıcı olacak;

Ve bu asrı, insanlık alemi “Türk Asrı” olarak selamlayacaktır.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.